12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2022/12765 E. , 2023/4920 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayet olunan/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun icra mahkemesine başvurarak meskeniyet şikâyetinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince, şikâyetin kabulü ile taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı tarafından anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; kararın yüze karşı 22.12.2021 tarihinde verildiği, alacaklı tarafından süre tutum dilekçesinin 24.12.2021 tarihinde verildiği fakat gerekçeli kararın istinafa gelen alacaklıya 12.01.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen gerekçeli istinaf başvuru dilekçesinin sunulmadığı, süresinde verilen süre tutum dilekçesinde de istinaf gerekçelerinden bahsedilmediği,
HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırı bir husus da saptanmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf eden davalı alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anılan karara karşı alacaklı tarafından temyiz talebinde bulunulduğu görülmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesinde, “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir” düzenlemesine yer verilmiş ve 352/1. maddesinde de başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği belirtilmiştir.
Öte yandan; borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin konut kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller ise de, haciz tarihi itibariyle ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabilir.
Somut olayda, takip dosyasından borçlunun şikayete konu taşınmazı üzerine 25.02.2017 tarihinde haciz uygulandığı, haciz tarihinden önce taşınmazın tapu kaydında 3. kişi Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. lehine konut finansmanı sözleşmesinden kullandığı ya da kullanacağı krediden doğan borçları ve buna ilaveten banka ile yapmış olduğu ya da yapacağı kambiyo senetlerinin iskonto veya iştirasından namına açılmış ve açılacak bilcümle borçlu ve alacaklı cari hesaplarından ve her türlü sebepten doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak 1446 Yevmiye Numaralı, 25.02.2013 tarihli 2. derece ipotek tesis edildiği, dolayısı ile söz konusu ipoteğin; borçlunun serbest iradesi ile kurulan zorunlu olmayan ipoteklerden olduğu ve ayrıca ipotek alacaklısı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.’nun 24.03.2020 ve 24.02.2021 tarihli yazı cevaplarında ipotek borcunun halen devam ettiği görülmüştür. Bu durumun kamu düzeninden olduğu ve mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği ise açıktır.
O halde, şikayete konu taşınmaz üzerinde hacizden önce tesis edilen ve haciz tarihi itibari ile ipoteğe bağlı borcu ödenmeyen, zorunlu olmayan ipotek mevcut olduğu anlaşılmakla, borçlu meskeniyet şikayetinden vazgeçmiş sayılacağından ve bu hususun kamu düzeninden olup resen inceleneceği gözetilerek, ilk derece mahkemesince şikayetin bahsi geçen nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.