Esas No
E. 2022/13530
Karar No
K. 2023/4931
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

12. Hukuk Dairesi

E. 2022/13530 K. 2023/4931 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/13530, K. 2023/4931, T. 13.09.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13530
Karar No
2023/4931
Karar Tarihi
13.09.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

12. Hukuk Dairesi         2022/13530 E.  ,  2023/4931 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki şikayet talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın şikayet eden vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edenler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Üçüncü kişiler vekili, müvekkillerinin borçlu ile 2003 tarihli sözleşmeyle taşınmazların mülkiyetinin devredilmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkillerinin bu tarihten itibaren satıcıya düzenli ödemelerini yaptıklarını, 2007 yılından itibaren söz konusu taşınmazlarda ikamet etmek suretiyle malik sıfatıyla zilyet olduklarını, ancak taşınmazların mülkiyetlerini devretmemesi nedeniyle borçlu hakkında suç duyurusunda bulunulduğu gibi borçluya karşı tapu iptal ve tescil davası açtıklarını, taşınmazların hukuken mülkiyetlerini tescilden önce kazandıklarını, takibin tarafı olmamalarına rağmen malik oldukları taşınmazlar hakkında haciz işlemi yapıldığını, satış talebinde bulunulduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Alacaklı cevap dilekçesinde; tapu iptal tescil davalarının açıldığı tarihte davacıların hacizlerden haberdar olmalarına rağmen yeni haberdar olmuş gibi hareket ederek huzurdaki davayı açmış olmalarının kötü niyetli olduklarını gösterdiğini, gayrimenkuller üzerine 2008 yılında haciz konulduğu ve tüm satış işlemlerinin süresinde yapıldığını, tapu iptal davalarının ise hacizlerin konulmasından sonra açıldığını, gayrimenkullerin haciz tarihinde borçlu Nedim Ateşen adına tapuda kayıtlı olduğunu, dava konusu gayrimenkuller üzerindeki hacizlerin kalkmasını gerektirecek hiçbir usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptal ve tescil davalarının kesinleşme tarihlerinin, şikayet konusu gayrimenkullere haciz işleminin uygulandığı 2008 tarihinden sonra olduğu, haciz tarihinden önce davacılar lehine verilen ve kesinleşen bir tapu iptal ve tescil kararının bulunmadığı, ayrıca söz konusu ilamlarda haczin kaldırılması yönünde bir hüküm bulunmadığı, haciz tarihinde gayrimenkullerin borçlu Nedim Ateşen adına kayıtlı olduğu, dava konusu gayrimenkullerin satışı için avansların süresinde yatırıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde üçüncü kişiler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Üçüncü kişi vekili, hacizli taşınmazlarda malik sıfatıyla zilyet olarak ikamet etmeye başladıklarını, davacı müvekkillerin söz konusu taşınmazları satın almalarına rağmen borçlu Nedim Ateşen'in başka vatandaşları dolandırması ve hapse girmesi nedeniyle taşınmazların mülkiyetlerini tapuda alamadıklarını ve müvekkillerinin tapu iptal tescil davası açmak durumunda kaldıklarını, tapu iptal ve tescil davaları haciz tarihlerinden sonra açılmış olsa da müvekkillerinin söz konusu taşınmazlarda çok önceki tarihlerde sözleşmeyle hak sahipleri olmalarının hacizlere de itiraz etmelerini haklı kıldığını, borçlunun çekişmeli mallarının en son haczedilmesi gerektiği, dava konusu malların da çekişmeli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayete konu taşınmazların haciz tarihlerinin 05.09.2008 ve 24.05.2008 olduğu, üçüncü kişiler tarafından açılan tapu iptal tescil kararlarının haciz tarihinden sonra kesinleştiği, haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının kabul edilip kesinleşmesi halinde dahi, haciz tarihindeki mülkiyet durumuna etkisi olmayacağı, tescil kararı hacizden sonra verildiğinden ve tapudaki hacizlerin kaldırılması yönünde bir hüküm taşımadığından haczin kaldırılması isteminin 3. kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabileceği, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, icra müdürlüğünce borçlunun çekişmeli mallarının en son haczedilmesi gerektiği belirtilmişse de; davacılar tarafından İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında ileri sürülmeyen savunmaların incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde üçüncü kişiler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Üçüncü kişiler vekili, istinaf dilekçesini tekrarla borçlunun çekişmeli mallarının en son haczedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozumasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemine ilişkin olup, şikayet istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nın 97 ve 99 uncu maddeleri

3.Değerlendirme

1.İİK’nın 96 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenen istihkak iddiasına ilişkin koşullar menkul mallar için uygulanmaktadır. Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan, şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir (HGK’nın 24.09.1997 tarihli ve 1997/15-461 E. 1997/729 K.; HGK’nın 13.06.2001 tarihli ve 2001/12-461 E. 2001/516 K.; HGK’nın 31.03.2004 tarihli ve 2004/12-198 E. 2004/183 K.).

HMK'nın 33. maddesi gereğince, bir davada ileri sürülen olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek ve yasa maddelerini doğru olarak uygulamak hakimin görevidir. Yani hukuki tavsif hakime aittir. Somut olayda; başvuru, taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemine ilişkin olup, şikayet mahiyetindedir. O halde, Mahkemece şikayetin reddi ile maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

1.Üçüncü kişiler vekili tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “Alınması gereken nispi harç davacı vekili tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, ” ibaresinin çıkartılarak yerine “Alınması gerekli 59.30 TL harcın peşin alınan 234,64 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 175,34 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine" ibaresinin yazılması suretiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog