45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/89
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL AND. 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/10/2020
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, işbu ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davalıdan fatura alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü' nün ... Es. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin borca itirazının haksız nitelikte olmadığını, müvekkil ile davacı arasında ticari bir ilişki bulunduğu iddiasının asılsız olduğunu, dolayısı ile müvekkile takibe konu fatura tebliğ veya teslim edilmediğini, müvekkilinin takip konusu fatura borçlusu olmayıp, fatura içeriğinde belirtilen hizmet sözleşmesi bedeli altında müvekkiline yansıtılan borç karşılığında müvekkilinin herhangi bir hizmet sözleşmesi yapmadığını, taraflar arasında akdedilen bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığı gibi, alacak-borç ilişkisinin de mevcut olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı şirket yetkilisi ...ya 19.11.2019 tarihli duruşmaya isticvap davetiyesi çıkarılarak isticvabı ile mahkememizdeki beyanında davacı ile aralarında hizmet sözleşmesi yapıldığını beyan ettiği, davacı tarafından davalıya gönderilen Kartal .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesinin incelenmesinde takibin dayanağı olan irsaliyeli faturanın davalı şirkete 23.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği, faturaya itirazın olmadığı, davalının belirlenen günde defter ve kayıtlarını mahkemeye ibraz etmediği, BA kaydının bulunmadığı , davacının defter ve kayıtlarına göre dava konusu alacak davacı defterine işlendiği, davalı vekili cevap dilekçesinde her ne kadar aralarında sözleşme olmadığını beyan etse de davalı şirket yetkili sözleşmenin yapıldığını beyan ettiği, 2016 yılı için hizmet bedellerinin davalı tarafından ödendiği, her ay faturanın kesilmesini davacıdan talep ettiklerini davalı şirket yetkisinin duruşmada beyan ettiği, alınmayan hizmetin faturasının kesilmesini istemek hayatın olağan akışına uymadığı, ödeme yapmaları ve faturaya itiraz etmemeleri hizmeti aldıklarına karine teşkil edeceğinden davalı tarafından aksi bir delil de dosyaya sunulmamış olup faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğu, faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya-davalıya geçtiği, dosyada davalı tarından sunulmuş aksi bir delil olmayıp davalı süresi içinde defter ve kayıtlarını sunmadığından karşı tarafın defterlerinin içeriğini kabul etmiş sayılacağı, davalı taraf hizmetin ifasının olmadığını beyan etse de basiretli tacir olan davalının sözleşmeyi feshetmediği, sözleşmenin feshi ile ilgi dosyada mübrez delil bulunmadığından davanın kabulü ile Davalının İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartları ile aynen devamına,
İİK 67/2 maddesi gereğince davalının asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağı takip tarihinden itibaren yıllık % 9 yasal faiz ve değişin oranlarda faiz uygulanmasına" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;Takip dayanağı 21.08.2017 Tarihli, ... Nolu Fatura davalı müvekkilin ticari defterlerinde yer almamaktadır. Ayrıca BA Formunda yer almadığı 02.04.2017 tarihli bilirkişi raporuyla da sabittir. Bu durumda sadece davacının ticari defterleri baz alınarak hüküm kurulması hatalı olmuştur. Faturanın tebliği, usulüne uygun değildir. müvekkil ile davacı arasında ticari bir ilişki bulunmamakatadır, dolayısıyla müvekkilin davacıya karşı faturaya dayalı borcu yoktur.Mahkemece yalnızca davacı tarafın defterleri incelenmek suretiyle müvekkil ile aralarında sözleşme ilişkisi olduğu yönünde tespitte bulunması ve bu yönüyle davayı kabul etmesi hukuka aykırıdır.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.Dava hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağı için davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenemesinde; davacı tarafın faturadan kaynaklı 16.992,00 TL fatura alacağı ile 184,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.176,35 TL'nin davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından yasal süresi içinde takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Takibe konu fatura, 21/08/2017 tarihli, kdv dahil 16.992,00TL bedelli hizmet sözleşmesi bedeli açıklamalı faturadır. İlgili faturanın Kartal ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete 23.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği sabittir.Taraflar arasında düzenlenen “İnternet Hizmetleri Optimizasyon Hizmet Sözleşmesi” başlıklı 15 Ana Maddeden Müteşekkil 01/03/2016 tarihli Hizmet Sözleşmesi incelendiğinde; Sözleşmenin Konusunun Davacı tarafından Davalı Şirkete sunulacak olan Optimizasyon Hizmetine ilişkin Şartların düzenlenmesi olduğu, Sözleşmeye konu hizmetlerin kalem kalem belirtildiği ve belirlenen Hizmetlerin Toplam Bedelinin28.800,00 TL + 5.184,00 TL KDV=33.984,00 TL olarak belirlendiği, Sözleşmenin süresinin imza tarihinden başlamak üzere 3 (üç) Yıl Süreli olduğu görülmüştür.Taraf vekillerinin hazır bulunduğu ön inceleme duruşmasında ticari defterlerin incelenmesi için gün ve saat belirlenerek, ''Ticari defter ve kayıtlarını getirmeyen yada yerinde inceleme istiyorsa gelip bilirkişiyi götürmeyen tarafın; ticari defter ve kayıtları ibrazdan kaçındığı; karşı tarafın kaydından çıkacak sonuca katlanmak zorunda kalacağı'' ihtar olunmasına rağmen davalı taraf, defter ibrazından imtinaetmiştir.Bilirkişi raporunda; '' yukarıda listelendiği üzere Davacı Firma tarafından Davalı Şirkete 2016 Yılında Toplam tutarı KDV Dâhil 9.048,10 TL ve 2017 Yılında KDV dâhil 16.992,00 TL olmak üzere Toplamda 26.040,10 TL Hizmet faturası düzenlendiği ve İşletme Defterlerine Gelir kaydedildiği, Yukarıda listelenen Faturalardan 21.08.2017 Tarihli, ... Nolu, KDV Dahi! 16.992,00 TL Tutarlı Faturanın Takip Dayanağı ve işbu Davaya konu edildiği tespit edilmiştir. Davalı Şirketçe Davacı Firmadan yapılan herhangi bir Mal/Hizmet Alım Beyanının İcmalde yer almadığı, dolayısıyla Takip Dayanağı 21.08.2017 Tarihli,... Nolu Faturanın BA formunda Yer Almadığı/Beyan Edilmediği görülmüştür.
Davalı taraf, defterlerini ibraz etmemiştir.'' tespit edilmiştir.Mahkemece davalı şirket yetkilisinin isticvabına karar verilmiş, şirket yetkilisi 19/11/2019 tarihli duruşmada; '' dava dosyasındaki internet hizmetleri optimizasyon hizmet sözleşmesi bana aittir, davacı ... ile sözleşmeyi imzaladık. Hizmet sözleşmesi yapılan sözleşme gereği biz faturalandırdık ve ödemelerini yaptık halen davacı asil bunları kullanmaktadır, ilk 3 ay içinde bize google arama motorunda en üst sırada çıkacağını söylemişti, her ay faturamazı kesin dedik, faturamızı da kesmediler, ben kendisine bizi ilk sıraya çıkarın ödemeye devam edeyim dedim, sonra davacı firmada çalışan bu işi yapan bir arkadaş vardı, şu an hatırlayamıyorum ama isminin oğuz olduğu hatırlıyorum, sonra bizimle ilgilenmediler, başımız çaresine bakmak zorunda kaldık, ben firma olarak zor durumda kaldım, ben e-faturalı bir firmayım, firmanın bir tane bile dosyası yoktur, ödemeleri düzgün yapıyoruz, ...com. Sitemi de vermezse dava açma hakkımı saklı tutuyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça istinaf itirazında bulunulmuştur. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.)....Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Somut olayda; dava konusu faturanın davalı tarafça teslim alındığı, faturaya itiraz edilmediği, fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturanın içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin ispat yükünün davalıya geçtiği ancak davalının bu yönde bir delil ibraz etmediği, ihtara rağmen ticari defterlerini sunmadığı, ödeme iddiasında bulunulmadığı, bu bağlamda; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı anlaşılmış, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığından ayrıca kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekillinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 290,18 TL'nin mahsubu ile bakiye 137,42 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/01/2024