12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2022/12905 E. , 2023/5164 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki imzaya itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulüne, itirazın kabulü kararı ile takibin durduğuna, davalı alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesinin mümkün olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Borçlu keşideci itiraz dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek imzaya itirazının kabulü ile davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; imzanın muteriz borçluya ait olduğunu, borca itirazı ispata yarar belge sunulmadığını savunarak itirazın reddi ile borçlu aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda takibe konu senet üzerindeki imzanın muteriz borçlunun eli ürünü olabileceğinin belirtildiği, takip dayanağı kambiyo senedi vasfındaki senette muteriz borçluya atfedilen ve inkâr edilen imzanın borçluya ait olduğunun davalı alacaklı tarafından ispatlanamadığı, bilirkişi raporunda imzanın muteriz borçluya ait olduğuna dair kesin bir görüş bildirilmediği, davalı alacaklının bir başka merciden inceleme yapılmasına ilişkin talebinin bulunmadığı, bu bağlamda raporun muteriz borçlu lehine yorumlanması gerektiği kanaati ile imzaya itirazın kabulüne, itirazın kabulü kararı ile takibin durduğuna, davalı alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkının saklı olduğuna, İİK'nın 170/4. maddesi gereğince davalı alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına mahkum edilmesinin mümkün olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda imzanın muteriz borçlu tarafından atıldığının bildirildiğini, raporun lehlerine tespit içermesi nedeniyle yeni bir rapor alınması talebinde bulunulmadığını, muteriz borçlunun da yeni bir bilirkişi raporu alınması talebinde bulunmadığını, hakimin, bilirkişinin görüşünü serbestçe değerlendireceğini ve bilirkişi raporu ile bağlı olmadığını, resen yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından muteriz borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 13.04.2020 tanzim, 22.05.2020 vade tarihli 160.000 TL bedelli bir adet bono olduğu, muteriz borçlu adına çıkartılan ödeme emrinin 16.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davanın İİK’nın 168. maddesinde düzenlenen yasal 5 günlük süre içerisinde, 21.07.2020 tarihinde, açıldığı, takibe dayanak bononun şekil şartlarının tam olduğu, davalı alacaklının yetkili hamil olduğu, mahkemece aldırılan Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği raporunda özetle; takibe konu senet üzerindeki imzanın muteriz borçlunun eli ürünü olabileceğinin belirtildiğini, takip dayanağı kambiyo senedi vasfındaki senette muteriz borçluya atfedilen ve inkâr edilen imzanın muteriz borçuya ait olduğunun davalı alacaklı tarafından ispatlanamadığı, bilirkişi raporunda imzanın muteriz borçluya ait olduğuna dair kesin bir görüş bildirilmediği, kambiyo takibinde imzaya itiraz davasında ispat yükünün davalı alacaklının üzerinde olması nedeniyle hakimin resen yeniden imza incelemesi yaptıramayacağı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun kesin bir tespit içermediğini, rapor içeriğinin lehlerine olduğunu, bu nedenle yeni bir rapor alınması talebinde bulunulmadığını, kaldı ki raporun azledilen vekile tebliğ edilmesi, asil veya yeni atanan vekile tebliğ edilmemesi nedeniyle hak arama özgürlüğünün kısıtlandığını, hakimin, bilirkişinin görüşünü serbestçe değerlendireceğini ve bilirkişi raporu ile bağlı olmadığını, resen yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde imzaya itiraza ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 170. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun'un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.Başkan