7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/586 E. , 2023/9388 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2009 tarihli ve 2008/150 Esas, 2009/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ... hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kamu zararı karşılandığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suçta kullanılan araç ile kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiş ve bu karar 03.09.2009 tarihinde itirazın reddedilmesi sonucu kesinleşmiştir.
2.Sanığın denetim süresi içerisinde 13.03.2012 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.09.2015 tarihli ve 2015/34 Esas, 2015/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmiş ve bu hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 31.05.2020 tarihli yazısı ile dosyanın 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca mahalline iadesine karar vermiştir.
3.Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/420 Esas, 2021/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3 üncü maddesinin yirmikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca 5 ... erteli hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suçta kullanılan araç ile kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde Yüksekova İlçesi efeler yol kontrol ve arama noktasında yapılan kontrol sırasında sanık ile inceleme dışı sanıklar Turan Karadağ ve Perviz Büyüksu'nun içerisinde bulunduğu 30 YC 877 plakalı araçta yapılan aramada gümrük muafiyeti haricinde 250 kilogram limon, 850 kilogram kara lahana ve 97 kilogram toz şeker ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık 23.09.2008 tarihinde mahkemede alınan savunmasında, suça konu kaçak eşyaları Yüksekova'da satmak için diğer sanıklarla birlikte İran'dan aldıklarını beyan etmiştir.
3.Dosya arasındaki bilirkişi raporunda, ele geçirilen kaçak ürünlerin İran menşeili olduğunun tespit edildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE
Sanığa atılı suçun 3 kişi tarafından iştirak iradesi ile birlikte işlendiği, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan şartlarında oluştuğu ve uygulanan kanun maddeleri için öngörülen üst ceza sınırı dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı ve 67 nci maddeleri uyarınca zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği gözetilmeden 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2.Dosya içerisinde yer alan dekonta göre 231,60 TL'lik kamu zararının karşılandığının anlaşılması karşısında, kamu zararının sanık tarafından karşılandığının tespiti halinde gümrüklenmiş değerin 2 katından daha önce ödenen 231,60 TL'lik miktar düşüldükten sonra kalan miktarın sanık tarafından ödenmesi halinde etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususunun sanığa ihtarı edilmesi gerekliliği,
3.Olay tarihinde uygulama noktasında durdurulan sanığın kullandığı araçta gümrük kaçağı eşyaların ele geçirildiği olayda; sanığın İran’dan dava konusu eşyaları aldığını beyan ettiği ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre de yakalanan eşyaların İran menşeili olduğunun tespit edildiği birlikte değerlendirildiğinde; kaçağa konu eşyanın, gümrük kapıları kullanılarak ancak gümrük işlemi yaptırılmadan yurda sokulması halinde eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kalacağı, gümrük kapıları kullanılmayarak eşyanın yurda sokulması halinde ise 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında kalacağı gözetilerek dosyaya sanığın olay gününe ilişkin yurda giriş-çıkış kayıtlarının alınmaması suretiyle eksik inceleme ile hüküm tesisi,
4.Suça konu kaçak eşyaların tasfiye edildiği anlaşıldığından, tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
5.Olay tutanağına göre içinde suçta kullanılan araçta ele geçen kaçak eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve nakil aracının iadesine karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi,
6.Hüküm kısmında yargılama gideri, vekalet ücreti ve müsadere hususunda karar verilirken yapılan yargılamanın uyarlama yargılaması olduğu kabul edilerek önceki hükmün yargılama gideri, vekalet ücreti ve müsadereye ilişkin hükümlerinin aynen uygulanması suretiyle yanlış uygulama yapılması,hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/420 Esas, 2021/138 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.