7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/24113 E. , 2023/9391 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2015/527 Esas, 2015/696 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği 10 ... erteli hapis cezası ve 80 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ele geçirilen kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddeleri gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEBİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında verilen kararın usul ve Kanuna aykırı olduğuna ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde Atatürk Havalimanı'nda Moskova'dan İstanbul'a gelen uçak içerisinde bulunan sanığın gümrüğe tabi eşyası olmadığı anlamına gelen yeşil hattan geçip gümrük kontrol noktasını geçtikten sonra Türkiye'ye giriş yapmak üzere iken şüphe üzerine durdurulduğu, beraberinde getirdiği bir adet valizin X-ray cihazına sevk edildiği, X-ray cihazında yoğunluk tespit edilmesi üzerine yapılan kontrolde sanığın valizinde 108 adet kulaklık ve 108 adet şarj cihazı ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık mahkemede 13.08.2015 tarihinde alınan savunmasında, ele geçirilen eşyayı Çin'de tanıştığı Türk birisinden aldığını, eşyaları Tahtakale'de Şamil isimli kişiye vereceğini, eşyaların kendisine ait olmadığını, kaçakçılık kastı ile hareket etmediğini beyan etmiştir.
3.Dosya içerisinde yer alan 08.09.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanıktan ele geçirilen kulaklıklar ve şarj cihazlarının yabancı menşeili ve belgesiz olup yurda kaçak yollardan girdiği belirlenmiştir.
4.Dosya içerisinde bilirkişi raporu doğrultusunda kaçak olduğu belirtilen eşyalar yönünden alınmış kaçak eşyaya mahsus tespit varakası bulunduğu anlaşılmıştır.
5.Sanığa soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmamıştır. IV.GEREKÇE
Olay tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın valizinde kaçak kulaklıklar ve şarj cihazları ele geçirildiği, ele gelen gümrük kaçağı ürünlerin miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu anlaşılmakla, sanığın suça konu kaçak ürünleri ticari amaçla ithal ettiğinin kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
2.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsadere kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2015/527 Esas, 2015/696 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.