Esas No
E. 2020/2212
Karar No
K. 2024/18
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/2212

KARAR NO: 2024/18

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/835 Esas
KARAR NO: 2020/195
KARAR TARİHİ: 03/03/2020
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 03/01/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin, davalı şirkete harfiyat işi yaptığını, yaptığı işlere karşı fatura tanzim edildiğini, davalı şirket 26/04/2017 tarihli fatura bedelini ödememiş olup verilen sözler yerine getirilmediğinden faturaya dayalı başlatılan takibe davalı yanın haksız itirazı sebebi ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının icra dosyasında ve dava dilekçesinde belirttiği fatura içeriğine ilişkin olarak davalı herhangi bir hizmet veya mal almadığından huzurda açılan davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli dava açan davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "...taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacı şirketin 2017 yılı ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirketin davacı şirkete kaydi olarak 87.792,00 TL borçlu olduğu, davalı şirketin defterlerini ibraz etmediği, ancak dosya kapsamında mahkememizce Küçükyalı Vergi Dairesi'nden davalı şirketin 26/04/2017 tarih ve 87.792,00-TL miktarlı fatura gereğince davalı firmaya ait BA formunun gönderilmesi talep edildiği ve bu talebe istinaden Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğünün müzekkere cevabında, davalı firmaya ait 2017 yılı BA ve BS kayıtlarının gönderildiği, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda davalı firmanın 26/04/2017 tarih 87.792,00 TL bedelli faturayı Nisan 2017 dönemi BA kayıtları ile Gelir İdaresi Başkanlığına ... vergi kimlik numarası 1 adet fatura ve 74.400,00 TL(KDV Matrahı) şeklinde beyan ettiği, herhangi bir iade faturası düzenlemediği anlaşılmakla takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 87.792,00 TL alacaklı olduğu, icra takibine bu miktar yönünden yapılan itirazın haksız olduğu anlaşıldığından asıl alacak yönünden itirazın iptaline ve davacının işlemiş faiz yönünden talebi bakımından ise dava dosyasında ve icra dosyasında davacının davalıyı temerrüte düşürdüğüne ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından işlemiş faize ilişkin talebinin reddine, alacak likit olup yargılamayı gerektirmediğinden hükmedilen alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; müvekkil şirketin, davaya konu faturaya dair BA bildiriminde bulunmadığını, bilirkişilerin bu kanıya nerden ulaştığına anlam veremediğini, bu nedenle davacının söz konusu faturaya ilişkin hizmet verdiğini ispatlaması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet ilişkisinden kaynaklanan faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 1 adet faturaya dayalı 87.792,00 TL asıl alacak, 1.782,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.574,30 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davalı taraf ticari defterlerini sunmadığından davacı ticari defterleri ile ilgili Vergi Dairesinden celp edilen BA ve BS kayıtları üzerinde inceleme yapılmış olup taşıma uzmanı ile muhasebeci bilirkişilerinden alınan müşterek raporda özetle; "davacı defterleri usulüne uygun tutulduğundan lehine ve aleyhine delil kabiliyeti bulunduğu, takibe konu hafriyat bedeli açıklamalı 87.792,00 TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, mahkeme tarafından Ümraniye Vergi Dairesi müdürlüğünden talep edilen davacı şirkete ait 2017 yılına ait BA ve BS form dökümlerine ilişkin gelen cevap yazısı incelendiğinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 26.04.2017 tarih ... sıra numaralı 74.400,00-TL +13.392,00-TL KDV toplam 87.792,00-TL bedelli faturanın davacı şirket tarafından 2017 Nisan dönemi form BS ile Gelir İdaresi Başkanlığına beyan edildiği tespit edildiği, Küçükyalı Vergi Dairesinden celp edilen davalı firmaya ait 2017 yılına ait BA ve BS kayıtları incelendiğinde, davalı firmanın26.04.2017 tarih 87.792,00-TL bedelli faturayı Nisan 2017 dönemi BA kayıtları ile Gelir İdaresi Başkanlığına ... vergi kimlik numarası 1 Adet Fatura ve 74.400,00-TL (KDV Matrahı) şeklinde beyan ettiği, BS kayıtlarında ise davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir iade faturası düzenlemediği, faturayı ticari defterlerine kayıt ettiğine " ilişkin tespit ve görüşüne yer verilmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2015 tarih 2014/7976 Esas 2015/4126 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere " YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.

TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez,

TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir.

TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur."Somut olayda; dosyaya ibraz edilen taraflara ait BA ve BS kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 26.04.2017 tarih ... sıra numaralı 74.400,00-TL +13.392,00-TL KDV toplam 87.792,00-TL bedelli faturanın davacı şirketin ticari defterlerine kaydedildiği gibi davacı şirket tarafından 2017 Nisan dönemi form BS ile Gelir İdaresi Başkanlığına beyan edildiği, davalı şirket ticari defterlerini sunmasa da söz konusu faturaya ilişkin Nisan 2017 dönemi BA kayıtları ile Gelir İdaresi Başkanlığına 1 adet Fatura ve 74.400,00-TL (KDV Matrahı) şeklinde beyan ettiği, BS kayıtlarında ise davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir iade faturası düzenlemediği anlaşılmakla emsal Yargıtay kararları uyarınca hizmetin verildiği karine olarak kabulü aksi davalı tarafça ispatlanması gerekmektedir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamı ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. Sayılı benzer mahiyette ilamları).

Davalı vekili her ne kadar, müvekkil şirketin BA bildiriminin, takip konusu faturaya dair olmadığını iddia etmiş ise de, Vergi Dairesine bildirdiği BA kayıtlarına göre davacı şirketten 74.400,00-TL (KDV Matrahı- KDV ile birlikte toplam fatura tutarı olan 87.792,00-TL ) şeklinde hizmet aldığını kabul etmiştir. Bu durumda Vergi Dairesine bildirdiği takip tutarı ile aynı miktarlı hizmete dair hizmet bedelini ödediğini yahut beyan ettiği bildirimin davaya konu fatura dışında başka bir ticari ilişkiden kaynaklandığı ispat etmesi gerekmekte olup aksi davalı tarafça ispatlanamadığından söz konusu fatura yönünden yapılan itirazın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından,

HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir.

İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-HMK' nın 353/1.b.1 Maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 1.499,26 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.071,66 TL' nin istemi halinde davalı tarafa iadesine,4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/01/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu HMK md.353/1 HMK md.222 K6100 md.353 TTK md.23/2 HMK md.355 K6762 md.23 TTK md.84 TTK md.23 K492 md.2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.