4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile ... Şirketi arasında Karacabey ... Asliye Hukuk Mahkemesinde (İş Mahkemesi Sıfatıyla) devam etmekte olan ... Esas sayılı hizmet tespit davasının bulunduğunu, bu davanın yargılaması esnasında “... Şirketi'nin 27/08/2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan karar gereği tasfiyeye uğradığı ve tasfiye işlemlerinin 09/09/2013 tarihli ve 8400 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği” hususunun belirlendiğini, Karacabey ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12/10/2023 tarihinde yapılan duruşmasında taraflarına “davalı şirketin ihyası için” dava açılması ve mahkemeye bildirilmesi için süre verildiğini, söz konusu davanın yürütülmesi için gerekli taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ... Anonim Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasının hukuki bir zorunluluk olduğunu, davayı açmakta müvekkilinin hukuki yararının bulunduğunu belirterek, ... Anonim Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesi ile özetle; müdürlüklerinin “Merkez ...” sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi’nin 26/06/2007 tarihinde merkez nakliyle müdürlüklerine tescil edildiğini, 14/11/2011 tarihli genel kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ... ve ...’nın seçildiğini, 27/08/2013 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle unvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiğini ve 03/09/2013 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescilinin yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini; şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir inceleme mükellefiyetinin bulunmadığını, dolayasıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu; bununla birlikte müdürlüklerinin, davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın,
TTK’nın 32. maddesine dayalı bir dava olmadığını belirterek, müdürlükleri aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesi diğer davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER ; Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, Karacabey ... Asliye Hukuk (İş Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası.
GEREKÇE ;
Dava; sicildeki kaydı tasfiye nedeniyle silinen dava dışı şirketin ihyası istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “sicildeki kaydı tasfiye nedeniyle silinen dava dışı Tasfiye Halinde Vatan Konserve Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin ihyası koşulunun bulunup bulunmadığı” konusundadır.
Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta; “Merkez ...” sicil numarasında kayıtlı dava dışı Tasfiye Halinde ... Şirketi’nin adresinin “.../İZMİR” olduğu, faaliyet durumunun “terk” olarak gözüktüğü, şirketin 14/11/2011 tarihli genel kurul toplantısında “şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru olarak ... ile ...’un seçilmelerine” karar verildiği, tasfiye memurlarının tasfiye sonu bilançosunu hazırladıkları, 26/08/2013 tarihli ... sayılı karar ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması sebebiyle şirketin ticaret sicil müdürlüğünden ve vergi dairesinden kaydının silinmesine karar verildiği, 27/08/2013 tarihli toplantının tasfiye sonu genel kurul toplantısı olarak yapıldığı ve ticaret sicil müdürlüğüne yapılan başvuru sonucunda şirketin sicil kaydının 03/09/2013 tarihinde silindiği görülmüştür.
Karacabey ... Asliye Hukuk (İş Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalısının SGK olduğu, sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinin istendiği, dava tarihinin 30/05/2023 olduğu, mahkemece yapılan 12/10/2023 tarihli duruşmada “davacı vekiline dava dışı şirket ... Şirketi’yi davaya dahil etmesi için iki hafta süre verilmesine” ilişkin 3 numaralı, “davacı vekilinin 3 numaralı ara karar gereğince dava dışı şirketi davaya dahil etmesinden sonra dahili davalı şirketin ihyası için dava açması ve dava açtığına ilişkin bildirimde bulunması için gelecek celseye kadar süre verilmesine” ilişkin 4 numaralı ara kararının verildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK' nun 547. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bir şirket hakkında açılmış davanın bulunması, karar nedeni ile icra takibi yapılacak olması veya tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunması şirketin tasfiye işlemlerinin eksik sonuçlandırıldığını gösterir.
Tüzel kişiliğin sona ermesi için tüm alacakların tahsil edilmiş, borçların da ödenmiş olması, bu şekilde tüzel kişiliğin tüm hak ve yükümlülüklerinin tasfiye edilmiş olması gerekir. Şirket tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.
Somut olayda; ihyası istenen şirketin 14/11/2011 tarihli genel kurul toplantısında şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru olarak ... ile ...’un seçilmelerine karar verildiği, tasfiye memurlarının tasfiye sonu bilançosunu hazırladıkları, 26/08/2013 tarihli ... sayılı karar ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması sebebiyle şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünden ve Vergi Dairesinden kaydının silinmesine karar verildiği, 27/08/2013 tarihli toplantının tasfiye sonu genel kurul toplantısı olarak yapıldığı ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne yapılan başvuru sonucunda şirketin sicil kaydının 03/09/2013 tarihinde silindiği; daha sonrasında Karacabey ... Asliye Hukuk (İş Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı tarafa şirketin davaya dahil edilmesi ve ihyası konusunda süre verildiği, mahkememizde açılan davanın da bu ara kararı çerçevesinde açıldığı, ihyası istenen şirket hakkında derdest bir dava bulunması sebebiyle tasfiyesinin tamamlandığından söz edilemeyeceği, davacı tarafın 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince ihyayı istemekte hukuki yararının bulunduğu ve şirketin ihyasına karar verilebilme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, haklı görülen davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davanın niteliği gereği davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü “yasal hasım” konumunda olduğundan, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmemiştir.
Diğer yandan; şirketin 03/09/2013 tarihinde sicilden silinmiş olması ve şirket hakkındaki dava tarihinin 30/05/2023 olması karşısında davalı tasfiye memurlarından bu davanın açılmasını öngörmeleri beklenemeyeceğinden, kusurlu bulunmamış ve aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1.Davanın KABULÜ ile;
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde “Merkez ...” sicil numarasında kayıtlı dava dışı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin “Karacabey ...Asliye Hukuk (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında taraf teşkili işlemlerinin ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere” ihyasına,
2.Ek tasfiye işlemlerinin davalı tasfiye memurları ... ve ... tarafından yerine getirilmesine,
3.Davalı tasfiye memurları için ücret takdirine yer olmadığına,
4.Şirketin ihya edildiği ve tasfiye memuru atandığı hususunun Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine,
5.Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın düşülmesi ile kalan 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
6.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7.Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/01/2024 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)