12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2022/13215 E. , 2023/5317 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte takip sonrası zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile, Balıkesir 2. İcra Dairesi 2020/2976 E. (2014/5678 yenileme öncesi) takip dosyasında,
İİK'nın 71/2 ve 33/a maddesi gereğince davacılar yönünden icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı borçlu muris mirasçıları vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, murisleri olan müteveffa ... hakkında 28.11.2014 tarihinde bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığını, dosyada son olarak 26.04.2016 tarihinde borçlu ... adına kayıtlı bulunan hacizli taşınmazların satışının ve kıymet takdirlerinin yapılmasının talep edildiğini, son işlem tarihinden sonra, icra takibinin yaklaşık dört buçuk yıl boyunca işlemsiz bırakıldığını, davalının 04.08.2020 tarihinde, borçlu ...'in hacizli taşınmazları üzerinde yeniden kıymet takdiri yapılmasını talep ettiğini, bono için 3 (üç) yıllık zaman aşımı süresinin öngörüldüğünü, 26.04.2019 tarihinde bononun zaman aşımına uğramış olduğunu, davacıların, asıl takip borçlusu ...'in yasal mirasçıları olduğunu, takipten, takip borçlusunun vefatı nedeniyle, kendilerine İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen 'Muhtıra' nedeniyle haberdar olduklarını belirterek İİK md.71/2 ve İİK md.33/a gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle; ilgili icra dosyasının üç yıldan fazla bir süreyle takipsiz /işlemsiz bırakıldığı iddiasının asılsız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için böyle bir iddianın doğru olduğu varsayımında bile, davacıların murisi olan asıl borçlu ...'e ait taşınmazlara haciz konulduğunu, bu taşınmazların satışının talep edilerek satış avansını dosyaya yatırdıklarını, haczedilen taşınmazların alacaklarını karşılamaya yetebilecek nitelikte olduğunu, taşınmazların tapu kaydında kesinleşmiş bir mahkeme kararı şerhi, ihtiyati tedbir kararı şerhi ile devam eden bir derdest tapu iptal-tescil davası olduğu, iddia edilen dönemde alacaklıdan icra ve haciz işlemlerine devam etmesinin beklenemeyeceği, taşınmazların satışının daha önce istendiği ve masrafın icra müdürlüğüne yatırıldığını, bu sorumluluğun icra müdürlüğünde olduğunu, zaman aşımı iddiasıyla açılan işbu davanın süresi içerisinde açılmadığını, takip dosyasının takipsiz bırakıldığının iddia edildiği dönemde borçlu ...'in sağ olduğunu, hiçbir şekilde zaman aşımı iddiası olmadığını, borçlu ...'in, icra dosya borcunu kayıtsız ve şartsız olarak kabul ettiğini, borçlu vefat ettikten sonra mirasçılarınca zaman aşımı iddiasıyla böyle bir davanın açılmasının tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak belge, kambiyo senedi niteliğine haiz olup 6102 sayılı TTK'nun 778/1-h. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 749/1.maddesine göre bono hamili alacaklının keşideci borçluya karşı takip hakkı üç yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğundan, alacaklı vekilinin 26.04.2016 tarihinde hacizli taşınmazların satışını ve kıymet takdirini istemiş olmasından sonra yine 04.08.2020 tarihli hacizli taşınmazların satışını ve kıymet takdiri yapılması talebi arasında dosyanın üç yıldan fazla takipsiz bırakıldığı, davalı alacaklı tarafça hacizli taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir bulunduğundan buna ilişkin davanın beklenildiği savunmasında bulunulmuş ise de söz konusu tedbirin taşınmazın üçüncü kişilere “rızaen devir ve temlikinin önlenmesine” yönelik olduğu, cebri satışa engel olmadığı gibi satış isteme süreleri sona ermesine karşın hacizlerin yenilenmediği, anılan tarihler arasında takip dosyasında zamanaşımını keser nitelikte işlem yapılmadığı görülmekle davacılar yönünden İİK'nın 71/2. ve 33/a maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Cevap dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür ve cevap dilekçesinde bildirdikleri deliller ile dava dosyalarının celp edilip incelenmediği, tapu kayıtları ve ihtiyati tedbir kararının celp edilmediği, borçlunun borcu kabul dilekçesinin dikkate alınmadığı belirtilerek mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, takip dosyasında, davacıların murisi borçlu yönünden satış ve kıymet takdiri talep edilen 26.04.2016 tarihi ile tekrar satış talebinde bulunulan 04.08.2020 tarihleri arasında zaman aşımını keser nitelikte işlem yapılmadığının anlaşılmakta olup, davacı borçlu(mirasçılar) yönünden zamanaşımının gerçekleştiği, davacıların, borçlunun mirasçıları olup, takip sırasında borçlunun vefatı sebebiyle veraset ilamı sunulup, kendilerine muhtıra tebliğ edilmiş olduğu, muris tarafından zaman aşımı iddiasının ileri sürülmemiş olmasının, mirasçıların bu iddiayı ileri sürerek dava açmalarına engel olmadığı, davalı tarafça, icra müdürlüğünde suret dosya oluşturulma ihtimali olduğu, kendilerine bu hususu araştırmak için süre verilmediği ileri sürülmüş ise de; takip dosyasının işlemsiz kaldığı tarihler arasında UYAP kayıtlarında da herhangi bir takip işlemine rastlanılamamış olup, davalı tarafça yargılama aşamasında da bu konuda bir delil sunulmamış olup, dosyada hali hazırda da bu iddiaya ilişkin sunulan bir belge bulunmadığından ileri sürülen hususun yerinde olmadığı, belirtilen tarih aralığında icra dosyasında zaman aşımının gerçekleşmiş olması karşısında, murisin başka mal varlığının bulunup bulunmadığı hususu sonuca etkili olmayıp, yine taşınmazların kayıtlarında bulunan tedbir şerhlerinin de takip işlemi yapılmasına engel olmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte, takip sonrası zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılması istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ...
2.6102 sayılı TTK md.749, md.750, md.751,
3.2004 sayılı İİK md.71/2, md.33/a
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.