9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/10038 E. , 2023/7024 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2023 tarihli ve 2022/288 Esas, 2023/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve dördüncü fıkrası uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/340 Esas, 2023/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.07.2023 tarihli ve 9-2023/74798 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın işlemiş olduğu suç nedeniyle üst hadden cezalandırılması gerektiğine ve kurum lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Dosyada sanığın cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, mağdure beyanı dışında delil bulunmadığına, adli rapor içeriği ve beyanların birbiriyle örtüşmediğine ve takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece;
"Kabul Edildiği Hali ile Maddi Vaka 28/05/2022 tarihinde mağdur ...'nun erkek kardeşi ... ... ile birlikte ... ilçesi ... Mahallesi ... Mezrası ile ... Mahallesi arasında bulunan arazide hayvanlarını otlattıkları sırada sanık ...'nun da aynı yerde hayvanlarını otlatmakta olduğu, sanık ...'nun mağdur ... ve mağdurun kardeşi ...'yu yanına çağırdığı, bir müddet sonra sanık ...'nun mağdurenin kardeşi ...’yu uzaktaki koyunlara bakması bahanesiyle yanından uzaklaştırdığı, ardından mağdur ... ile yalnız kaldığı sırada mağduru cebren yüz üstü yere yatırarak kollarından, bacaklarından ve ağzından tutarak üzerine çıktığı, kendisinin pantolonunu indirdiği, mağdurun da diz kapağına kadar alt çamaşırını indirdiği, sanığın penisini mağdurun vücuduna anal yoldan ithal ettiği, ikinci kez yapmak istediği sırada mağdurun çığlık atarak şüpheliden uzaklaştığı, mağdurun babası ...'nun çocukları olan mağdur ... ve mağdurun kardeşi ...'yu almaya gittiğinde kızı olan mağdurun moralinin bozuk olduğunu fark ettiği, mağdurun aynı gün yaşadıklarını ağlayarak annesi ...'ya ve babaannesi ...'ya anlattığı,maddi vaka olarak tespit ve kabul edilmiştir. Maddi Vakanın Kabul Edilmesinde Delillerin Değerlendirilmesi
Mağdur ...'nun 29/05/2022 tarihli Çocuk İzleme Merkezinde ve 11/11/2022 tarihli duruşmada Adli Görüşme Odasında alınan ifadelerinde özetle; kardeşi ... ile koyunları ağaç tarlası ve buğday tarlası civarında otlatmaya gittiklerini, ... ... ...'nun da ağaçların olduğu yerde koyunlarını otlatmakta olduğunu, ... ...'in kardeşini ve kendisini kendi koyunlarını otlattığı yere çağırdığını, daha sonra ... ...'in kardeşini uzaktaki koyunları çevirmeye gönderttiğini, kendisinin de kardeşinin yanına gitmek isterken sanığın kendisini yanında tuttuğu, kardeşi uzaktaki koyunları çevirmek için gittiğinde elinden tutarak kendisini yüzüstü yere attığını, bacaklarından ve ağzından tuttuğunu, diz kapağına kadar alt tarafını soyduğunu, kendisini de diz kapağına kadar çıkardığını, cinsel organını arka tarafına soktuğunu, eylemin bir defa gerçekleştiği sonra kaçtığını, cinsel organını soktuğunda acı hissettiğini, su gibi bir sıvı geldiğini, olay esnasında kimsenin kendilerini görmediğini, olay gününün akşamı babaannesine yaşadıklarını anlattığı, 14/11/2022 tarihli Adli Görüşme Değerlendirme Raporu'nda da ifade anlama ve kavrama kabiliyetinin yaşıtlarına göre uygun seviyede olduğu, kendisine yöneltilen sorulara amacına uygun cevaplar verdiği, ön görüşme ve adli görüşmenin temel unsurlarının birbiriyle uyumlu olduğu, görüşme süresince hiçbir baskı altında kalmadan görüşmeci ile işbirliği içerisinde kendisine yöneltilen sorulara açık ve samimi yanıtlar verdiği, olayları sıralı bir şekilde anlatabildiği, anlatımlarının ve bu anlatımlara verdiği duygusal tepkilerin paralellik gösterdiği, anlatımlarının kendi içerisinde tutarlılık sergilediği, ifadelerinde samimi olduğu, adli görüşme esnasında kendisine gösterilen anatomik resimlerde her iki cinsiyete ait özel bölgeleri bildiği ve kendine göre tanımlayabildiği hususlarının belirtildiği dikkate alındığında,
Mağdur ...'nun sanık ile önceye dayalı husumetinin olmaması, olayı sıcağı sıcağına aile üyelerine anlatması, üzgün tavırlarının gerçekleşen olayla örtüşmesi, bu tavırların aile üyelerince gözlemlenmesi, kendi iffetini ortaya koyarak kendisini toplum nazarında küçük düşürme pahasına sanık hakkında ciddi bir suçlamada bulunarak iftira etmesine hiçbir gerekçenin bulunmaması, on yaşında bir çocuğun kurgulayamayacağı şekilde detaylı ve istikrarlı olay anlatımında bulunması nazara alındığında mağdurun beyanlarına itibar edilmesini gerektirdiği, bu nedenle somut olayın mağdurun beyan ettiği şekilde gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği,
Tanık (mağdurun babaannesi) ...’nun 29/05/2022 tarihli kolluk ve 26/01/2023 tarihli duruşmada huzurda alınan ifadelerinde özetle; 28/05/2022 tarihinde torununun koyunları otlatıp akşam eve geldiğini, torunu ...’nun ağladığını gördüğünü, torunu mağdurun utanarak özel olararak anlatmak istediğini, sadece torunu ile kendisi kaldığında, torununun kendisine “... benim eşofmanımı indirdi, beni sıkı sıkı tuttu, külotumu indirdi, ... da pantolonunu ve külodunu çıkardı, zorla üstüme çıktı, benim arkama zorladı, canım çok acıdı, çığlık atarak kaçtım” dediğini, daha sonra torununun bu olayı annesine anlattığını beyan ettiği,
Tanık ...'nun sanık ile önceye dayalı husumetini ortaya koyacak somut delilin dosyaya yansımaması, olayı sıcağı sıcağına mağdur torunundan dinlediği, hemen ertesi gün olayın sıcağı sıcağına kollukta beyan verdiği, beyanlarının mağdur, müşteki ve diğer tanık ile uyumlu olduğu, torununun iffetini ortaya koyarak torununu toplum nazarında küçük düşürme pahasına sanık hakkında ciddi bir suçlamada bulunarak iftira etmesine hiçbir gerekçenin bulunmaması nazara alındığında tanığın beyanlarına itibar edilmesini gerektirdiği,
Tanık (mağdurun kardeşi) ...’nun 29/05/2022 tarihli kolluk ve 26/01/2023 tarihli duruşmada huzurda alınan ifadelerinde özetle; 28/05/2022 tarihinde kız kardeşi ... ile birlikte hayvanları otlatmak için evden çıktıkları, etrafı tel örgüyle kaplı badem bahçesinin etrafında kardeşi mağdur ... ve sanık ... ile birlikte hayvanları otlattıklarını, ...’nun kendisini hayvanların yanına bazen de badem ağaçlarının içine gönderdiğini, hayvanların yanına gittiğinde bir farklılığın olmadığını, kendisine “git badem topla” diyerek kendisini badem ağaçlarının içine gönderdiğini, bademleri topladıktan sonra ... ve kardeşi ...’nun yanına gittiğini, badem toplarken herhangi bir ses duymadığını, yanlarına geldiğinde kardeşi ...’nun suratının asık olduğunu gördüğünü, kardeşinin suratının asık olmasının sebebinin onu hayvan otlatmaya götürdüğü için olduğunu düşündüğünü, olayları akşam evde ailesinden öğrendiğini beyan ettiği,
Tanık ...'nun sanık ile önceye dayalı husumetini ortaya koyacak somut delilin dosyaya yansımaması, olay yerine en yakın tanık oluşu, mağdurun erkek kardeşi olmasına rağmen olayı abartmadan yalnız görgüsünü aktardığı, olayın hemen ertesi günü olayın sıcağı sıcağına kollukta beyan verdiği, beyanlarının mağdur, müşteki ve diğer tanık beyanları ile uyumlu olduğu, kardeşi mağdurun iffetini ortaya koyarak kardeşini toplum nazarında küçük düşürme pahasına sanık hakkında ciddi bir suçlamada bulunarak iftira etmesine hiçbir gerekçenin bulunmaması nazara alındığında tanığın beyanlarına itibar edilmesini gerektirdiği,
Katılan (mağdurun babası) ...’nun 29/05/2022 tarihli kolluk ve 11/11/2022 tarihli duruşmada huzurda alınan ifadelerinde özetle; 28/05/2022 tarihinde saat 14:00 sıralarında ... mahallesi ... mezrası ile ... Mahallesi arasında bulunan araziye çocukları olan ... ile ...’yu koyunları otlatması için gönderdiğini, aynı gün saat 18:30 sıralarında çocuklarını almaya gittiğini, çocuklarının yanına gittiğinde ...’nun suratının asık olduğunu gördüğünü, kızına “kızım birileri ile kavga mı ettin, kardeşinle kavga mı ettin neden üzgünsün” dediğini, kızının cevaben “yok” dediğini, hatta kardeşi ...’ın mı kendisini yorduğunu sorduğunu fakat kızının cevap vermediğini, bunun üzerine çocuklarını alarak eve geldiğini, koyunları avluya bıraktığını, koyunları saymaya başladığını, o sırada da “kızımı daha koyunlara göndermeyeceğim çok yoruluyor” dediğini, kızının da “yok ben yorulmuyorum” dediğini ve kızına “sende bir şey var söyle” dediğini, kızının da “sana söyleyemem baba ya anneme söylerim ya da anneanneme söylerim” dediğini, evlerinin yanında bulunan küçük ahıra mağdurun babaannesi ... ile kızının gittiklerini ve konuştuklarını, konuşma bittikten sonra geldiklerini, mağdurun babaannesi ...’nun da suratının asıldığını, mağdurun babaannesi ...’ya “sana ne oldu, niye suratın düştü” dediğini, mağdurun babaannesi ...’nun da cevaben ...’nun ...’ya tecavüz ettiğini söylediğini, mağdur kızının aynı şeyi mağdurun annesi ...'ya da anlattığını bunun üzerine eşinin “hemen kızımı hastaneye götür kızımın sağlığıyla ilgili endişem var” dediğini, hemen olayın aydınlatılması için annesi, kızı ile birlikte dayısı ... ...’nun yanına gittiklerini, durumu dayısına anlattıklarını, dayısının da şoka girdiğini, dayısına hastaneye gideceğini söylediğini, dayısının da “biraz dur ben ...’nun babasıyla görüşeyim” dediğini, sonra dayısı ile ...’nun annesi ve babasının geldiğini, durumu onlara anlattığını, ...’nun babasının “belki kızın yalan söylüyor “dediğini, o esnada ...’nun da geldiğini ve direkt olarak kızının yalan söylediğini belirttiği, diğer dayısı ... ...’nun da geldiğini, kızı ... ile konuşmak istediğini, kızı ...’nun aynı şeyleri dayısı ... ...’ya da anlattığını, kızının ... ...’ya “ pantolonumu ... indirdi, kendi pantolonunu da indirdi, üzerime çıkmaya çalıştı, ben çığlık atarak kaçtım” dediğini, bu sözleri duyar duymaz kızını Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdüğünü, burada kızının muayenesinin yapıldığını, kızı çekindiği için kendisine hiçbir şey anlatmadığını, ...’ya hiç böyle bir şeyin olup olmadığını sormadığını, hastanedeki işlemlerinin ardından karakola geldiğini, kendi rızası ile kızının olayın meydana geldiği esnada üzerinde bulunan giysileri karakola teslim ettiğini, şikayetçi ve katılma talebinin olduğunu beyan ettiği,
Katılan ...'nun sanık ile önceye dayalı husumetini ortaya koyacak somut delilin dosyaya yansımaması, mağdurun babası olmasına rağmen olayı abartmadan yalnız kızından, eşinden ve kendi annesinden duyduğu şekilde aktardığı, olayın hemen ertesi günü olayın sıcağı sıcağına kollukta beyan verdiği, beyanlarının mağdur, diğer müşteki ve tanıkların beyanı ile uyumlu olduğu, kızı mağdurun iffetini ortaya koyarak kızını toplum nazarında küçük düşürme pahasına sanık hakkında ciddi bir suçlamada bulunarak iftira etmesine hiçbir gerekçenin bulunmaması nazara alındığında katılanın beyanlarına itibar edilmesini gerektirdiği,
Katılan (mağdurun annesi) ...’nun 29/05/2022 tarihli kolluk ve 11/11/2022 tarihli duruşmada huzurda alınan ifadelerinde özetle; 28/05/2022 günü saat 12:00 sıralarında kızı ...’nun abisi ... ile birlikte ... Mahallesi ... Mezrası ile ... Mahallesi arkasında bulunan araziye koyun otlatmak için gittiklerini, aynı gün akşam saatlerinde babası ile birlikte geri döndüklerini, kızı ...’nun yüzünün hiç gülmediğini, kızına ne olduğunu sorduğunu o sırada ...’nun da “nine sana bir şey anlatacağım” diyerek babaannesi ...’yu çağırdığını akabinde birlikte evin içerisine girip konuşup geldiklerini, kaynanasına ne olduğunu, kızının kendisine ne anlattığını sorduğunda kaynanasının “ben nasıl anlatayım” diyerek sustuğunu, bunun üzerine tekrar kızı ...’ya ne olduğunu sorduğunda ise kızının cevaben “ ... benim pantolonumu indirdi, külotumu da indirdi kendi de soyundu yüzüstü beni yatırarak üzerime çıktı kollarımı sıktı, ben bağırarak elinden kaçtım” dediğini, bu olanları anlatırken de sürekli ağlamakta olduğunu, bu durumu eşine anlattığını ve kızını hastaneye götürmesi gerektiğini söylediğini, eşinin de dayısı olan ... ...’nun arabası ile kızını muayene için Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdüğünü, kızının daha önce böyle bir şey anlatmadığını, ilk defa böyle bir durumu anlattığını, bu durumu ...’nun yanında bulunan kardeşi ...’ya sorduğunda ise ...’ın “... kendi koyunlarını ve bizim koyunlarımızı başka bir tarlaya götürdü beni de koyunların başında bırakarak ...’nun yanına gittiğini” söylediğini, şahsın ...’yu sürekli uzaklaştırmak istediğini, oğlu ...’yu uzaklaştırdığı için hiçbir şey görmediğini, şikayetçi ve katılma talebinin olduğunu beyan ettiği,
Katılan ...'nun sanık ile önceye dayalı husumetini ortaya koyacak somut delilin dosyaya yansımaması, mağdurun annesi olmasına rağmen olayı abartmadan yalnız kızından, eşinden ve kendi annesinden duyduğu şekilde aktardığı, olayın hemen ertesi günü olayın sıcağı sıcağına kollukta beyan verdiği, beyanlarının mağdur, diğer müşteki ve tanıkların beyanı ile uyumlu olduğu, kızı mağdurun iffetini ortaya koyarak kızını toplum nazarında küçük düşürme pahasına sanık hakkında ciddi bir suçlamada bulunarak iftira etmesine hiçbir gerekçenin bulunmaması nazara alındığında katılanın beyanlarına itibar edilmesini gerektirdiği,
Sanık ...'nun 29/05/2022 tarihli müdafi huzurundaki kolluk, 09/05/2022 tarihli savcılık, beyanlarında özetle; Saat 12:30 sıralarında iddiaya konu tarlaya hayvanlarını otlatmak için götürdüğü, mağdur ...'in babası ... ... nun kendisini arayarak koyunların nerede olduğunu ve gelip gelmemesinin gerektiğini sorduğu, kendisinin de ...'nun oğlu ...'ın biraz hasta olduğunu bu nedenle gelmesini söylediği, ancak daha sonra ...'nun gelemeyeceğini söylediği, koyunların otlatıldığı sırada ... ve ...'in kendisinin arka tarafında olduğu, kendisinin telefonuyla ilgilendiği, saat 19:00 sıralarında eve geri döndüğü, akşam maç seyrettiği, babasının kendisini arayarak eve çağırdığı, kendisi eve gittiğinde, evde dayısının kendisine sen ...'ın çocuklarına istismarda bulunmuşsun dediği, fakat kendisinin iddiaları kabul etmediği, mağdurun babası ... ile yüz yüze konuştuğu, ...'ın kendisine bir şey dememesine rağmen ...'ın annesi yani ...'in babaannesi ...'ın "... yaptı" şeklinde söylemlerde bulunduğu, kendisinin mağdurun ...'in yakınına dahi gitmediği, ...'nun bu tür iddialarda bulunmasının sebebini bilmediği, kendisinin ... ile ya da ailesi ile herhangi bir husumetim bulunmadığı, ...'in iddia ettiği şekilde bir olay yaşanmadığı,...'ın da beyanlarının doğru olmadığı, babaanneleri ...'nun kendilerini yönlendirmesi ile ifade vermiş olabileceği, ...'in babaannesinin kendisinin teyzesi olduğu, kendisinin babaanne ... ile bir probleminin olmadığı,
Sanık ...'nun 29/05/2022 tarihli sorguda alınan beyanlarında ise kolluk ve savcılık beyanlarından farklı olarak mağdurun babaannesi ... ile kendisinin ailesi arasında anlaşmazlık bulunduğunu belirttiği ve kovuşturmada huzurda alınan beyanlarda ise tanık babaanne ... ile arasında ciddi husumet olduğunu belirttiği, mağdurun iç çamaşırından çıkan DNA örneklerinin ise ortak çamaşır yıkanması sebebiyle olabileceğini söylediği, Sanık ...'nun aşamalarda tanık babaanne ... ile arasındaki münasebetin husumet teşkil ettiğine dair çelişkili ve dayanaktan yoksun suçtan kurtulmaya yönelik beyan niteliğinde olduğu ve bu nedenle itibar edilemez nitelikte olduğu,
Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 29/05/2022 tarihli raporunda; mağdurun anal muayenesinde anal mukozada saat 12 hizasında 0,3 x0,1 cmlik yüzeysel mukozal fissür olduğunun görüldüğü, tespit edilen anal fissürün 3-5 günlük süre zarfı içerisinde meydana gelmiş olduğu ancak; bu fissürün akut fiili livatayla, bünyesel nedenlerle (uzun süreli kabızlık, alerjik durumlar, parazitik hastalıklar gibi kaşıntılı durumlarda) veya şahsın kendis eylemi ile oluşabileceği, aralarında tıbben bir ayrım yapmanın mümkün olmadığı, bu bölgeden organ veya sair cisim sokulup sokulmadığının adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olduğu, şahıstan 8 adet sürüntü çubuğunda örnek alınarak görevli kolluk kuvvetlerine teslim edildiğinin mütalaa edildiği hususlarının belirtildiği, 17/06/2022 tarih ve VAN-BYL-2022-1330 uzmanlık numaralı Uzmanlık Raporunda; Külot üzerindeki 2 ve 3 numaralı lekeler ile kazak üzerindeki 1 ve 2 numaralı lekelerden, erkek DNA'sı da içeren karışım halinde (birden fazla kişiye ait) DNA profilleri elde edildiği, elde edilen bu karışımların içerisinde 1'inci madde de belirtilen sanık ...'ya ait DNA profilinin bulunduğunun tespit ediliği,
Söz konusu adli rapor ile yapılan tespitlerin mağdur, tanık ve katılan beyanlarını destekleyen, sanığın savunmasını ise çürüten, suçun işlendiğine dair maddi delil niteliğinde olduğu, başlı başına itibar edilebilir delil niteliğindeki bu raporların aynı zamanda beyan delillerini de destekler nitelikte olduğu, Hususları delil olarak değerlendirilerek yukarıdaki maddi vakaların gerçekleştiğine kanaat getirilmiştir. Maddi Vakanın Hukuki Nitelendirilmesi ve Kabul Sanık ...'nun, mağdur ...'yu zorla yere yatırarak anal yoldan penisini mağdura ithal etme şeklindeki eylemi TCK m. 103/1-a, 103/2- cümle 2 maddeleri kapsamında nitelikli cinsel istismar suçunun maddi unsurunu oluşturmaktadır. Sanığın eylem sırasında cinsel organı ile hareket etmesi, mağdurun da anal bölgesinden eyleme maruz kalması eylemin cinsel amaçlı gerçekleştiğini gösterdiğinden suçun manevi unsuru olan kastın gerçekleştiğini göstermektedir. Suç tarihi olan 28/05/2022 tarihi itibariyle 09/08/2012 doğumlu mağdurun 12 yaşın altında bulunduğu sabit olduğundan cezanın belirlenmesinde TCK m. 103/2- cümle 2 hükmü dikkate alınmıştır. Sanığın eylemini cebir kullanarak gerçekleştirdiği mağdur ... tanık beyanları ile sabit kabul edildiğinden TCK m. 103/4 hükmü uyarınca cezasında yarı oranında indirime gidilmiştir.
Sanığın eyleminin ortaya çıkmasından, yargılanmaktan ve tutuklu olmaktan kaynaklanan üzüntüsünün suça konu eylemi gerçekleştirmesi sebebiyle duyduğu pişmanlığı yansıtmadığı, heyetçe eylemden ... pişmanlığının gözlemlenememesi, cezanın caydırıcı olması gerektiği dikkate alınarak sanık hakkında TCK m. 62 hükmü gereğince indirim yapılmamaıştır." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında üst hadden ceza verilmesini gerektiğine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2.5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. Ancak, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, herhangi bir adli sicil kaydı ile zabıtlara yansıyan olumsuz kişiliği bulunmayan sanık hakkında soyut ve yetersiz gerekçelerle takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Bu nedenlerle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/340 Esas, 2023/347 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.