9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/19478 E. , 2023/7038 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2010/289 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b)Konut dokunulmazlığın ihali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c)Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.02.2021 tarihli ve 15-2016/150646 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Müvekkilinin alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine, suçlama ile ilgili yeterince somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine göre müvekkili hakkında tüm suçlardan beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; '' İddia, sanığın kaçamaklı savunması, müştekinin beyanı, adli tıp kurumu raporu, olayın oluş şekli, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; olay yeri inceleme ve tespit raporuna göre müştekinin daire giriş kapısının iç taraftaki kolunun kırık olduğunun tespit edildiği, mağdurenin bacağında ödem bulunduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğuna dair adli tıp kurumu raporu bulunduğu, sanığın, müştekinin çağırması üzerine evine giderek birlikte çay içtiklerini, ancak diğer eylemleri yapmadığını savunduğu, müştekinin önceden kızının erkek arkadaşı olan sanığı tanıdığı, kızı ile ayrıldıktan sonra bir gün kendisine telefon ederek evinin yanından geçtiğini, birlikte bir çay içmek istediğini söylediğini, kendisinin kabul ettiği, sanığın evine geldi, çay içtikten sonra “benim durumum çok iyi, benimle beraber ol, niye böyle sefillik çekiyorsun, sana yardım ederim” dediği, müştekinin kabul etmemesi üzerine müştekinin üzerine atlayıp, tşörtünü aşağıya doğru indirip göğüslerini ellemeye başladığı, müşteki iteleyerek yatak odasına götürüp yatağa fırlattığı, direnmesini kırmak için bacağına tekme attığı, müştekini yalnız yaşadığından yastığın altına sakladığı bıçağı eline alarak sanıktan gitmesini istediği, müştekinin imdat diye bağırması ve içerdeki odada bulunan 8 yaşındaki oğlunun gelmesi üzerine sanığın evden ayrıldığı ve bu sırada daire kapısının koluna vurarak kırdığı, sanık hakkında her ne kadar nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan dava açılmış ise de; sanığın gerçekleşen eyleminin TCK 102/1 maddesinde tanımlanan cinsel saldırı suçunu teşkil ettiği, vücuda organ sokmak ile ilgili bir eylemin başlamadığı anlaşıldığından sanığın ...nun 102/1, 53.maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, sanığın müştekinin daire kapısının kolunu kırdığı ve müşteki şikayetçi olduğundan ...nun 151/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına, sanığın geceleyin müştekinin rızası ile girdiği evinden rızası sona erdikten sonra çıkmadığının anlaşıldığı, ancak bu eylemi işlerken silah kullanmadığından konut dokunulmazlığını bozmak suçundan dolayı ...nun 116/1-4 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı yasa ile değişik 102/1 maddesi gereğince ceza alt sınırdan tayin edilse bile 5 Yıl Hapis cezasını gerektirdiği, bu durumda hükümde yazılı olduğu şekilde 6545 sayılı yasa ile değişiklikten önceki TCK 102/1 maddesinin sanık lehinde olduğu anlaşıldığından bu şekilde hüküm kurulmuştur.
Konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından dolayı suç tarihinden sonra herhangi bir değişiklik yapılmadığından lehte -aleyhte karşılaştırma yapılmamıştır. '' şeklinde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Mala Zarar Verme ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası ile 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Suç tarihi ile inceleme günü arasında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilmiştir.
B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan şikayetçi ve şikayetçinin oğlunun maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından usulüne uygun bir şekilde duruşmaya davet edilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
C. Tebliğnamedeki Görüşe Yönelik Yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Mala Zarar Verme ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2010/289 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2010/289 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.