12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi özetle şöyledir : "Davalı tarafından ...
8.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine 20.000 TL tutarındaki bono ile takipte kesinleşen miktar itibariyle de 5.000 TL tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmıştır. Ancak söz konusu icra takibine dayanak bono üzerinde bulunan imzanın müvekkile ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu bulunmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur. Öncelikle senet üzerinde müvekkilin ismi ve kimlik numarası sonradan doldurulduğu açıkça bellidir. Diğer hususlar mavi kalemle yazılmış olup sonradan doldurulan kısımlar siyahla yazılmıştır. Bir de bariz bir şekilde sonradan düzenlenen kısımlardaki el yazısının farklı olduğu bellidir. Çıplak gözle bakıldığında dahi bu husus bellidir. Takibe konu senette düzenlenme tarihinin altında yer alan imzalar müvekkile ait değildir. Senet üzerindeki müvekkile ait olduğu iddia iki imza , açıkça görüleceği üzere birbiri ile örtüşmemektedir. Mahkemenize işbu dava dilekçesi ile sunulan vekaletname suretinde de görüleceği üzere müvekkilin imzası ile senet üzerindeki imzanın hiçbir alakası bulunmamaktadır. Zaten takibe konu bono çıplak göz ile incelendiğinde senet altındaki imzaların bile birbirine benzemediği görülecektir. Bilirkişi incelemesi neticesinde bono üzerinde yer alan imzanın taklit edilmeye çalışılan bir imza olduğu açıkça anlaşılacaktır. İşbu taklit edilmeye çalışılan imza ile müvekkile icra takibi açılması nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurunda da bulunacağız.Buna ilişkin soruşturma dosyası bilgilerini ilerleyen aşamalarda mahkemenize bildireceğiz. Yukarıda açıklamış olduğumuz tüm bu sebepler dolayısıyla ,öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına , yargılama neticesinde de müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz... "
CEVAP
Davalıya, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takip dayanağı bononun imzanın sahte olduğu gerekçesiyle, İİK 72. madde uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2020/1427 E. - 2020/1293 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi; senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir. Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, ‘görünüşe itimat (güven)’, ‘iyiniyet’ ilkesiyle, ‘kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması’ ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi (örneğin; TTK. mad. 659/II, 592, TBK. mad. 19/II, 605/II olduğu gibi) düzenlemiştir.
Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay HGK 2013/1746 esas ,2015/896 karar sayılı 4.3.2015 tarihli ilamı ) Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir.
24/07/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir;"İnceleme konusu 04.03.2021 düzenleme tarihli 08.0702021 ödeme günlü alacaklısı ... borçlusu ... olarak görünen 20.000TL'lık senet aslındaki borçlu imzalarının ...'nin eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır. Saygılarımla arz olunur..."
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça takibe konu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla iş bu menfi tespit davasının açılmış olduğu, imza definın kişisel defi niteliğinde değil, mutlak defi niteliğinde olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği, senette imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükünün alacaklıya ait olduğu, dava konusu bono da davacının keşideci olarak isminin yer aldığı ve davacıya ait olduğu belirtilen imzanın davacının el ürünü olmadığının grafoloji uzmanı bilirkişi raporu ile tespit edildiği, ilgili raporlarda senedin tanzim tarihinden önceki tarihlerde davacının imzalarının bulunduğu evraklardaki imzaların usule uygun şekilde incelenerek rapor tanzim edildiği, raporun denetime ve hükme elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının davalı yana borçlu olmadığının tespitine ve tüm dosya kapsamı itibariyle takip konusu bonoda davacının keşideci davalının ise lehtar olduğu , bu haliyle davalının icra takibinde kötü niyetli olduğu ve kötü niyet tazminatının şartlarının oluştuğu anlaşılmakla alacağın yüzde 20'si oranında kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı tarafça açılan menfi tespit davasına konu alacağın 5000 TL olduğu , karar tarihi itibariyle kesinlik sınırında kaldığı , kısa kararda her ne kadar istinaf yasa yolu açık olmak üzere yazılmışsa da gerekçeli karar aşamasında verilen mahkememiz kararının kesin olduğu anlaşıldığından bu durum düzeltilmiştir.
1.Davanın kabulü ile ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davacının davalıya borcu olmadığının tespiti ile bu icra takibine konu olan 04/03/2021 düzenleme tarihli 08/07/2021 ödeme günlü keşidecisi ... lehtarı ... olan 20.000,00-₺ bedelli senet için borçlu olmadığının tespitine,
2.Senet bedelinin %20'si oranına tekabül eden 1.000,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
3.Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 341,60TL karar harcından, 111,73TL peşin harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 229,90 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 59,30Tl başvuru harcı, 111,73TL peşin harcı, 8,50TL vekalet harcı, 2.000,00TL bilirkişi ücreti, 560,80TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 2.740,30TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda KESİN olmak üzere karar verildi. 26/12/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)