9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/4905 E. , 2023/7383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 25.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2013 tarihli ve 2012/988 Esas, 2013/643 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Bakırköy 25.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2013 tarihli ve 2012/988 Esas, 2013/643 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 10.04.2019 tarihli ve 2015/9712 Esas, 2019/9017 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra yürürlüğe giren kanuni düzenleme uyarınca atılı suç için öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla delilleri değerlendirme görevi üst dereceli mahkeme olan Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2020/25 Esas, 2022/326 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; ancak önceki verilen cezanın sanık için kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşıldığından cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olarak infaz edilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında alt sınırdan cezalandırma yoluna gidildiğine, lehe vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Şikayetten vazgeçme olmasının iddia edilen suça gölge düşürdüğüne, atılı suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin bir delil bulunmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, "Mahkememizce yapılan yargılama ,tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanık ...'ın yaşı küçük mağdurları evine kola vermek bahanesiyle çağırdığı ve mağdurlardan ...'e mağdur ...'da olduğu halde ve ikisinin de beyanları aynı yönde olup mağdur ...'i kucağına oturttuğu, yanaklarından öptüğü, cinsel amaçlı hareketlerle okşadığı ve saçlarını da okşadığı, bu olayın ertesi günü mağdur ...'in tek başına sanığın evine gittiği ve sanığın mağduru kucağına oturtup saçlarını okşayıp yanaklarından öptüğü, sanığın belirtilen şekilde 10/07/2012 - 11/07/2012 tarihlerinde mağdur ...'e kısa süreli, kesintili ve devamlılık arz etmeyen ve 6545 sayılı yasa ile değişik ve lehe bulunan yasa hükümlerine göre sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçunu zincirleme olarak işlediği suçu işlediği..." şeklindeki gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle Mahkemece kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2020/25 Esas, 2022/326 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.