Esas No
E. 2020/2251
Karar No
K. 2024/84
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/2251

KARAR NO: 2024/84

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2016/1359
KARAR NO: 2019/1128
KARAR TARİHİ: 21/11/2019
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/01/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ihtiyaçları doğrultusunda ... marka ürün ve sistem kurulumu için ... ile görüştüğünü, ... ürün yetkili bayi olan diğer davalı ...Tic. Ltd. Şti. ve diğer davalı ... ile yapılan görüşmeler sonucunda sistemin kurulmasına karar verildiğini, 11.03.2016 tarihli fatura ve işlem kapsamında ... tarafından “Malzemeli Kompanzasyon Panosu Tadilatı” olarak ... Marka sistemin kurulumu için kablolar çekildiğini ve sistem kurulumu, bilgisayar kontrol sistemi ve programının ... Yetkili personeli tarafından yapıldığını, ... yapılan işlemi ... Seri ... nolu 31.03.2016 tarihli fatura ile belgelendirdiğini, yapılan tadilattan önce karşılaşılmamış olan ve faturaya yansıyan bu tutar müvekkilini ciddi anlamda mağdur ettiğini, müvekkil şirket tarafından, elektrik faturasında ve sistemlerde sorun yaşamamak usulüne uygun ve en doğru şekilde elektrik tüketiminin sağlanmasını ve takibini sağlamak amacıyla davalılardan hizmet alınmış olmasına karşın faturaya yansıyan bu tutarın zarara uğramasına sebep olduğunu, müvekkilimizin kurması ve/veya değiştirmesi mümkün olmayan sistemin hatalı olarak kurulumu ve çalışması ve üründen kaynaklı sorun nedeniyle ciddi anlamda maddi zarara uğramalarına sebep olduğunu, faturaların müvekkil şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığını, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1843 D.iş dosyası ile yerinde tespit yapıldığını, raporda uğranan zararın faturaya yansıyan reaktif bedelin yapılan tadilat sonunda eksik kurulum, montaj, malzeme hatası ve kurulum ile kurulum sonrası eksik hizmetten kaynaklandığı bundan tadilatı yapan, sistemi kuran, hizmeti sunan ve malzemeyi tedarik edenler olarak aleyhinde tespit istenen davalıların sorumlu olduğunun tespit edildiğini, tespit raporuna davalılarca itiraz edildiğini, dava ikame edilmeden önce taraflara Kadıköy ... Noterliği’nin ... yevmiye nolu 19.09.2016 tarihli ve Kadıköy ... Noterliği’nin ... yevmiye nolu 20.10.2016 tarihli ihtarnamelerinin gönderildiğini, davalıların ihtarname ile kendilerine verilen 5 iş günü içerisinde ödeme talebinin kabul etmediklerini, cevabı ihtarnameler gönderdiklerini, müvekkilinin hizmet dolayısıyla zarara uğradığını, belirterek müvekkil şirketin almış olduğu hizmetteki ürün, hizmet, kuruluş ve işlemlerinden kaynaklanan faturaya yansıyan reaktif bedelin yapılan tadilat sonunda eksik kurulum, montaj, malzeme hatası ve kurulum ile kurulum sonrası eksik hizmetten kaynaklandığı, bundan tadilatı yapan, sistemi kuran, hizmeti sunan ve malzemeyi tedarik edenler olarak davalıların sorumlu olduğu 77.033,87 TL+KDV olmak üzere toplam 90.899,96 TL zararın taraflara tebliğ edilen ihtarname tarihleri itibariyle en yüksek mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili ..., işveren konumunda olan davacı ... Tic. Ltd. Şti’nin talebi üzerine 05 Nisan 2016 tarihinde işverenin fabrika binasında bulunan eski röleleri sökerek yerine diğer davalılardan ...'ın bayisi olan ... satın almış olduğu ... ve ... Çeviriciyi monte ettiğini, montaj işi toplam 2 saat civarında sürdüğünü, sonrasında müvekkili tarafından herhangi bir işlem veya müdahalede bulunulmadığını, davalılardan ... firması tarafından, davaya konu cihazın kurulumunun yapılacağı ve yazılımının da yükleneceği davacı ... firması yetkilisi ...'a sözlü olarak taahhüt edildiğini, taahhüt üzerine de direkt firmanın kendisi tarafından kurulum yapacağı için ... Ltd. Şti. yetkilisi ...'unda ... teklifini kabul ettiğini, sonrasında da taahhüt edildiği gibi de cihazın kurulumu ve devreye alınması işi ... firması görevlisi ... tarafından yapıldığını, cihazın sisteme otomatik olarak tanıtılamadığını, kurulum işlemini yapan ... yetkilisi ... tarafından manuel olarak kurulum yapıldığını, kondansatör güçlerinin cihaza manuel olarak girilebildiğini, sistemde daha önce takılı bulunan ... Marka reaktif güç kontrol rölesi ile bu işlem sisteme otomatik olarak başarılı bir şekilde tanımlanabilmekteyken ... Marka cihaz ile tanımlanamamasınm nedeninin ... firma yetkilisi ... tarafından sistemde çok fazla yük olduğu, ... Marka cihazın bu nedenle otomatik olarak kurulum sağlayamadığının belirtildiğini, sonrasında ...Tic. Ltd. Şti. tarafından ... isimli firmaya başvurularak takılan cihazın sistem reaktife geçmeden önce haber vermesini sağlayan yazılım ve kurulum işlemlerinin yapılmasının talep edildiğini, .... A.Ş. isimli firma personeli ... 20 Nisan 2016 tarihinde, yani yapılan montaj işleminden 15 gün sonra davacı tarafın fabrikasına giderek müvekkili davalı tarafından montajı yapılan cihaza haberleşme yapmasını sağlayan yazılımları yükleyerek sistemi devreye aldığını, ... tarafından haberleşme yapılmasını sağlayan yazılımlar yüklendikten bir süre sonra ... Tic. Ltd. Şti. yetkilileri tarafından sistemin her gün mail göndererek bilgi veriyor olması özelliğinin kapatılması ve sadece sistem reaktife geçmeden önce haber vermesi istendiği belirtilerek ...'a haber verildiğini, ... yetkilisi ... 'in, ...'ya giderek talep edilen müdahaleyi yaparak ve yazılımı değiştirdiğini, röleyle ilgili ayarları da kontrol ederek bazı değişiklikler yaptığını, 30/05/2016 son okuma tarihli fatura sonrasında davacı ... firması yetkileri tarafından sistemde bir hata olduğu belirtilerek ... başvurulduğunu, yine ... yetkilileri tarafından sistemin kontrol edildiğini, hatanın düzeltildiğini, sistemin düzgün çalıştığının tespit dosyasında rapor veren bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, ... tarafından yalnızca eski rölelerin sökülmesi ve yeni alman ... Marka rölenin montaj ve kablo işinin yapıldığını, davacının iddia ettiği zarara yol açan durum bir montaj veya kablolama hatası sebebiyle meydana gelmediğini, tespit dosyasında hatalı olarak müvekkilinin de kusurlu olduğundan bahsedildiğini, müvekkilinin kusurunu ve sorumluluğunu gerektirecek bir işlemin, meydana gelen zarar ile müvekkilinin yaptığı iş arasında illiyet bağı olmadığını, müvekkili ile ... Tic. Ltd. Şti. arasında bakım, kontrol, takip vb. bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin diğer taraflar ... ve ... arasında da herhangi bir hukuki veya organik bağ olmadığını, müvekkilinin diğer davalılarla birlikte müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulamayacağımı, müvekkilinin yalnızca ... marka ... Ethernet Çeviricinin ... isimli bayiden alınması ve montajı işini yapmış olduğunu, başkaca hiçbir işlemde bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile : müvekkili şirketin sadece cihaz üreten firma olduğunu, kullanılan cihazda herhangi bir arıza veya üretim hatasının tespit edilmediğini, bilirkişi raporunda tespit sırasında rölenin düzgün çalıştığının tespit edildiğini, davacı ... Ltd. Şti. ’ne montaj ve kurulum hizmetini diğer davalılardan ... firmasının vermiş olduğunu, ... ürünü ... Ltd. Şti ’den, ... Ltd.Şti.‘de .... A.Ş. ‘den satın almış olduğunu, ... firması tarafından gerçekleştirilen kurulum aşamasında ve sonrasında müvekkili ... A.Ş. ‘nin sistemi devreye alma, sonrasında takip etme, uzaktan izleme, belirli aralıklarla kontrol etme gibi bir görevi olmadığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile: müvekkili şirketin davanın tarafı olmadığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının elektrik işlerini yapan ...’nun 30/03/2016 tarihinde, diğer davalı ... 2 adet ... reaktif röle ve uzak izleme yapabilmek için ... modem cihazım siparişi geçtiği ve bu siparişin ...'ın bayisi olan müvekkili şirket tarafından ... gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin yapmış olduğu işlemin tamamen malzeme satışı olduğunu, kurulum-montaj vb. bir hizmet sunumu/alımı olmadığını, montaj-izleme hizmeti vb. işler ile ilgili davacıya verilen yazılı veya sözlü bir taahhüdün olmadığını, müvekkili şirketin kurulum-montaj-izleme hizmeti vermediği, hiçbir şekilde montaj-kurulum ve devreye alma aşamalarına da dahil olmadığını, müdahale etmediğini, ortada iki ayrı sözleşme bulunduğunu, ürünün satışına ilişkin satış sözleşmesi ve kuruluma ilişkin hizmet sözleşmesinin, kurulum-montaj-izleme safhasından yani hizmet sözleşmesinden kaynaklı olduğunu, müvekkili şirketin sadece satıcı konumunda olduğunu, geçen hizmet sağlayıcısı olmadığını, müvekkili şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, davada taraf sıfatı bulunmadığını, montajları yapılan ürünlerin ithalatçı ve imalatçı firma garantisi altında olduğunu, müvekkili şirketin ürünlerin ne ithalatçısı ne de imalatçısı olduğunu, sadece satıcı konumunda bulunmakta olduğunu, bu anlamda taraf sıfatı bulunmadığını beyanla davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ... Hükme esas alınan 18/06/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporu dayanak yapılarak; davacı şirket ile davalılardan ...'nin davacı şirketin iş yerinde malzemeli Kampanzosyan panosu tadilatı hususunda anlaştıkları, davalı ...'nin davalılardan ...'den fatura karşılığı role ve modemi satın aldığı, faturayı işletme defterine kaydettiği, bilirkişi heyeti tarafından teknik inceleme ve değerlendirme kısmında davalı ...'nin kampanzasyon panosuna roleyi mekanik olarak montaj yaptığı, davalının elektrik panosunun montajını yapan elektrik tesisatçısı olduğu, davalı ... şirketinin rolenin üretici firması olduğu, davalı ... tarafından montajı yapılan rolenin programlanması ve devreye alınması işini davalı ... görevlisi olan ... ve ... tarafından yapıldığı, söz konusu rolenin programlanması devreye alınması uygun parametreler ile set edilerek programlanması ve yerine getirmesi beklenen şekilde çalışır hale getirilmesi özel bir eğitim bilgi ve uzmanlık gerektiren bir konu olması ve bu işin/rolenin uzmanı olan bir personel ile yapılmasının gerekli olduğu, davalılardan ... şirketinin çalışanlarının böyle bir bilgiye sahip olduğu, rolenin programının düzgün ve tam olarak görevini yerine getirecek şekilde yapılmış olması halinde davacı tarafa ne reaktif ne de kapasitif enerji bedeli yansımayacağı, davalı ... tarafından üretilen rolenin programlama işinin hatalı ve eksik olarak programlanmış olduğu, bu nedenle davacı tarafa reaktif güç bedelinin fatura bedeli olarak yansıdığı, davacı şirket tarafından davalı ... şirketine elektrik faturasında reaktif güç tüketimi nedeni ile elektrik faturasından bedel çıkmış olduğunun bildirilmesi üzerine ... şirketi çalışanı tarafından role üzerinde düzeltme işlemi yapıldığı, bu işlemden sonra herhangi bir reaktif bedelin faturaya yansımadığı, davacı iş yerinde meydana gelen zarardan davalılardan ... şirketinin sorumlu olduğu, davalılar ... Şirketinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, davacı şirket tarafından Kadıköy .... Noterliğinin 20/10/2016 ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tebliğ edildiği, tebliğ şerhinin dosyada bulunmadığı, davalı ... Şirketi tarafından İzmir .... Noterliğinin 31/10/2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiği, Davacı şirket tarafından ihtarname ile tebliğ tarihinden itibaren 5 gün içinde ödenmesini istediği, davalı ... şirketinin 31/10/2016 tarihinden itibaren temerrüt tarihinin 06/11/2016 tarihi olduğu, davacı tarafından dava dilekçesi ile herhangi bir oran belirtmeksizin en yüksek mevduat faizi talebinde bulunduğu, davacı tarafından açıkça avans faizi talep edilmediği ve yasal faiz oranından daha yüksek bir oran gösterilmek sureti ile faiz talebinde bulunulmadığı, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizin yasal faiz olduğu anlaşılmakla" davanın Kabulü ile 90.899,96 TL'nin 06/11/2016 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davalılar ...Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Dava konusu oluşan zarardan sorumlu olup davanın tüm davalılar yönünden kabulü gerekirken ...Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmesi eksik incelemeye dayalı ve hukuka aykırı olduğunu, itirazlarımız doğrultusunda inceleme yapılarak kararın diğer iki davalı yönünden de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Dava dilekçemizde talep ettiğimiz üzere temerrüd tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmesine rağmen faiz yönünden eksik incelemeye ve hukuka aykırı karara olarak yasal faiz üzerinden karar verildiğini,Davalılar ... şirketi yönünden davanın kabulü gerekmekteyken reddine karar verilmekle birlikte davalılar lehine maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.Davalı ... Tic. A.Ş. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Müvekkil şirketin üretimi olan cihazda hiçbir arıza ve ayıp bulunmadığını, cihazın davacı şirketin işyerinde kurulumu, müvekkil üretici ... A.Ş. tarafından gerçekleştirilmediğini, müvekkil ... A.Ş. sadece üretici firma olup ürettiği cihazda hiçbir arıza ve ayıp olmadığı sabit olduğu gibi davacı şirketle arasında hiçbir sözleşme ilişkisi bulunmayan müvekkil şirketin sistemin kurulması, izlenmesi, aktif tutulması veya sorun durumunda oluşacak zararların karşılanması ile ilgili hiçbir yazılı veya sözlü taahhüdü de bulunmadığını, mahkeme kararında tüm itirazlarımıza rağmen hiç değinilmeyen 149 sayfadan oluşan bir cilt halindeki rapidus reaktif güç kontrol rölesi kullanım kılavuzunda yazılı olup ayrıca kılavuzla birlikte verilen cd de kayıtlı olduğunu, bu son derece özenle hazırlanmış ayrıntılı kılavuzda genel uyarılar ile kurulum ve kullanım aşamasıyla ilgili her türlü teknik bilgi detaylı olarak yer aldığını, dolayısıyla, cihazın kurulması davacının kurulumu yapmak üzere anlaştığı ve kurulumu yaptırdığı sabit olan davalı ... firmasının işi olup zaten bunun için davacı şirketin işini üstlendiğini, dava dilekçesinin 10. maddesinde davaya konu zarara ilişkin faturanın davacı şirkete ulaşmasından sonra davacı şirketin cihazın satın alındığı diğer davalı ... Ltd. Şti. ni aradığı ve daha sonra müvekkil şirketten bir personelin geldiği ve gerekli düzeltmenin yapıldığı belirtildiği, kurulumun değil sorun ortaya çıktıktan sonra yapılan bildirim üzerine müvekkil şirket elamanları tarafından sorunun tespit edilip giderildiğine dair savunmalarımızı doğrulayan bu husus da kararda dikkate alınmadan hatalı karar verildiğini, sorun ortaya çıktıktan sonra yapılan bildirim üzerine, müvekkil şirket elemanının durumu yerinde incelemek ve nedenini tespit ederek gerekirse teknik destek vermek üzere davacı şirketin işyerine gitmesi de son derece doğal ve ticari hayatın gereklerine uygun bir davranış biçimi olduğunu, ayrıca, sistem dış internete kapalı çalıştığından ne müvekkil şirketin ne de davacı iş sahibi ... şirketi dışından bir kişinin sisteme ulaşma ve müdahalede bulunma varsa arızayı tespit etmek ve e-mail yoluyla uyarıda bulunmak ve ayarlarını değiştirme yetkisi ve imkanı bulunmadığını, Zarardan sorumlu olunduğunu ve tazminini kabul etmemekle birlikte belirtmek isteriz ki şayet ortada bir zarar varsa bu zarar davacı şirketin kusurundan kaynaklandığını, Davalı ... firmasının dosyada mevcut 23.09.2016 tarihli dilekçesinde de “tespite konu montaj işi 05.04.2016 tarihinde yapılmış olup montajı yapılan cihazlar ise 31.03.2016 tarihinde satın alındığı şeklinde açıklamada bulunulduğunu, davacı şirketin aradan 2 ay geçtikten sonra gelen ... seri nolu 31.03.2016-30.05.2020 ilk/son okuma tarihli ve 15.06.2016 son ödeme tarihli fatura üzerine 14.06.2016 tarihli dilekçe ile tespit talebinde bulunduğunu ve ancak bu fatura ile durumun farkına vardığını, oysa, kompanzasyon panosunda tadilat/yenileme yapılmış olması, bu sayacın fatura dönemi içinde davacı ... veya sözleşme ile hizmet aldığı firma tarafından kontrol edilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını, davacı tarafından sayaç takibi yapılsa ve sorun fatura dönemi içinde bildirilmiş olsaydı, yapılacak müdahale ile de zarar önlenebileceğini, bunun gerçekleşmemiş olmasında da müvekkil ... A.Ş. nin hiçbir kusuru mevcut olmadığını, davacı şirketin sistemin çalışmaya başlamasından sonra gelen fatura ile durumu farketmesi 2 ay gibi çok uzun süreç içerisinde sayaçlarını hiç kontrol etmediğinin ve bu nedenle de kusurlu olduğunun açık ve kesin bir kanıtı olduğunu, bu bağlamda davacı şirket muayene ve ihbar yükümlülüğünü de TTK. nun 23/son maddesine uygun olarak zamanında yerine getirmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, tacirler arası ayıplı mal satışından dolayı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Somut olayda; davacıya ait iş yerinde, malzemeli kampanzasyon panosunun tadilatı hususunda davacı şirketin davalılardan ... ile anlaştığı, ... kurulum için gerekli olan röleler ile modem cihazını, davalılardan üretici firma ... bayisi olan ... sonradan düzenlenen 31/03/2016 tarihli 2.050,19 TL bedelli fatura ile satın aldığı, davacı şirkete 11.03.2016 tarihli 4.920,60 TL bedelli fatura tanzim ettiği, söz konusu faturaların davalı ... ile davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bilirkişi raporu ile saptandığı, kompanzasyon panosuna rölelerin mekanik olarak montajı davalı ... tarafından gerçekleştirildiği, pano içine montajı yapılan rölenin düzgün ve tam olarak çalışmaması nedeniyle ilgili dağıtım şirketi tarafından montajdan sonraki ilk faturaya, ( 31/03/2016 -30/05/2016 dönemine ait 31/05/2016 tarihli fatura) alacak kalemleri içerisinde reaktif enerji tüketim bedeli olarak 77.033,87 + KDV bedeli yansıtıldığı, yansıtılan bedelden davalıların sorumlu olduğu iddiası ile işbu davanın açıldığı görülmüştür. Somut olayda uyuşmazlık; monte edilen rölelerin düzgün çalışmamasının nedeni, üretim hatasından mı ( buna yazılım/program hatası da dahil) yoksa montaj hatasından mı kaynaklandığına ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği gibi, davacıya ait kompanzasyon panosundaki sistemin düzgün ve tam olarak çalışamamasının nedeni, rolelerin montajından kaynaklanmadığı, davalı ...'in, pano içine montajı ve gerekli elekrik kablo tesisat bağlantı işlerini gereği gibi yerine getirdiği, sorunun, ilgili rölelerin programlanmasının hatalı ve eksik yapılması nedeni ile sistemin çalışmadığı anlaşılmıştır. Diğer bir ifade ile röleden beklenen görevi yerine getirmesi için gerekli röle programlama işinin (uygun parametreler ile rölenin programlamamasından) uygun şekilde yapılmamış olmasından kaynaklandığı, dolayısıyla davacının satın aldığı röleler ile modem cihazının ayıpla mal niteliğinde olduğu görülmüştür. Nitekim akabinde davalı ... çalışanları tarafından role üzerinde düzeltme işlemi yapılarak sistemin sorunsuz bir şekilde çalıştığı, sonraki dönemlerde herhangi bir reaktif bedelinin faturalara yansıtılmadığı anlaşılmıştır. Ancak mahkemece, ayıplı satılan üründen dolayı sadece üretici firmanın sorumlu olduğuna karar verilmiş ise de, davalı ...'nun sadece ürünün montajını yapmadığı, üretici firmanın bayisi ... söz konusu röleleri ve modem cihazını temin ederek davacıya satışını yaptığı, yani davalı ... ile .. , söz konusu malın satıcısı olduğu anlaşılmakla satıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinin tatbiki gerekmektedir. 6098 sayılı TBK'nin 219. maddesi; ''Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' 223. Maddesi ; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Türk Ticaret Kanunun 23/son maddesi ; "c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükümlerine yer verilmiştir.Ancak somut olayda, sistemin düzgün çalışıp çalışmadığı, kurulumdan yaklaşık 2 ay sonra ilgili kurum tarafından düzenlenen reaktif bedelinin yansıtıldığı 31/05/2016 tarihli ilk fatura ile anlaşılmıştır.

TTK 223/son bendinde malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek ve incelettirmekle yükümlü olduğu ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Ancak davacı tarafından kurulundan itibaren sekiz gün içinde bir inceleme yapıldığına ilişkin dosyaya sunulmuş bilgi ve belge bulunmadığı, davacının, sistemin çalışmasından yaklaşık 2 ay sonra gelen fatura ile ayıbın fark edildiği, 2 aylık süre içerisinde sayaçların kontrol edilmediği, 14/06/2016 tarihli dilekçe ile tespit talebinde bulunduğu ve davalı şirketlere ilk bildirimi Kadıköy ... Noterliği'nden gönderilen 20/10/2016 tarihli ihtarname ile yapıldığı, bu nedenle TTK 23/son,

TBK 223/2 maddesi hükümlerine göre davalı alıcının ihbar mükellefiyetini TTK 18/3 maddesi hükümlerine göre yerine getirdiğini ispatlayamaması nedeniyle satılanı kabul etmiş sayılmasına göre ayıplı mal satışından dolayı uğranılan zararın tazminini talepli açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Davacı vekili diğer bir istinaf nedeni olarak; reddedilen davalılar lehine maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de " maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağına" ilişkin AAÜT 13/4 bendinde düzenlemenin 02/01/2020 tarihinde yürürlüğe giren AAÜT 'ne eklendiği, karar tarihi olan 21/11/2019 tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13 13. Maddesi " (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiş olmakla mahkemece, maddi tazminat yönünden tarifede belirlenen ücrete göre vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine, davalı ... Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kazanılmış haklar gözetilerek HMK 353/b-2 madde uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine, davalı ... Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,

HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1359 Esas, 2019/1128 Karar sayılı ve 21/11/2019 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davanın REDDİNE,a-)Alınması gerekli 427,60 TL karar ilam harcından başlangıçta yatırılan 1.552,35 TL peşin harcın mahsubu ile arta kalan 1.124,75 TL'nin karar kesinleştiğinden istemi halinde davacıya iadesine,b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına c-)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,ç-HMK 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıranlara resen iadesine,

İstinaf Giderleri Yönünden;3-İstinafa başvuranlar tarafından yatırılan başvurma harçlarının ayrı ayrı Hazineye irat kaydına,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcının davacı tarafından yatırılan 54,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davalı ... Tic. A.Ş. tarafından yatırılan 3.104,69 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 2.677,09 TL harcın karar kesinleştiğinde davalı ... Tic. A.Ş.'ye iadesine, 5-Davalı ... Tic. A.Ş. tarafından sarf edilen 576,20 TL istinaf harç giderinin davacıdan alınarak davalı ... Tic. A.Ş.ye verilemesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.17/01/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog