Esas No
E. 2021/17750
Karar No
K. 2023/7489
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/17750 E.  ,  2023/7489 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/427 E., 2016/350 K.
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/7346 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/427 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi

Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, mağdurenin sanıkla ilişkisinin rızaya dayalı olduğunu ve sanığın mağdurenin gerçek yaşını bilmediğini, mağdurenin kendi rızası ile sanığın evine geldiğini ve görsel ve fiziksel olarak on beş yaşından büyük gösterdiğinin açık olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesi: ''Mağdur ile SSÇ ...'ın facebook üzerinden tanıştıkları, bunun öncesinde herhangi bir tanışıklıklarının bulunmadığı, SSÇ'nin facebook'ta ... isimli profil kullandığı, buradan doğrudan mesajlaşarak Darıca Farabi Devlet Hastanesi önünden buluştukları, buradan SSÇ'nin evine gittikleri ve odaya geçtikleri, bu aşamaya kadar olayın belirtildiği şekilde gerçekleştiğinin SSÇ ve mağdur beyanlarından anlaşıldığı, sonrasında mağdur ile SSÇ ...'ın öpüşmeye başladıkları, mağdurun ...'la organ sokmak suretiyle cinsel ilişki yaşadığı şeklinde beyanda bulunduğu, SSÇ'nin ise savunmasında organ sürtme şeklinde ilişkilerinin olduğu ve organ sokmadığını ifade ettiği, Kocaeli ATK Şube Müdürlüğü'nün 13/10/2015 tarihli cinsel muayene raporuna göre Yapılan vajinal muayenesinde; kızlık zarı halkavi yapıda, saat 3 hizasında kaideye varmayan doğal çentik mevcut olduğu, duhule yırtılmadan müsait olmadığı, açıklığının bir parmaktan biraz geniş olduğu, yeni veya eski yırtık tespit edilmediğinden BAKİRE OLDUĞU, bu yolla vücuduna organ veya sair cisim SOKULMAMIŞ olduğu, Yapılan anüs muayenesinde; anüs sfinkter tonusu yeterli olduğu, yeni veya eski yırtık, hematom, ekimoz bulgusu mevcut olmadığından; anal yolla vücuduna organ veya sair cisim SOKULMAMIŞ OLDUĞU, yapılan fiziki muayenesinde; Vücuduna emme, sırma, ısırma gibi şehevi ya da direncinin kırılmasını sağlayacak ölçüde veya ötesinde herhangi bir darp cebir izi tespit edilmediği kanaatini bildirdiği, bu durumda olayların SSÇ ...'ın savunmasında belirttiği şekilde organ sokma gerçekleştirmeden şehevi arzuları tatmin amaçlı organ sokma boyutuna varmayan ırza tasaddi aşamasında olduğu nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15/04/2014 tarih, 2014/14-8 esas, 2014/186 karar sayılı içtihatının da bu yönde olduğu ve eylemini herhangi bir engelleme olmadan kendi iradesiyle sonlandırdığı anlaşılmıştır. Her ne kadar mağdur olayın kendi rızası dahilinde gerçekleştiğini beyan etse de, mağdurun 14 yaşını bitirip 15 yaş içerisinde olduğu, yapılan araştırmada beyan üzere doğduğunun tespit edildiği, ATK 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 21/03/2016 tarihli raporuna göre ... kızı ...’ın, 01-03-2001 olarak belgelenen doğum kaydına uygun gelişim gösterdiği, olay tarihinde (06-09-2015) -14- yaşını bitirmiş olup 15 (onbeş) yaşı içerisinde olduğu ve -15- yaşını bitirmediğinin kabulünün uygun olacağının bildirildiği, bu durumda 15 yaşını bitirmemiş mağdurun meşru ve geçerli bir rızasından söz edilemeyeceği, bu şekilde SSÇ ...'ın organ sokmadan mağduru cinsel istismara uğrattığı ve bu eylemi gerçekleştirirken mağdurun hürriyetini tahdit ettiği anlaşılmakla, SSÇ'nin duruşmalardaki iyi hali ve verilmesi halinde uslandırıcı etkisi olacağı kanaatiyle takdiri indirim uygulanarak, neticesinde sanığın müsnet suçlardan mahkumiyetine'' karar verilerek hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerde, olayın intikal şekli ile zamanı, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda mağdureyi on beş yaşından büyük bildiğine dair beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/427 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.