Esas No
E. 2022/3822
Karar No
K. 2023/7456
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/3822 E.  ,  2023/7456 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/915 Esas, 2022/381Karar
HÜKÜM: Yeniden hüküm kurularak davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/107 E., 2020/44 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalının, davalıya ait arsanın 1/2'sinin satışı konusunda mutabakata vardıklarını, davalının taşınmazın kendisine ait olduğunu, bu yeri Alibey ... isimli birinden aldığını, ancak taşınmaza ilişkin ortaklığın giderilmesi davasının sürdüğünü, davadan sonra taşınmazın 1/2'sini müvekkiline devredeceğini vaat ettiğini ve müvekkilinden bu satışın bedeli olarak 34.440,00 euro aldığını, 15.08.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığını, ayrıca paranın teminatı olarak da 15.08.2016 düzenleme ve vade tarihli 34.440,00 euro bedelli bononun müvekkiline verildiğini, ancak bugüne kadar arsanın devrinin yapılmadığını, araştırmalarında arsanın davalıya ait olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin bu durumu öğrenir öğrenmez bonoya dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ilamsız icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı itirazın iptali davası olduğunu, sebepsiz zenginleşme davalarında zamanaşımının öğrenmeden itibaren 3 ay ve her halükarda 2 yıl olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, alacaklının elinde vadesi geçmemiş tüm yönleriyle tamam olan senet mevcut iken sebepsiz zenginleşme davası açmasında hukuki yarar olmadığını, söz konusu arazinin alımı için senette yazılan miktarın verilmediğini, senedin teminat senedi olarak davacı tarafından kabul edildiğini, senette yazan miktarın kayıtsız şartsız borç ikrarını doğurmadığını, müvekkiline gerçekte verilen rakamın tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen sözleşme başlıklı belge ile 4304 ada 8-9 parselde kayıtlı taşınmazın davalı adına olan hissesinin 1/2'sinin davacıya devredileceği hususunda anlaşma sağlandığı, bu harici satım sözleşmesi ile tapu karşılığı 34.440,00 euro bedelli teminat senedinin davacıya verildiği, izaleyi şuyu davasından sonra tapunun davacı ... adına yapılmasından sonra teminat senedinin hükümsüz kalacağı hususunda anlaşma sağlandığı, sözleşmeye konu teminat senedinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre takibe konu edildiği, sözleşmeye konu hisse devrinin gerçekleşmediği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, satış tarihi itibariyle tapulu olan taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi şekilde yapılmadığından hukuken geçersiz olduğu, bu durumda tarafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri alma hakkına sahip olduğu, davacı taraf sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak teminat senedini takibe konu etmiş ise de sözleşmenin içeriğinden taşınmaz bedelinin ne kadar olduğu, bedelinin ödenip ödenmediğinin tespit edilemediği, geçersiz sözleşme nedeni ile tarafların ancak aleyhine zenginleştiği ölçüde karşı taraftan talepte bulunabileceği, verdiklerini geri isteyebileceği, davalı tarafın taşınmazın bedelini aldığı kanıtlanamadığından davacı aleyhine zenginleştiği yönünde kanaate varılamadığı, bu hususun ispatı için davacı tarafa yemin deliline başvurma hakkı hatırlatılmış ise de davacı tarafın yemin deliline dayanmadığı, sözleşme içeriğinde bahsi geçen teminat senedinin cezai şart olarak mı yoksa taşınmazın ödenen bedeline karşılık olarak mı verildiği ispatlanamadığından davacının takip talebi ile bağlı olduğu nazara alınarak sebepsiz zenginleşme iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, delilleri incelenmeksizin karar verildiğini, tarafların imzasının bulunduğu 15.08.2016 tarihli belge içeriğine göre iddialarını ispat ettiklerini, müvekkilince ödemenin davalı tarafa yapılıp yapılmadığının ispat edilememiş olduğu tespitinin hatalı olduğunu, davalı tarafça 1/2'sinin verilmesi taahhüt edilen taşınmazın yarı hissesinin müvekkiline verilmediğini, davalının kendisine ait olmayan bir taşınmazın devrini vaad ettiğini, ancak taşınmaz kendi adına kayıtlı olmadığından devrin gerçekleştirilemediğini, müvekkilinin yanıltıldığını, ödemiş olduğu 34.440,00 euro gibi yüksek meblağ parasını geri alamadığını, davalının bonoda ve sözleşmede bulunan imzalarını inkâr etmediğini, davayı dayandırdıkları sebepleri kesin delil niteliğinde yazılı belgelerle ispat ettiklerini, taraflarına usulen hatalı olarak yemin teklif edildiğini, yemin teklifinin davalıya yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.08.2016 tarihli yazılı sözleşmenin "Malatya, ... yolu, 4304 ada, 8 ve 9 nolu parsellerde olan 990 metre arsanın Alibey ...'den alınıp, ...'ın adına verildiği, ... adına olan arsanın 1/2'sinin de ...'a ait olduğu, tapuya karşılık olarak 34.440 euro teminat senedinin ...'a verildiği, "izale-i şuyu bittikten sonra tapunun ... adına, satışının verilmesinin ardından tapuya karşılık 34.440 euro teminat senedi olarak aldığı bu senedin hiçbir şekilde hükmü kalmayacağı" şeklinde davacı ve davalı tarafından inkar edilmeyen imzalarla düzenlenmiş olduğu, hukuki ilişki inkâr edilmemekle birlikte ödeme, ibra vb. gibi nedenlerle son bulduğunun ileri sürülmesi halinde genel ispat kuralı çerçevesinde ispat yükünün davalı borçlu üzerinde olacağı, yine davacı alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek, ispat yükünün senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davalı tarafa düştüğü, karine olarak kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği, borçlunun bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, bu konuda tanık dinletilemeyeceği, bu nedenle Mahkemece, sözleşme ve buna dayalı bono nedeniyle davalı tarafın borcunu ifa ettiği ispatlanmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesi davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kabulü ile, Bakırköy 10. İcra Dairesi'nin 2018/17736 sayılı icra dosyasında davalı tarafından yapılan itirazının iptali ile takibin devamına, kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 50.997,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın mahiyeti itibarı ile sebepsiz zenginleşme davası olduğunu, istinaf mahkemesinin takibe konu senedi kambiyo senedi olarak değerlendirdiğini, halbuki bir sözleşmeye bağlı olarak teminat için verilen senetlerin kayıtsız şartsız borç ödeme vasfını kaybettiğinden kambiyo vasfının olmadığını, davacının da bunun farkında olarak ilamsız takip başlattığını, alacaklının dahi kambiyo vasfında saymadığı senedin istinaf mahkemesince kambiyo senedi olarak nitelendirildiğini ve ispat yükünün buna göre belirlenerek aleyhlerine karar verildiğini, somut olayda sebepsiz zenginleşme kurallarının geçerli olduğunu, anlaşmanın geçersiz olduğunu, davacının senet karşılığı para verdiğini ispatlaması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasın istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasındaki adi yazılı sözleşme gereği, davalı tarafından davacıya devri vaat edilen taşınmaz için davalıya verildiği ileri sürülen para karşılığı davalının verdiği teminat senedinin, taşınmaz devrinin mümkün olmadığının anlaşıldığından bahisle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.