11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/3693 E. , 2023/7578 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
DAVALILAR :1. Anaç Makina İnşaat Tekstil Turizm San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu vekili Avukat ... DAVA TARİHİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili, duruşmasız olarak davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan davalı şirket vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin İngiltere menşeli, endüstri, tarım ve inşaat sektöründe kullanılan iş makineleri üretimi konusunda uzman bir şirket olduğunu, müvekkiline ait JCB markasının tanınmış marka olarak kayıtlı bulunduğunu, ayrıca yalnızca şekilden ibaret tescilli markanın da olduğunu, davalı Şirketin ise 2017/17325 sayılı ANAÇ+şekil ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, marka kapsamlarındaki malların da aynı bulunduklarını, davalı Şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu, zira başvuru sahibi Şirketin adresinde üç farklı aramada müvekkiline ait markalarını taşıyan taklit ürünlerin ele geçirildiğini, bu nedenle şirket yetkilileri hakkında başlatılan ceza yargılamalarında cezalandırılmalarına karar verildiğini ileri sürerek YİDK'in 2018-M-4223 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin 1990 yılında kurulduğunu, sektörün önde gelen yedek parça sağlayıcısı olduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, markalarda yer ... kelime unsurlarının farklı olduğunu, davacı markasını oluşturan yamuk şeklinden ibaret markanın zayıf marka niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde kazanılmış hakkının olduğunu, müvekkili adına tescilli 2005/16194 sayılı markanın davacı markalarından önceki tarihli bulunduğunu, markalarda yer verilen ... ve siyah renklerin tehlikeli iş alanlarında sıklıkla kullanıldıklarını, yine ambalaj üzerinde aynı markanın belli aralıklarla bir sıralı düzen halinde basılmasının ürünler üzerinde bile uygulanır olduğunu, marka kapsamlarında yer ... yalnızca 7. sınıf malların ortak bulunduğunu, ilgili tüketicinin profesyonellerden oluştuğunu ve markaları karıştırmayacaklarını, taraflar arasındaki mahkemeye yansıyan uyuşmazlıkların henüz kesinleşmiş bir kararla sonuçlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının anaç şekil ibareli başvuru markasıyla davacının JCB+şekil ibareli tescilli markaları arasında görsel olarak ortalama (...) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, dava konusu mallar/hizmetler açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında iltibas-benzerlik bulunduğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2018-M-4223 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/17325 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvuruda yer verilen anaç ibaresinin ayırt ediciliği sağladığını, tanınmışlığa dayalı hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığını, davacının kötü niyet iddiasının da yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili başvurusuna konu işaret ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin ticaret hayatının başından beri ANAÇ marka ibaresini yamuk çerçeve içinde kullandığını, bu şekilde müvekkili adına tescilli 2005/16194 sayılı markanın bulunduğunu, taraf markalarında kullanılan rengin de aynı olmadığını, iş makineleri, inşaat vb. dikkat gerektiren tehlikeli sektörlerde ... rengin kaçınılmaz olarak kullanıldığını ve hatta ... siyah renk kombinasyonunun da dikkat ve tehlike işaretlerinin olmazsa olmazı olduğunu, ayrıca taraf markalarında ortak olan ... sınıfın 7. sınıf bulunduğunu, yerel mahkeme kararında taraf markalarının tescilli olduğu sınıf/alt sınıfların ... ... karşılaştırması gerekirken, bu yönde bir inceleme yapılmaksızın sınıfların aynı/aynı tür olduğu şeklinde genel bir ifadeyle sınıf incelemesinin eksik yapıldığını, dava konusu markanın kapsadığı malların alıcısının genellikle tacir kimseler olacağını ve uzmanlıkları kapsamında alım ve seçim yapacaklarını, dolayısıyla malları yakından tanıdıklarını, daha dikkatli olmalarının bekleneceğini ve bu nedenlerle de karıştırma ihtimallerinin zayıf olduğunun dikkate alınması gerektiğini, markalar arasında bu nedenlerle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyete sektör bilirkişinin eklenmemesinin eksiklik olduğunu, davacının mesnet markalarının yedekleme amacıyla alındığını ve esasen kullanılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ANAÇ+şekil ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet şekil ve JCB asıl unsurlu markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira her ne kadar dava konusu başvuruda yer verilen kelime unsuru ile davacı markaları arasında bir benzerlik yoksa da, şekil, renk, genel görünüm yönünden markalar arasında yüksek dereceli görsel benzerlik olduğu, bu durumun genel izlenim üzerinde etkili bir rolünün bulunduğu, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer ... 7. sınıf mallarla, dava konusu başvurunun kapsamında yer ... 7. sınıf mallar ve bu malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri arasında da benzerlik bulunduğu, öte yandan ... ve siyah renklerin uyarı işaretlerinde veya inşaat araçlarında kullanılmasının da, dava konusu başvurunun davacı markaları ile benzerliğini ortadan kaldırmadığı, çünkü markalar arasında benzerliği yaratan ... unsurun renkler olmayıp, benzerliğin şekil ve genel görünümden de kaynaklandığı, dava konusu başvuruda davacı markalarına yanaşıldığından davalı Şirket adına tescilli 2005/16194 sayılı markanın, davalı yararına müktesep hak sağlamayacağı gerekçesiyle davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı taraf vekilleri istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3.Değerlendirme ve Sonuç
1.İlk Derece Mahkemesi’nce davanın kabulüne kabulüne karar verilmiş, davalı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruları 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 1 ... alt bendi uyarınca esastan reddedilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin hüküm yerinde değerlendirme kapsamına almadığı davalı müktesep hak savunmasının ayrıca değerlendirilip gerekçelendirildiği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemeyeceği, bu gibi hâllerde de esastan ... bir hüküm kurulması gerektiği kuşkusuzdur. Aksi halde, incelenen kararda olduğu gibi, bir yandan kararın gerekçesinde yargılama eksikliğine ve bunun giderildiğine değinilirken, bir yandan da ancak ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hâllerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki ve infazda tereddüt oluşacağı, bu durumun ise kanuna açık aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil edeceği açıktır.
3.Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 1 ... alt bendi kapsamında istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ve 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 ... maddesi uyarınca bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.