9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/7594 E. , 2023/6963 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli ve 2014/213 Esas, 2015/101 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğa atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek şikayet yokluğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun, (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.01.2019 tarihli ve 14-2015/249355 sayılı bozma ve onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii Av.
...'nin Temyiz Sebebi
Mağdurenin kovuşturma aşamasındaki ifadesinde kendi rızasıyla İstanbul'a gittiğini beyan ettiği, müvekkilinin kapının kırılması eyleminden sonra herhangi bir cebir veya tehditte bulunmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mağdurenin kovuşturma aşamasında cinsel istismara ilişkin beyanı bulunmadığından cinsel amaçla gerçekleşmesi sebebiyle cezanın arttırılmasının hukuka aykırı olduğu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı ve müvekkilin beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii Av.
...'nın Temyiz Sebebi Süre tutum dilekçesinde usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilen karara karşı gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.
C. Suça Sürüklenen Çocuğun Temyiz Sebebi Mahkemece hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
D. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi Suça sürüklenen çocuğun mağdure ile rızası dışında cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanı dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece ''Olay tarihi olan 24/08/2013 Tarihinde 30/08/1995 doğumlu olan SSÇ ...'ın 17 yaşını ikmal etmiş, 18 yaşından 11 ay 24 gün almış çocuk konumunda olduğu, mağdur ...'ın ise 29/11/1996 doğumlu olup olay tarihi olan 24/08/2013 Tarihinde 16 yaşını ikmal etmiş 17 yaşından 8 ay 25 gün almış konumda olduğu, mağdur Müşteki ve tanık ...'nun anlatımlarına göre olay tarihinden önce mağdure ile SSÇ'nin resmi nikah olmadan evlendikleri gördüğü şiddet nedeniyle mağdurenin baba evine Bursa'ya döndüğü, olay günü SSÇ'nin mağdurenin bulunduğu eve geldiği kapıyı kırarak zorla eve girdiği, 34 SMN rakam grubu belli olmayan bir araca bindirim İstanbul'a ...'teki ailesinin ikametine getirdiği, 17/09/2013 tarihine kadar bu evde zorla tuttuğu, evde tuttuğu esnada bir kez kendisiyle cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin SSÇ'nin uyuşturucu kullanması nedeniyle sızmasını fırsat bilip evden kaçtığı ve Bursa'da ikamet eden ailesinin yanına geldiği, buna göre SSÇ'nin cebir kullanarak mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sübuta erdiği ve 5237 sayılı TCK 109/2 madde uyarınca cezalandırılması gerektiği aynı Yasanın 61 maddesine göre yapılan değerlendirme sonucunda suçun işleniş biçimi işlendiği zaman ve yer, SSÇ'nin yaşı, amacı gözetildiğinde temel cezasının takdiren 2 yıl hapis olarak belirlenmesi gerektiği aynı Yasanın 109/3-b-f maddesine göre eylemin SSÇ'nin yanında başkaca kişiler olduğu halde gerçekleştirildiği ve çocuk konumundaki mağdureye karşı gerçekleştirildiği bu nedenle cezasında 1 kat oranda artırım yapmak gerektiği aynı Yasanın 109/5 maddesine göre eylemin cinsel amaçla gerçekleştirildiği bu nedenle cezasında 1/2 oranında artırım yapmak gerektiği'' ve ''Her ne kadar SSÇ hakkında 5237 sayılı TCK 103/1-b madde delaletiyle 103/2, 31/3 maddeler uyarınca cezalandırılma istemiyle kamu davası açılmış ise de; mağdurenin aşamalardaki anlatımlarının çelişki arz ettiği 19/09/2013 tarihli ifadesinde kaçırıldığı süre içinde bir kez SSÇ'yle zorla birlikte olduğunu dile getirmiş ise de;
10/11/2014 tarihli talimatla alınan beyanında olayın tamamen kendi rızasıyla gerçekleştiğini belirttiği, 27/02/2015 Tarihli talimatla alınan beyanında ... ile olay öncesi bir süre arkadaşlık yaptığını daha sonra nişanlandıklarını ancak kendisinden ayrılmak istediğini söyleyince kabul etmediğini ...'ın İstanbul'da oturduğunu Bursa'ya geldiğini kapıyı kendisine açmadığını, kırarak içeri girdiğini evde yaşlı dedesinden başka kimse olmadığını komşularının da yardıma gelmediğini benimle geleceksin diye söylediğini onunla gittiğini karşı koymadığını silah göstermediğini kapıyı kırmaktan başka zor kullanmadığını 20 gün içinde düğün yapıp evlendiğini evlilikten kısa bir süre sonra cinayet olayından dolayı SSÇ ...'ın cezaevine girdiğini kendisinin de babası evine döndüğünü olayın bundan ibaret olduğunu zorla evinde tutmadığını şikayetçi olmadığını dile getirdiği yukarıda belirtildiği üzere kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden evin kapısı kırılarak mağdurenin götürülmesi olgusu gözetildiğinde cebir öğesi mevcut ise de; mağdurenin hazırlık beyanına göre İstanbul'a geldiklerinde SSÇ'yle birkez cinsel ilişkiye zorla girdiği yönündeki beyanının daha sonra değiştirildiği, zorla nitelikli cinsel istismar suçunun bu haliyle sübuta ermediği ve suç tarihinde mağdurenin 15-18 yaş grubunda olduğu bu nedenle SSÇ'nin cinsel istismar suçunun TCK 103/1-b madde kapsamında cebir tehdit öğesi kanıtlanamadığından aynı Yasanın 104/1 maddesine temas eder nitelikte sübuta erdiği, mağdurenin de aşamalarda şikayetinden vazgeçtiği sübuta göre anılan kamu davasının TCK 73 ve CMK 223/8 maddeye göre düşürülmesine karar vermek gerektiği'' şeklindeki kabul ve gerekçe ile hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
2.Deliller; savunma, mağdure ile babası olan şikayetçi ...'in beyanları, tanık anlatımı, adli görüşme tutanakları ve kolluk kuvvetlerince tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir. IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği gibi düşme hükmünün de dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ve müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmekle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Belirtilen gerekçeyle Tebliğname'de reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli ve 2014/213 Esas, 2015/101 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ve müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk ve müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.