11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/3818 E. , 2023/7765 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
2.... vekilleri Avukat ...
...
DAVA TARİHİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki şirketin fesih ve tasfiyesi ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin üç ... bir şirket olup, iki ortağının müvekkilleri, diğer ortağının ise dava dışı ... olduğu, müvekkili ... ... ile dava dışı ortağın şirket müdürü olup, münferit imza ile temsil yetkilerinin bulunduğu, dava dışı müdürün hukuka aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle şirketi zarara uğrattığı, müdürlük görevini kötüye kullandığı, şirketin fiilen bir faaliyette bulunmadığı, bu nedenle ... edilen kâr payına ulaşamadığı dolayısıyla başlangıçtaki ortaklık şartlarının ortadan kalktığı, şirketin devamının müvekkilleri bakımından çekilmez hale geldiği gibi ... ilişkinin ortadan kalktığı, taraflar arasındaki ihtilaflar nedeniyle ortaklık gayesinin gerçekleşmesinin imkânsız olduğu, şirketin resmi dairelere olan borcunun müvekkili ... ... tarafından ödendiğini ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, müvekkili ... ...'in şirketten olan alacaklarının tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiş, 24.05.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle alacak talebini 40.839,83 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamış, ancak yargılama sırasında şirketin fesih ve tasfiyesine bir itirazın bulunmadığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ... ve davacı ... ...’in davalı şirketi münferiden temsile yetkili oldukları, davalı şirketin de son celsede fesih ve tasfiye talebinde bulunduğu, şirketin sadece 03.07.2015 tarihinde olağanüstü genel kurul yapmış olup, bunun dışında yapılan herhangibir genel kurul yada alınan karar bulunmadığı, şirket ortakları arasında ... ve işbirliği duygusunun tamamen yitirildiği ve şirketin üç ortağının da şirketin fesih ve tasfiyesini talep ettikleri, mevcut durumda şirketin ticari faaliyetini sürdürmesi ve başarılı olmasının olanaklı bulunmadığı, mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere şirketin ... sermayesini tamamen kaybettiği, aktif değerler içinde 129.570,61 TL aktif varlığın bulunmasına rağmen, bu meblağın şirket kasasında olmadığı, bunun fiktif nitelikte olduğu, şirketin borca batık olduğu dolayısıyla davacıların diğer ortak ...'ın şirket zararına, yani herhangibir mal karşılığı olmaksızın çek ihdas etmek, yada şirket adına alacakları şahsı adına tahsil ettiği hususlarının da bir bakıma doğrulandığı, davalı şirketin varlığının sürdürülmesinin ekonomik açıdan ve hedeflerin gerçekleştirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesi ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak talep doğrultusunda ... ...'in atanmasına, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğinden davacı ...'nin alacak isteminin, konusu kalmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda diğer ortak ...’ın şirket zararına hareket ettiği hususunun ... dışı olduğunu, ihtilafın taraflarından biri olan şirket ortaklarından ve münferit imza yetkilisi müdür sıfatına sahip ... ...’in tasfiye memuru atanmasının ortaklar arasındaki ihtilafı daha da derinleştirerek tasfiye sürecini zora sokacağını, bu davacı hakkında hakaret, şantaj, tehdit, tefecilik, ticari itibarı zedeleme, güveni kötüye kullanma gibi ciddi iddialar bulunduğunu, ihtilafın taraflarından biri olan şirket şirketi ve şirket ortaklarını maddi ve manevi zarara uğratan bu davacının tasfiye memuru olarak yetkilerini kendi şahsi çıkarları doğrultusunda kötüye kullanacağını, ortaklar arasında yaşanan ihtilafın nedenlerinin davacılardan kaynaklandığını, dava dışı ortağın şirketin feshinde kusurunun bulunmadığını, davacıların şirketin tüm işleyişinden haberdar olduklarını, davacı ... ...'in iddiaların tam aksine, mali açıdan zor durumda olduğunu bahane ederek, şirket faaliyette olduğu süre boyunca, şirketin nakit varlıklarını şahsi ihtiyaçları için kullandığı ve şirket adına kesilen kısa vadeli çekleri kendi şirketine cirolayarak yerine ... vadeli kendi çeklerini şirkete vermek suretiyle şirketi sürekli olarak nakit sıkıntısına soktuğunu, münferit imza yetkisini kendi menfaatleri doğrultusunda kullandığını, bu nedenle şirketin ... edilen kâr payına ulaşamadığını, hukuka aykırı ticari ilişkilerde bulunduğunu, ortaklarına ... dışı ithamlarda bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davanın reddine olmadığı takdirde atanacak tarafsız bir tasfiye memuru ile fesih ve tasfiye işlemlerinin yapılamasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adı geçen davacının tasfiye memuru olarak atanmasına yasal bir engel bulunmadığı, davalı tarafından da aksi yönde bir delilin sunulamadığı, davacı hakkında şikayette bulunulması üzerine savcılık tarafından açılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilmiş olup, bu soruşturmanın tasfiye memuru olarak atanmasına engel olamayacağı, diğer taraftan tasfiye memurunca görevinin gereği gibi yerine getirilmemesi halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 644 üncü maddesi yollamasıyla 553 üncü maddesi kapsamında sorumlu olacağı, ayrıca eldeki davanın şirket müdürünün azli veya şahsi sorumluluk davası olmadığı, şirket ortaklığının çekilmez hale gelmesinde kusuru bulunmadığı belirtilen dava dışı şirket müdürü ...'ın davada taraf sıfatı bulunmadığı, dahası davalı şirket tarafından ilk derece mahkemesinde bu hususlara yönelik itirazın ileri sürülmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 357 nci maddesi hükmüne göre ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen hususların istinaf mahkemesinde dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrarla ve davanın reddine olmadığı takdirde atanacak tarafsız bir tasfiye memuru ile fesih ve tasfiye işlemlerinin yapılaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.