15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/2502
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/06/2023
NUMARASI: 2023/142 Esas - 2023/600 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni şirkete ait ... plaka sayılı araçla, davalı şirketin maliki, diğer davalının da sürücüsü bulunduğu ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 29//0/2022 günlü trafik kazasında; müvekkil aracının hasarlanarak değer kaybına uğradığını, ayrıcı araç mahrumiyeti zararının da oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 2.500,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalı ise; davaya karşı herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "... her iki şirketin de tacir olduğu sabit ise de, davaya karışan araçların ticari mahiyette araçlar olmadığı, her iki şirkete ilişkin bağlı oldukları Vergi Daireleri ile ... tarafından gönderilen yazı cevabında dava konusu her iki aracın da gayri ticari olduğu, araçların ruhsat kayıtlarının bu şekilde olduğu anlaşılmaktadır. Ve yine dava konusu araçların ticari faaliyetlerde kullanılıp kullanılıp kullanılmadığı hususuna ilişkin Vergi Dairelerinden gelen yazı cevaplarında böyle bir tespitin yapılamadığı cevabı verilmiş olup, her iki tarafın da böyle bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmakta olup ve yine davacı tarafça sunulan araca ilişkin fotoğraflarda aracın ticari faaliyette kullanıldığını gösterir araç üzerinde herhangi bir işyeri yahut reklam içerikli bir yazı olmadığı ve aracın fotoğraflarından ve modelinden aracın ticari amaç ile kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Araçların şirket adına kayıtlı olması aracın ticari amaç için kullanıldığını göstermek için yeterli olmayıp, şirket üzerine araç alınmasının vergi avantajı ve bir takım kolaylıklar sağlaması hasebiyle şirket adına araç alınabildiği dolayısı ile aracın şirkete ait olmasının aracın ticari olduğu ve ticari faaliyette kullanıldığını göstermek konusunda yeterli olmadığı, aracın ticari faaliyette kullanıldığına dair Vergi Dairesi tarafından yapılan bir tespitin de bulunmadığı, ticari amaç ile kullanıldığına dair iki tarafın da iddia ve bu iddiayı tevsik eder nitelikte bir delilin de bulunmadığı ve yine araçların kullanım şeklinin gayri ticari olarak gösterilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu araçların ticari olmadığı, dava konusunun taraf malik şirketlerin ticari işlemesini ilgilendirmediği, davanın ticari dava olmadığı..." gerekçesiyle; -Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, -6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince, taraflardan birince süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, -HMK'nun 20 maddesi uyarınca tebliği müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, -Davaya yetkili görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf nedenleri; hatalı bir takım değerlendirmeler sonucunda verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen araç hasarına dayanılarak açılmış, maddi tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nın 1.maddesine göre göreve kuralları, kamu düzenine ilişkindir.
HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı hükme bağlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3. maddesinde ki "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır" yönündeki düzenlemeyle Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar “(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a)Bu Kanunda, b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de Ticaret Mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Açıklanan bu yasal düzenlemelerden sonra somut olaya dönüldüğünde; her na kadar görülmekte olan davada davacı ve davalı işleten tacir ise de kazaya karıştığı ileri sürülen taraf araçlarının otomobil oldukları ve kullanım amaçlarının da "yolcu nakli-hususi" olarak gösterildiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olup, kazaya karışan araçların davalı ve davacı şirketin ticari işletmeleriyle ilgili olduğu konusunda bir delil dosya kapsamında mevcut değildir. Davalı ... İlhan'ın kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği ileri sürülen maddi zararın haksız fiilden kaynaklandığı konusunda da herhangi bir duraksama bulunmamaktadır. (Bkn. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2022/1126 Esas - 2022/930 Karar sayılı ilamı) Bu durumda ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesince çözüme kavuşturulması gerektiğine ilişkin belirleme ve değerlendirmeye dayanılarak verilen görevsizlik kararında usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediğinden, davacı vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.