10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/5358 E. , 2023/4814 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı işverene ait Çağan Çerez/Kiriş Büfe işyerinde 10.11.2017 - 14.06.2018 tarihleri arasında çalıştığını belirterek anılan tarihlerde kesintisiz çalışmalarının tespitini istemiştir. II. CEVAP
Davalı, davacının hizmet sözleşmesi ile çalışmadığını, iş yerinin işçi çalıştırmayı gerektirecek büyüklükte olmadığını, davacı ile iş yerinde kar ortağı olarak çay ocağını işletmek üzere yaklaşık olarak 2017 yılının son 1-2 aylık zamanında bir deneme süresinde çalıştığını, bu sürede kazandığı paralardan davalının payına düşeni vermediğini, bu çalışmasının da hizmet sözleşmesi şeklinde olmayıp Bağ-Kur'lu olduğundan kendi Bağ-Kur'unu kendisi ödeyeceği şeklinde anlaşmalarının olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Feri müdahil SGK Başkanlığı vekili, Kurum kayıtlarının tetkikinde davacının tespitini talep ettiği dönemde herhangi bir çalışma kaydının bulunmadığını, davalı işverenin de 10.10.2014 tarihinden sonra sigortalı çalıştırmadığının anlaşıldığının, Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2018/251 E. 2019/144 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2019/1922 Esas, 2021/1781 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 09.05.2019 tarih, 2018/251 Esas ve 2019/144 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulü ile; davacının davalı ...'e ait tescilsiz çay ocağı işyerinde 10.11.2017 - 14.06.2018 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle ve kesintisiz çalıştığının ve bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 20.04.2022 tarihli ve 2022/1507 E. 2022/5941 K. sayılı ilamında; somut dosyada;" inceleme konusu davada, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görünmemektedir. Öncelikle; davacıya davasını somutlaştırması adına ayrıntılı beyanı alınmak suretiyle davalıya ait hangi iş/işlerde çalıştığı, ne sıfatla ve süreyle çalıştığı somutlaştırılmalı bu sürede terzilik faaliyetini sürdürüp sürdürmediği sorulmalı, davalı işverene adına açılmış işyeri/işyerleri ile ilgili tüm bilgi ve belgeler Kurum’dan getirtilmeli, davacının çalışmalarını bilebilecek nitelikte olanlardan gerek davacı ve davalı işverenin göstereceği tanıklar gerekse re'sen araştırma ilkesi ışığında; öncelikle belirtilen dönem kapsamında komşu işyeri tanıkları belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, tanıkların hizmet cetvelleri dosya içine alınmalı, belirlenmesi halinde komşu işyerinin/işyerlerinin vergi ve Kurum kayıtları getirtilmeli ve elde edilecek sonuca göre davacının, çalışmasının şekli ve kapsamı, sürekli çalışıp çalışmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği tereddütsüz belirlenerek, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de; 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden baskın sigortalılığa üstünlük tanınmalı, 01.10.2008 – 01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmalı, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmelidir. Davacının, hizmet cetvelinde, 01.06.2018-14.06.2018 tarihler arasında 1479 sayılı Kanun kapsamda Bağ-Kur hizmeti bulunduğu görülmekle; anılan tarihler arasında, 4/1-a ve 4/1-b hizmetlerinin çakışması sebebiyle 5510 sayılı Kanunu’nun 53 üncü maddesi irdelenmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur. "yönünden bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı savunması yanında, tüm tanık anlatımlarında da, davalının işyeri kapsamında faaliyet gösteren çay ocağında, davacının fiilen hizmet verdiği dile getirilmiş olup; davalı taraf, davacının çay ocağında bulunma nedeninin, ortaklık ilişkisine dayandığı yönünde savunmada bulunmuş ise de, ortaklık ilişkisini ortaya koyan herhangi bir kayıt veya belge sunulamamıştır. Ayrıca, işyeri kira sözleşmesinde de ortaklığı engelleyici hüküm bulunduğu dikkate alındığında; davalının sözleşme hükümlerini ihlal ederek, davacı ile çay ocağı işletmeciliği konusunda ortaklık ilişkisi kurduğunu, soyut tanık beyanlarından öteye, somut kanıtlarla ortaya koyma zorunluluğu bulunduğu halde, bu yönde herhangi bir kanıt sunulmamış; davalının işyerinde sonradan faaliyete geçen çay ocağındaki eylemli çalışmanın, hizmet ilişkisine dayalı olduğuna ilişkin karinenin, davacı tanıklarının anlatımıyla da desteklendiği ve bu dönem ağırlıklı çalışmasının hizmet akdine dayalı olduğu yönleri de dikkate alındığında; sıralanan maddi ve hukuki olgular ile bozmaya konu karar gerekçesiyle, bozma gereğince yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir" gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı ...'e ait tescilsiz çay ocağı işyerinde 10.11.2017 - 14.06.2018 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle ve kesintisiz çalıştığının ve bu çalışmalarının SGK Başkanlığı'na bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı işveren vekili;
fiili çalışma olgusunun kanıtlanamadığını, tanık beyanlarının yeterli olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek, Davalı Kurum vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 10.11.2017 - 14.06.2018 tarihleri arasındaki hizmet akdine tabi çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3.Değerlendirme Somut dosyada; davacının 10.11.2017 - 14.06.2018 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ettiği, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargitay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama "usuli kazanılmış hak" olarak adlandırılır. Bu hukuki müessese Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve istenilenler kapsamında işlem yapmak ve hüküm kurma zorunluluğunu getirir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği yerine getirilmeden karar verildiği görülmektedir. Dosyada dinlenmiş olan tanık beyanlarından davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet akdi olup olmadığı hususunun açıkça ortaya konulmadığı anlaşılmakla, bu kapsamda, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği tereddütsüz belirlenerek, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller toplanıp, hep birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden baskın sigortalılığa üstünlük tanınmalı, 01.10.2008 – 01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmalı, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmelidir. Davacının, hizmet cetvelinde, 01.06.2018-14.06.2018 tarihler arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur hizmeti bulunduğu görülmekle; anılan tarihler arasında, 4/1-a ve 4/1-b hizmetlerinin çakışması sebebiyle 5510 sayılı Kanunu’nun 53 üncü maddesi irdelenmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur. Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki nedenler gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.