4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/5766 E. , 2023/4757 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMES : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'in Mevlana Unlu Mamülleri sahibi ...'nun yanında işverene ait servis aracının şoförü olarak çalışmakta iken 01.11.2001 günü davalı ...'un kullandığı aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucu, çarpmanın etkisiyle savrulan araca diğer davalı ...'nın kullandığı aracın çarptığını, olayda davacıların murisi ...'in vefat ettiği ve olayda maddi hasarın meydana geldiğini, kusurun davalılar ... ve ...'da olduğunu, davacıların murisin eşi ve çocuğu olduğunu, vefatı ile desteğinden yoksun kaldıklarını, başkaca bir gelire sahip olmadıklarını belirterek, oluşan maddi ve manevi zararlarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkiline ait araca ...'un çarpması neticesinde araçlarında büyük maddi hasar meydana geldiğini, kendi yolunda seyrederken ve hiç kusuru yokken kaza neticesinde birden olayın içinde kendilerini bulduklarını, müvekkilinin kusursuz olduğunu, dosyada mevcut kaza raporu ve bilirkişi raporundan da müvekkilinin kusursuz olduğunun anlaşıldığını, davalının aracında da hasar oluştuğunu, oluşan kazada bir kusuru olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacılardan tahsili ile davalıya verilmesini, hakkında açılan tazminat davasının da reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilkeçesinde; meydana gelen kazada asıl kusurun davacılar desteğinde olduğunu kendisine atfedilebilir bir kusur olmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... (Eski Ünvanı Güneş Sigorta Anonim Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının poliçede belirtilen limitle sınırlı olduğunu, davalı şirketin temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmeyeceğini, davanın açılmasına davalı şirketin sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olayda asli kusurlu olan aracın davalı ...'un kullandığı araç olduğunun anlaşıldığını, kusur tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, yoksun kalınan maddi destek için aktüerya bilirkişisi tarafından rapor hazırlanması gerektiğini, müvekkili şirketin kusurlu olması halinde maddi tazminattan poliçede belirtilmiş olan miktarla sınırlı sorumlu olacaklarını, manevi tazminattan ise hiçbir şekilde sorumlu olmayacaklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.01.2012 tarih ve 2011/131 Esas, 2012/3 Karar sayılı kararıyla; iş mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonucunda asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. I. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 09.06.2011 tarih ve 2010/3458 Esas, 2011/5286 Karar sayılı ilamıyla "... uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiğinden ve dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığından Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla davaya devam edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir ..." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkeme Kararı Mahkemenin 25.01.2012 tarih ve 2011/131 Esas, 2012/3 Karar sayılı ilamı ile bozmaya uyularak, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam edilerek yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporlarına dayanlarak ve davalı ... tam kusurlu kabul edilerek "... A-Asıl dava yönünden; Davacının açmış olduğu davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1.Davacı ... için 1126,77 TL maddi tazminatın ... ve poliçe miktarı ile sınırlı tutulmak kaydıyla sigorta şirketi olan Güneş Sigorta'dan tahsiline, faiz başlangıç tarihi olarak davalı ... için ölüm tarihi, sigorta şirketi için dava tarihinin esas alınmasına, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin REDDİNE,
2.Davacı küçük Ziya Karadeniz için maddi tazminat talebinin reddine,
3.Davacı ... için 3.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL manevi tazminat talebinin KABULÜ İLE, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'tan TAHSİLİNE,
4.Davalı ... ve AK Sigorta A.Ş yönünden açılmış olan davanın REDDİNE,
B-Karşılık dava yönünden Davacı ...'nın açmış olduğu davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1.6.952,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliklte davalı ... ve poliçe miktarı ile sorumluluğu sınırlı olmak kaydıyla davalı Güneş Sigortadan TAHSİLİNE,
2.Davalı ... ve Anadolu Sigorta yönünden açılmış olan davanın REDDİNE..." karar verilmiştir. II. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.11.2013 tarih ve 2013/8952 Esas, 2013/15721 Karar sayılı ilamıyla "... mahkemece hükme esas alınan raporun, birbirleri ile paralel olun Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılamada alınan Adli Tıp Kurumu raporu ve İyidere Asliye (İş) Mahkemesi tarafından alınan heyet raporu ile çeliştiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporları arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir ... İyidere Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi'nin 28.07.2010 tarih, 2009/32 esas, 2010/156 karar sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalılar ... ve Güneş Sigorta A.Ş. aleyhine yöneltilen peşin sermaye değerinin rücuna ilişkin olarak açılan ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 19.03.2012 tarih, 2010/16505 esas, 2012/5133 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen davada belirlenen “ilk peşin sermaye değeri”nin dikkate alınarak tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken artışlı şekilde belirlenen peşin sermaye değerine göre tazminattan indirim yapılması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilerek desteğin de oluşan kazada kusuru bulunduğunun kabulü ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemenin ilk peşin sermaye değeri de dikkate alınarak; "...Asıl dava yönünden ;
1.Davalılar ... ile Güneş Sigorta aleyhine açılan maddi tazminat davasının KABULÜ ile "taleple bağlılık kuralı gereğince" davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 9.712,00 TL destek zararının davalılar ... yönünden kaza tarihi olan 01/11/2001 tarihinden, (sigorta şirketi, poliçe miktarı ile sınırlı tutulmak kaydıyla sorumlu olduğundan yapılan ödeme tutarı teminat limitinden mahsup edildiğinde bakiye sorumluluk limiti davacı ... yönünden 1.162,05 TL, davacı ...yönünden 3.410 TL ile sınırlı tutulmak kaydıyla) sigorta şirketi olan Güneş Sigorta yönünden dava tarihi olan 30.11.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ ile davacılara ÖDENMESİNE,
2.Davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının KABULÜ ile, davacı ... için 3.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.11.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'tan TAHSİLİ ile davacılara ÖDENMESİNE,
3.Davalılar ... ile AK Sigorta A.Ş aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE,
4.Davalı Güneş Sigorta aleyhine açılan manevi tazminat davasının REDDİNE, ... Karşılık dava yönünden;
1.Karşı davanın mahkememizin 20/10/2015 tarihli 6.celsesinde işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süresi içinde yenilenmediği anlaşıldığından HMK'nın 150/5. Maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
4.Bir kısım davalıların kendilerini vekille temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 3.400,00 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren bu davalılara verilmesine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı ...
vekili ve davalı ...Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yapılan yargılamada kapatılan İyidere Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından müvekkili yönünden asıl davanın reddine, karşı davanın ise kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, kararın temyizi üzerine de Yargıtay tarafından verilen kararda, davalının açmış olduğu karşı dava yönünden bozma yapılmadığını ve hükmün kesinleştiğini, karşı dava yönünden dava kesinleşmiş olmasına rağmen davalı/karşı davacının davayı takiple yükümlü tutulması ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; poliçe teminat limitinin tamamının ödendiğini ve teminat limiti tükenmiş olmasına rağmen haksız ve mükerrer ödeme yapılmasına sebebiyet verecek şekilde yüksek tazminata hükmedildiğini, davalı şirket yönünden bakiye teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, ... için 1.162,05 TL, Ziya Karadeniz için 3.410 TL destek tazminatının ödenmesi yönünde aleyhe hüküm kurulduğunu, davalı şirket tarafından 2001 kaza tarihi itibariyle geçerli olan trafik sigortası teminat limitinin tamamı olan 11.000,00 TL'nin murisin vefatı nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından mirasçılarına bağlanan peşin sermaye değerli gelirinin rücuen tazmini talebi ile davalı ... aleyhine açılan rücu davasında hükmedilen karar gereği ödenerek tüm limitin tükendiğini, ayrıca ... mirasçıları tarafından açılmış iş bu destekten yoksun kalma tazminatı talepli davada Yargıtay bozma ilamı öncesi İyidere Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/131 Esas ve 2012/3 Karar sayılı ilamının, Rize İcra Dairesinin 2012/2071 Esas sayılı dosya ile takibe konulduğunu, davalının icra baskısı altında 20.03.2012 tarihinde icra dosyasına 1.126,77 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 5.607,20 TL tazminat ödediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı tarafın kusuru ile meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 45 ve 47 nci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı - karşı davacı ... vekilinin temyizi yönünden; mahkemenin 25.01.2012 tarih ve 2011/131 Esas, 2012/3 Karar sayılı kararıyla davalı ... tarafından açılan karşılık dava yönünden kısmen kabul kararı verilerek 6.952,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliklte davalı ... ve davalı Güneş Sigortadan tahsiline karar verilmiştir.
Bu karar yönünden taraflarca temyiz talebinde bulunulmadığı gibi Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.11.2013 tarih ve 2013/8952 Esas, 2013/15721 Karar sayılı ilamıyla bozma sebebi de yapılmayarak mahkeme kararı karşı dava yönünden kesinleşmiştir. Bu durumda; mahkemece karşı dava kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, karşı davanın bozma sonrası mahkemece işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren süresinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve davalı-karşı davacı ...'nın karşı dava yönünden vekalet ücreti ile sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
3.Davalı ... (Eski Ünvanı Güneş Sigorta A.Ş.) vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; somut davada, dosya içerisinde bulunan davalı ... (Eski Ünvanı Güneş Sigorta A.Ş.) tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan kazaya karışan araç yönünden poliçe limitinin 11.000,00 TL olduğu, davalı ... tarafından İyidere Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi'nin 28.07.2010 tarih, 2009/32 esas, 2010/156 karar sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalılar ... ve Güneş Sigorta A.Ş. aleyhine yöneltilen peşin sermaye değerinin rücusuna ilişkin olarak açılan dava dosyasında, davanın kabulü ile 13.654,03 TL tahsisin onay tarihi olan 27/03/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Güneş Sigortanın Poliçe bedeli olan 11.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği ve davalı ... şirketince bu bedelin ödendiği, ayrıca İyidere Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/131 Esas ve 2012/3 Karar sayılı ilamının, Rize İcra Dairesinin 2012/2071 Esas sayılı dosya ile takibe konulduğu, davalının icra baskısı altında 20.03.2012 tarihinde icra dosyasına 1.126,77 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 5.607,20 TL tazminat ödendiği iddia edilmiştir.
Buna göre, davalı ... şirketinin, davacıların murisinin ölümü nedeniyle talep edeceği tazminatlar bakımından poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu da gözetilerek, davalı ... şirketinin ödeme iddiaları ve tüm belgeler dosya içerisine getirtilerek yapılan ödemeler kesin olarak tespit edilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, tarafların diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı - karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazının (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı-karşı davacı ... ile davalı ...Ş.'ne iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.