13. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/92 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/769 D.İş - 2023/784 Karar
TARİHİ: 21/12/2023
TALEP
İhtiyati Haciz
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin borçluya muhtelif kalemlerde mal satışı gerçekleştirdiğini ve mal satışına ilişkin faturaları da borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu iddia edilen ... isimli şahsa teslim ederek fatura alacaklısı konumunda olduğunu, malların teslim edilmesine karşın faturalardaki borçların ödenmemesi sebebi ile icra yoluna başvurulduğunu ancak borçlu şirketin başlatılan icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü ile uygun görülecek bir teminat mukabilinde borçlunun menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, ihtiyati haciz kararının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında infazına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/12/2023 tarih 2023/769 D.İş - 2023/784 Karar sayılı kararında; " İhtiyati haciz müessesesi İİK nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir.
İİK 257. maddesi; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz isteyebileceği gibi borçlunun belirli yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa da alacaklı vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz isteyebilir.” hükmü ile ihtiyati haciz talep edebilmek için rehinle temin edilmemiş bir alacağın mevcut olması ve bu alacağın istenebilir olması gerekmektedir. İhtiyati haciz talebi faturalara dayanmaktadır. Faturanın tanımı, Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” TTK 21/2.maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." 27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "..fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir..." denilmiştir. Alacağın faturaya dayandığı, e-irsaliyelerde teslim alan ...'ın hukuki bilgilerinin bulunmadığı, bu hali ile talep edenin alacağını yaklaşık olarak ispatlayamadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."gerekçesi ile, ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin; bilgi teknolojileri, bilgisayar, bilgisayar çevre birimleri ve yazılımlarının toptan ticareti alanında ... Sk. No:... İçerenköy/Ataşehir/İSTANBUL adresinde faaliyet göstermekte olup 151.570.000,00- TL ödenmiş sermayesinin mevcut olduğunu, Müvekkili şirket tarafından aleyhe ihtiyati haciz talep edilen borçluya muhtelif kalemlerde mal satışı gerçekleştiğini, bunun karşılığında kendisine, 28/04/2023 Tanzim ve 28/06/2023 Vâde Tarihli ve ... Sıra No'lu 5.310,00- USD Bedelli e-Fatura - (03/05/2023 Tarih ve ... Sevk e-İrsaliyesi); 26/06/2023 Tanzim ve 26/08/2023 Vâde Tarihli ve ... Sıra No'lu 5.634,50- USD Bedelli e-Fatura - (26/06/2023 Tarih ve ... Sevk e-İrsaliyesi); 07/08/2023 Tanzim ve 07/10/2023 Vâde Tarihli ve ... Sıra No'lu 2.844,00- USD Bedelli e-Faturaları - (07/08/2023 Tarih ve ... Sevk e-İrsaliyesi) tanzim edildiğini ve e-Faturalardaki satışa konu malların aleyhe ihtiyati haciz talep edilenin ortağı ve yetkilisi ...'a ıslak imzası karşılığı bizzat teslim edildiğini, Müvekkili şirket tarafından aleyhe ihtiyati haciz talep edilene tanzim ve faturalardaki mallar teslim edilmesine karşın söz konusu faturalardaki borçların ödenmemesi nedeniyle taraflarınca İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmış ise de borçlu vekili tarafından yasal süresi içinde takibe haksız, mesnetsiz ve yersiz olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, Mahkemenin ret gerekçesinde T.T.K. 21/2. maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." kanun hükmüne yer verilmiş ise de müvekkili şirket tarafından aleyhe ihtiyati haciz talep edilen karşı tarafa tebliğ edilen talebe konu faturalara 8 (Sekiz) günlük yasal sürede itiraz edilmediğini; mahkemenin her ne kadar bu gerekçeye yer vermiş ise de bu yasa metnindeki hükmün aksini (faturalara itiraz edildiğini) gerekçelendirir herhangi bir argüman sunmadığını, yerel mahkemenin işbu gerekçesinin soyut olup murafaa marifetiyle bu durumun kolaylıkla anlaşılabileceğini; işbu iddialarının yaklaşık ispat ilkesinin unsurlarından biri olup ihtiyati haciz kararı verilmesi ihtimalinde karşı tarafın talebe konu faturalara itiraz ettiğinden bahisle kurulan ihtiyati haciz kararını kaldırtabileceği ve taraflarınca ihtiyati haciz neticesinde ortaya çıkacak teminat, haksız ihtiyati haciz nedeniyle tazminat vs. gibi maliyetlere katlanılmayacağının her türlü şüpheden ırak olduğunu, Taraflarınca ihtiyati haciz talep dilekçeleri ekinde talebe konu faturalar ve müvekkili şirketin faturalardaki ticari malları teslime ettiğine dair ıslak imzalı irsaliyelerin sunulduğunu ancak ne var ki Yerel Mahkeme'nin ret gerekçesinde "... alacağın faturaya dayandığı e-irsaliyelerde teslim alan ...'ın hukuki bilgilerinin bulunmadığı..." ifadesine yer verilmiş ise de aleyhe ihtiyati haciz talep edilen karşı tarafın irsaliyelerde isim, soy isim ve imzası bulunan ortağı ve yetkilisinin ... olduğuna dair İTO ve Mersis kayıtlarının ibraz edildiğini; satışa konu malların teslimini kanıtlar müvekkil şirket tarafından tarafımıza tevdiî edilen irsaliyelere aleyhe ihtiyati haciz talep edilen karşı tarafın ortağı ve yetkilisi olan ... yerine bir başkasının imza atılması ve/ve de işbu varakaların yerel mahkemeye sunulması suretiyle ihtiyati haciz talep edilmesinin sonuçları müvekkili şirketin öngörebileceği hukuki ve cezaî bir durum olduğunu; mahkeme ret gerekçesinde bu hususa yer verdiyse, en azından murafaa açarak bu durumu da netleştirebilğceğini; öte yandan bilindiği üzere bono ve çek, ihtiyati haciz talebine konu edildiğinde çeklerde bulunan şahsen ve tüzel kişiliği temsilen atılan imza sahiplerinin ve yine cirantaların "hukuki bilgileri" mahkemeler tarafından araştırılmaz iken eldeki olayda bu hususun ret gerekçesi yapılmasının kanaatlerince hatalı olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 14. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2019 tarih ve 2019/1902 E. - 1318 K. sayılı ilâmında da içtihat edildiği üzere, İcra ve İflas Kanunu'nun 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin, alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olmasının yeterli olduğunu, mahkemenin "alacağın varlığına kanaat getirmesinden" anlaşılması gerekenin, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesinin atanmadığını, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delillerin gösterilmesinin yeterli kabul edildiğini,İ.İ.K.'nın 257. maddesinde vâdesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiğini; aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırmasının gerekli ve yeterli olduğunu; İ.İ.K.’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılmasının yeterli olduğunu; mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması olduğunu; somut olayda keşide edilen faturalara 8 (Sekiz) günlük yasal sürede itiraz edilmediği ve satışa konu malların İTO ve Mersis kayıtlarıyla da aleyhe ihtiyati haciz talep edilenin ortağı ve sabit olan ...'a bizzat teslim edildiğinin açık olduğunu; kanaatlerince yaklaşık ispat ölçülerinin gerçekleşmiş olup Yerel Mahkeme'nin ihtiyati haciz talebinin reddi kararını istinaf etme zaruretinin hâsıl olduğunu, İleri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, İhtiyati haciz taleplerinin kabulüne, mahkeme tarafından uygun görülecek bir teminat mukâbilinde aleyhe ihtiyati haciz talep edilen borçlunun menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü hâlinde işbu kararın İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden infâzına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin aleyhe ihtiyati haciz talep edilen borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; ticari satış ilişkisi kapsamında tanzim edilen satış faturası bedellerinden doğduğu iddia olunan alacağa ilişkin ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati haciz talep eden tarafından; aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirkete 28/04/2023 tanzim ve 28/06/2023 vade tarihli 5.310,00-USD bedelli, 26/06/2023 tanzim ve 26/08/2023 vade tarihli 5.634,50-USD bedelli, 07/08/2023 tanzim ve 07/10/2023 vade tarihli 2.844,00-USD bedelli faturalara konu ürünlerin satılıp sevk irsaliyeleri ile alıcı şirket yetkilisi ...'a imza karşılığında teslim edildikleri, faturalardan doğan borcun ödenmemesi üzerine, alıcı aleyhine İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile işlemiş faiz dahil toplam 13.338,84-USD tutarında takip başlatıldığı, takibe haksız itiraz edildiği ileri sürülerek, alıcı şirket aleyhine ihtiyati haciz talep tarihinde cari 12/12/2023 tarihli kur üzerinden takip tutarının TL karşılığı olan 387.787,00- TL alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. Takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyaya kaydedilerek incelenmiş, ihtiyati haciz talep eden tarafından karşı taraf aleyhine 05/12/2023 tarihinde, üç adet faturaya dayalı olarak, 28/04/2013 tarihli fatura için 5.310,00-USD asıl alacak ve 172,26-USD işlemiş faiz, 26/06/2023 tarihli faturaya dayalı olarak 5.634,50-USD asıl alacak ve 123,80-USD işlemiş faiz, 07/08/2023 tarihli faturaya dayalı olarak bakiye 2.071,00-USD asıl alacak ve 26,78-USD işlemiş faiz toplamı 13.338,84-USD' alacağın,
TBK'nun 100 maddesine göre tahsilatlar öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmek kaydıyla, fiili ödeme günündeki kur karşılığı ile tahsili talepli ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin karşı tarafa 10/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 11/12/2023 tarihinde borca ve fer'ilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, diğer ifade ile ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle ilamsız takibin kesinleşmediği anlaşılmıştır. Yine ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından icra dosyasına 17/01/2024 tarihli dilekçe sunulduğu, karşı taraftan dosya borcuna istinaden 15/01/2024 tarihinde 292.275,77-TL tahsilat yapıldığının bildirildiği, tahsil harcı yatırılmadığından icra müdürlüğünce kapak hesabı yapılması talebinin reddedildiği görülmüştür. Talep dilekçesi ekindeki faturalar ve sevk irsaliyeleri incelenmiş; 28/04/2013 tarihli 5.310,00-USD bedelli satış faturasına konu ürünlerin teslim edildiğini ispat için dosyaya sunulan 03/05/2023 tarihli sevk irsaliyesi altında teslim alan kısmında imza bulunmadığı, 26/06/2023 tarihli 5.634,50-USD bedelli satış faturasına konu ürünlerin teslim edildiğini ispat için dosyaya sunulan 26/06/2023 tarihli sevk irsaliyesi altında teslim alan kısmında ... ismi ve imzası bulunduğu, 07/08/2023 tarihli 2.844,00-USD bedelli satış faturasına konu ürünlerin teslim edildiğini ispat için dosyaya sunulan 07/08/2023 tarihli sevk irsaliyesi altında teslim alan kısmında ... ismi ve imzası bulunduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz talep dilekçesi ekinde, aleyhine talepte bulunulan şirketin sicil kaydının ekli olduğu, yine İstanbul Ticaret Odası internet sitesi üzerinden, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirketin sicil kaydının dairemizce ayrıca dosya arasına alındığı, sicil kayıtları incelendiğinde, ...'ın şirket ortağı ve münferit temsil yetkisini haiz şirket müdürü olduğu anlaşılmıştır.
İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Yukarıda yapılan tespit ve açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; ihtiyati haciz talep eden tarafın 26/06/2023 tarihli 5.634,50-USD bedelli satış faturası ile 07/08/2023 tarihli 2.844,00-USD bedelli satış faturasına konu ürünleri karşı yana teslim ettiğini, imzalı sevk irsaliyesi ve sicil kaydına göre, yaklaşık düzeyde ispat ettiği, bu iki faturaya yönelik istinaf başvurusunun yerinde olduğu; ancak 28/04/2013 tarihli 5.310,00-USD bedelli satış faturasına konu ürünlerin karşı yana teslim edildiğinin yaklaşık düzeyde ispat olunamadığı, yine takipte talep edilen ve ihtiyati haciz talebine de konu edilen işlemiş faiz tutarları yönünden temerrüt koşullarının oluştuğunun yaklaşık düzeyde ispat olunamadığı, diğer ifade ile 28/04/2013 tarihli fatura konusu ürünlerin teslim edilip edilmediğinin, yahut temerrüde dayalı işlemiş faiz alacağının mevcut olup olmadığının yapılacak esas yargılamada toplanacak delillere göre değerlendirilebileceği anlaşılmıştır. İhtiyati haciz talep eden tarafından varlığı ve muacceliyeti yaklaşık düzeyde ispat olunan 5.634,50-USD ile 07/08/2023 tarihli faturadan bakiye 2.071,00-USD toplamı 7.705,00-USD'nin ihtiyati haciz talep tarihinde cari olan 12/12/2023 tarihli TCMB efektif satış kuru (1,00-USD = 29.0731-TL) 224.008,24-TL'dir. Her ne kadar ilk derece mahkemesinde ileri sürülen ihtiyati haciz talebi tarihi itibariyle bu tutar yönünden talebin kabulüne karar verilmemesi yerinde olmamış ise de, 25/12/2023 tarihli istinaf dilekçesi ile dairemizden de ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği, ancak talep edenin karşı yandan 15/01/2024 tarihinde, yaklaşık düzeyde ispat olunan alacak tutarını aşacak şekilde 292.275,77-TL haricen tahsilat yapmış bulunduğu, dolayısı ile dairemiz karar tarihi itibariye İİK'nun 257/1 fıkrasında aranan ihtiyati haciz koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak, yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İhtiyati haciz talep edenin istinaf talebinin KABULÜ ile; 1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2023 tarih ve 2023/769 D.İş Esas - 2023/784 D.İş Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurularak; 2- Yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin REDDİNE,
İLK DERECE YÖNÜNDEN: 3- Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 704,50-TL karar harcının ihtiyati haciz talep eden tarafından peşin yatırılan 444,60-TL'den mahsubu ile, bakiye 259,90-TL harcın ihtiyati haciz talep edenden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İhtiyati haciz talep eden tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İhtiyati haciz talep eden vekille temsil edildiğinden dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT 2. kısım 1.bölüm 1/a maddesine göre hesaplanan 4.700,00.TL vekalet ücretinin ihtiyati hacze itiraz edenden alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 6-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının ihtiyati haciz talep edene iadesine, 7-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 120,50-TL dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri olmak üzere toplam: 858,50-TL'nin itiraz edenden alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine, 8-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 9-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.