Esas No
E. 2022/51
Karar No
K. 2023/5586
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/51 E.  ,  2023/5586 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2348 Esas - 2021/1938 Karar
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul/Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf

başvurusunun kabulü ile davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2014/1174 Esas - 2019/858 Karar

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ... geldi, davalı adına gelen olmadı, davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 25.04.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu İsmail Daşdemir yönetimindeki motosiklet ile 17.06.2012 tarihinde seyrederken plakası tespit edilemeyen gri renkli bir aracın çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin yaralandığını ve vücudunda daimi fonksiyon kaybı meydana geldiğini, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 13.11.2013 tarihli raporda müvekkilinin iş gücü kaybının %8 olarak belirlendiğini, ancak bu raporun müvekkilinin iş gücü kaybını tam olarak yansıtmadığını, ortopedik hasarın eksik olarak yansıtıldığını, tedavisi devam eden psikolojik hasarın ise hiç dikkate alınmadığını, müvekkili tarafından 09.10.2013 tarihinde davalı kuruma müracaat edildiğini ve davalı tarafından davacıya bir miktar ödeme yapıldığını, ancak ödemenin eksik olduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 200 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 138.107,28 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 21.01.2014 tarihinde yapılan 22.105,00 TL maluliyet tazminatı ödemesi kapsamında davacılar tarafından imzalanan ibraname ile Kurumun sorumluluğunun ortadan kalktığını, davacıya yapılan işbu ödemede, davacının %8 oranında malul kaldığının dikkate alındığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı kurumun zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limitleri ve kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacının motosiklette kask ve koruyucu tertibat kullanmadan seyahat etmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik döneminin tazminat hesabına dahil edilmemesi gerektiğini, ancak ödeme tarihinden yasal temererrüt faizi işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği trafik kazaları nedeniyle doğan zarardan davalının sorumlu olduğu, hesap raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, meydana gelen kazada davacının %26 oranında malul kalacak şekilde yaralandığı, ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %80 oranında, davacının yolcu olduğu motosiklet sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, ancak hesap raporunda davacının zararının kusur oranında hesaplanmadığı, davalının %80 kusuruna isabet eden zararın tazmininin gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 103.996,89 TL maddi tazminatın 05.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın müşterek ve müteselsil sorumluluğa ilişkin esaslar çerçevesinde açıldığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88 inci maddesi gereğince bir motorlu aracın katıldığı kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü ise bunların müteselsil sorumlu olduğunu, bu nedenle bilirkişi raporunda belirlenen tazminatın tamamına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece müvekkili aleyhine temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, kararın faiz başlangıç tarihi yönünden hatalı olduğunu, davacı tarafından yapılan başvuru üzerine 21.01.2014 tarihinde ödeme yapıldığını, faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...2918 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 inci maddesi gereğince davacının zararına kusuru ile sebebiyet veren plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü, işleteni, Güvence Hesabı, motosiklet sürücüsü ve işleteninin müteselsilen sorumlu olduğu, davacının 6098 sayılı Kanun'un 162 ve 163 üncü maddeleri gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan birine karşı da dava açabileceği, somut uyuşmazlıkta plakası tespit edilemeyen araç bulunması nedeniyle Güvence Hesabının sorumlu olduğu, bu nedenle davacının zararının tamamından davalının sorumlu olduğu, dava öncesi kısmi ödeme yapıldığından ödeme tarihinde davalının temerrüde düştüğü, bu nedenle ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne ve 138.107,28 TL maddi tazminatın 21.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin plakası tespit edilemeyen aracın kusuru oranında sorumlu olduğunu, dava müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre açılmışsa da davalının yalnızca müvekkili olduğunu, müvekkilinin davacının yolcu olduğu aracın kusurundan sorumluluğu olmadığını ileri sürerek usul ve yasaya aykırı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç ile davacının yolcu olduğu motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 54, 162 ve 163 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi.

3.Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, müteselsil sorumluluk hükümlerine göre davalının zararın tamamından sorumlu olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

8.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog