7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/4893 E. , 2023/7569 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği 28.01.2014 tarihli mahkûmiyet kararı ile zamanaşımı kesildiğinden aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği suçun işlendiği 24.08.2009 tarihinden temyize konu hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu Mahkemece belirlenmiş olmakla katılan ... İdaresi vekilinin zamanaşımı koşullarının bulunmadığına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş olup zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen suç konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi ile eşyanın satış bedelinin Hazineye irat kaydına karar verilmesinin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/742 Esas, 2022/485 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği müsadereye ilişkin fıkrada bulunan "54" ibaresinin çıkarılarak yerine "54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası" ibaresinin eklenmesi ve müsadereye ilişkin fıkrada bulunan "eşyaların tasfiye edilmiş olması halinde satış bedelinin hazineye gelir kaydına" ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.