Esas No
E. 2022/5352
Karar No
K. 2024/15
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Miras Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2022/5352 E.  ,  2024/15 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/221 E., 2022/1045 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/44 E., 2021/543 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ablası ...'in 31.03.2015 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak davacı ile dava dışı mirasçısının kaldığını, Bolu 6. Noterliğinin 07.05.2013 tarih ve 05027 yevmiye sayılı vasiyetname ile miras bırakanın terekesinin tamamını Alman vatandaşı davalıya vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte miras bırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, vasiyetnamenin düzenleme tarihi olan 07.05.2013 tarihinde miras bırakanın 83 yaşında olduğunu, davacının saklı paylı mirasçı olması nedeniyle miras bırakanın davacının saklı payı oranındaki tasarrufların hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline, olmadığı takdirde terekenin tespiti ile tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu vasiyetnamenin tüm yasal şartlara uygun düzenlendiğini, miras bırakanın tasarruf ehliyeti olup olmadığı konusunda doktor raporu da alındığını, miras bırakanın vefat etmeden evvel tüm işlerini kendisinin yerine getirdiğini, davacının miras bırakana bakıp ilgilenmediğini, yine davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre saklı paylı mirasçı olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından düzenlenen 14.12.2017 tarihli raporda miras bırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği 07.05.2013 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun bildirildiği, davacı tarafından davaya konu vasiyetnamede bulunan imzanın miras bırakana ait olmadığının ileri sürüldüğü, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 25.08.2011 tarihli raporda, vasiyetname konusu yazı ve imzaların ...'in el ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının ehliyetsizlik ve imza itirazı yönündeki iddialarının kanıtlanamadığı, vasiyetnamenin tenkisi talebinin de geri alındığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının yeterli gerekçeyi içermediğini, miras bırakanın fiil ehliyetinin yerinde olmadığına dair delillerinin değerlendirilmediğini, Adli Tıp Kurumu raporunun bu delilleri değerlendirmeksizin rapor düzenlediğini, miras bırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hem ehliyetsizlik hem de imza itirazı yönündeki iddialarını kanıtlayamadığı, vasiyetnamenin tenkisi talebinin de usulünce geri alındığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı lehine bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 557 nci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.