4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2009/28221 E. , 2010/2987 K.
"İçtihat Metni"Evlenme olmaksızın dinsel tören yapma suçundan sanık ....'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 230/5, 31/son, 62, 52/2-3. Maddeleri uyarınca 660.00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezanlandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231. Maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ...
3.Sulh Ceza Mahkemesinin 11.11.2008 tarihli ve 2008/545-805 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 11.11.2009 gün ve 63894 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2009 gün ve 272042 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede "Tüm dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun’un 230/5. maddesinin Anayasa’nın 174. maddesi ile koruma altına alınmış olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun medeni nikah ile ilgili hükmünü koruyarak bu hükmü ihlal eden eylemleri yaptırım altına aldığı, söz konusu maddenin 5271 sayılı Kanun’un 231/14. maddesinde belirtilen suçlardan olduğu cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir. Gereği görüşüldü; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nm 40/2. fıkrasında: “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” hükmüne yer verildiği gibi,
Bu düzenlemeye paralel olarak 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasası’nm 34/2. maddesinde: “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir”, 231/3 maddesinde: “Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yollan, mercii ve süresi bildirilir”, 232/6. maddesinde: “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen karanın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.” şeklinde emredici düzenlemeler bulunmaktadır. Gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi zorunluluk arz etmektedir.
Ceza Yargılaması Yasası’nın 40. maddesinin 1. fıkrasında, kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, 2. fıkrasında ise, yasa yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde, kişinin kusursuz sayılacağı hususlarının düzenlenmesi karşısında, somut olayda, yasa yolu, mercii, süre ve şekilden birisinin veya birkaçının hiç gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi ya da sürenin başlangıcı konusunda tebliğ ya da tefhimin esas alınacağının yanılgıya neden olacak şekilde belirtilmesi halinde, 5271 sayılı Yasanın 40. maddesindeki düzenleme uyarınca eski hale getirme nedeninin varlığı kabul edilmelidir. ...
3.Sulh Ceza Mahkemesi inceleme konumuz olan kararında, suça sürüklenen çocuk ....’un yokluğunda, müdafiinin huzurunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı, kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ya da zabıt katibine yapılacak bir başvuru ile itiraz edilebileceği belirtilmiş olmakla birlikte, başvurulacak yasa yolu süresinin başlangıç tarihi konusunda eksiklik bulunduğundan, bu eksikliği gidermeye yeterli meşruhatlı tebligat ile durum taraflara bilgilendirilmeli ve tarafların eski hale getirme talebinde bulunarak yasa yoluna başvurması durumunda hukuksal sürecin tamamlanması sağlanmalıdır. Olağan yolla veya eski hale getirme yöntemiyle açılmış bir temyiz davası bulunmadığı takdirde ise, hükümlerin kesinleşmesinden sonra yasa yararına bozma yoluna gidilebilecektir. 5271 Sayılı CMK’nun 309. maddesinde düzenlenen yasa yararına bozma kurumu, kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına bozulması için incelenmesi olanaksızdır. Açıklanan nedenlerle yoklukta verilen kararın sanık müdafiine yöntemine uygun meşruhatlı olarak tebliği ve itiraz edilmemesi durumunda kesinleştiğinin kabulü gerekmektedir. ...
3.Asliye Ceza mahkemenin 11.11.2008 gün ve 2008/545-805, sayılı kararının açıklanan nedenler1e kesinleşmediği anlaşıldığından Tebliğnameye aykırı olarak yasa yararına REDDİNE, 22.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi Yazı İşl.Müd Bu doküman 5070 Sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.