DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3075 E. , 2023/180 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 09/06/2021 tarih ve E:2017/5906, K:2021/1883 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine 667 sayılı KHK'nın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/06/2021 tarih ve E:2017/5906, K:2021/1883 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ile davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi ile ilgili Anayasaya aykırılık iddiası ve bakılmakta olan bu dava dosyası ile Dairelerinin E:2017/2437 sayılı esasında kayıtlı bulunan dava dosyasının birleştirilmesi talebi yerinde görülmeyerek, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise …Bölge Adliye Mahkemesi …Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile reddedildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan beraat kararının kesinleşmediği, davacının ceza yargılaması sonucunda beraat etmiş olmasının idari yargılama yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının 2014 yılı HSK üye seçimlerinde örgütün sözde "bağımsız" adayları için oy istediğine yönelik verilen tanık ifadesi ile üniversiteye hazırlık sürecinde örgüte müzahir dershaneye gittiği yönündeki kendi beyanının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının tanık ifadesine karşı beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu kararın disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edildiği, hakimlik ve savcılık teminatının, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı ilkesinin ihlal edildiği, tanığın aleyhe olan önceki ifadesinin 05/12/2017 tarihinde Ceza Mahkemesinde verdiği ifade ile değiştirildiği,
Anayasa Mahkemesine yapmış olduğu bireysel başvuru sonucunda tesis edilen …tarih ve …başvuru numaralı Anayasa Mahkemesi kararında, tanık ifadesinin sadece ceza yargılamasındaki gibi terör örgütüne üyelik açısından değil, irtibat ve iltisak açısından da değerlendirilerek, "tanık ifadesinin tutarsız olması nedeniyle örgütsel bir ilişki için delil niteliğinde olamayacağı"nın belirtildiği, bununla birlikte Daire kararında bu hususa yer verilmediği, 1998 yılında örgüte müzahir dershaneye gitmesinin o dönemde ailesinin ekonomik olarak zor durumda olmasından kaynaklandığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davacının ceza yargılaması sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise …Bölge Adliye Mahkemesi …Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile reddedilmiş olup, söz konusu karara karşı yapılan temyiz istemi ise Yargıtay …Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla reddedilmesi neticesinde anılan karar 21/11/2022 tarihinde kesinleşmiştir. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.
Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.
Davacının temyiz dilekçesinde özetle, tanığın aleyhe olan önceki ifadesini 05/12/2017 tarihinde Ceza Mahkemesinde verdiği ifade ile lehine olacak şekilde değiştirdiği, bu hususun Anayasa Mahkemesine yapmış olduğu bireysel başvuru sonucunda tesis edilen …tarih ve …başvuru numaralı Anayasa Mahkemesi kararında da, sadece terör örgütüne üyelik açısından değil, irtibat ve iltisak açısından da değerlendirilerek, "tanık ifadesinin tutarsız olması nedeniyle örgütsel bir ilişki için delil niteliğinde olamayacağı"nın belirtildiği, bununla birlikte Daire kararında bu hususa yer verilmediğinden kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; Dosyaya giren bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan D.Ö.'ye ait, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/07/2016 tarihli ifade tutanağında: "... Ben … Vergi Mahkemesi üyesi olarak görev yapmaktayım, yaklaşık 7 yıldır görev yapmaktayım, ilk görev yerim İstanbul'dur. 2014 HSYK seçim döneminde o dönem cemaat adayı olarak bilinen A.Ş. ve A.B. için adliyemizde görev yapan hakimlerden S.E., … , M.Y. bu arkadaşlar bu adaylar için oy istemeye geldiler, o dönemde bu insanlara oy vermem hususunda yoğun bir baskı oluştu, bu baskı cemaat mensuplarına yönelikti, olay hakkındaki görgü ve bilgim bundan ibarettir, ..."
Aynı tanığın davacının yargılandığı …Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında tanık sıfatıyla alınan 05/12/2017 tarihli ifadesinde: "İstanbul'da görev yapıyorduk beraber seçim döneminde A.B.'yi destekliyordu, sanıktan herhangi bir şekilde baskı görmedim sadece oy istediklerini biliyorum onun dışında FETÖ ile ilgili bir bilgim yoktur. Sanık benden direkt oy istemedi sadece A.B.'yi desteklediğini duyuyordum, konuşmalarından duyuyordum. Benden direkt oy istemedi. 2010-2014 arası dönemde üye gönderilmedi eksik çalışılıyor diye sanık A.B.'nin görev yaptığı her HSK'da çıkan her kararnameyi eleştirirdi... Bilgi ve görgüm bundan ibarettir. Soruşturma sırasında verdiğim ifade doğrudur. Şu şekilde ifade verdim bir kısmı oy istiyordu bir kısmının da desteklediğini biliyorum bir şekilde …'ın da desteklediğini duydum dedim. Tekrar ederim." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tanık D.Ö'nün Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 21/07/2016 tarihli ifadesi ile ceza yargılaması sırasında tanık sıfatıyla alınan 05/12/2017 tarihli ifadesinde vermiş olduğu beyanlardan, davacının örgütün sözde "bağımsız" adayını desteklediği ve oy verilmesini istediği hususunda herhangi bir çelişki bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 09/06/2021 tarih ve E:2017/5906, K:2021/1883 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.08/02/2023 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak, karar verildi. KARŞI OY
X- Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarece, temyizen bakılmakta olan dosyada, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, aksi değerlendirmeyle verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulüyle, Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.