Esas No
E. 2021/13296
Karar No
K. 2023/25634
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/13296 E.  ,  2023/25634 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/88 E., 2016/75 K.
SUÇLAR: Hakaret, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Katılan sanık ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;

1.Sanıklar ... ile ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 117 nci maddesinin birinci fıkrasıyla 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (e) bentlerinde düzenlenen iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine,

2.Sanık ... hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62, 52 maddeleri uyarınca neticeten 7.080,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 12 eşit taksitlendirmeye, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan sanık müdafiinin temyiz isteği; sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesinin, dosyadaki bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olması, tanık A.H.S.'nin beyanı ve adliye dışında basına müdahale edilmesine yönelik hiç bir zaman Cumhuriyet Başsavcılığının talimatının bulunmaması karşısında, hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği, ayrıca dosyadaki ses kayıtlarının çözümlendiği bilirkişi raporuyla sanık ...'ın hakaret etmediği tespit edilmesine rağmen hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuki hiç bir dayanağı bulunmadığına ve resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay tarihinde özel güvenlik görevlileri olan sanıklar ... ve ...'in, emekli Genel Kurmay Başkanı İ.B.'nin ... Adalet Sarayı'na gelişini görüntülemek isteyen basın mensubu katılan sanık ...'ın kolundan tutmak suretiyle çekim yapmasını engelleyerek iş ve çalışma hürriyetini ihlal ettikleri, katılan sanık ...'ın da ...'a "Kimsin ulan y..." demek suretiyle hakaret ettiği iddiasıyla kamu davası açılmış; yapılan yargılama neticesinde, sanıklar ... ile ... hakkında, taraflar arasında öncesine ait husumet bulunmaması ve sanıkların savunmalarının aksini ispata yarar delil bulunmadığından iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan beraatlerine karar verilmiş ve katılan sanık ...'ın hakaret eyleminin sübut olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

2.Sanıklar ve katılan sanığın savunmaları, tanıklar A.H.S. ile K.Ç.'nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

3.Bilirkişi raporları, olay tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE

A. Sanıklar ...

İle ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 117 nci maddesinin birinci fıkrasıyla 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanıkların 09.06.2015 tarihli savunma tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ...'ın aşamalardaki savunması ve dosya içerisindeki 07.01.2016 tarihli bilirkişi raporu karşısında, sanığın cezalandırılabilmesine yeterli kesin, inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Sanıklar ...

İle ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.