Esas No
E. 2023/13833
Karar No
K. 2023/25921
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2023/13833 E.  ,  2023/25921 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/823 E., 2016/218 K.
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İTİRAZA KONU KARAR: Onama

Yargıtay 18. Ceza Dairesinin, 28.11.2017 tarihli ve 2017/4394 Esas, 2017/13794 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı nın, 13.09.2023 tarihli ve KD-2023/82343 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusunda, sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan 05.04.2016 tarihli mahkumiyet hükümlerinin sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29.04.2017 tarihli ve 2016/232561 sayılı tebliğname sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden, tebliğnamedeki görüşlerden haberdar edilme ve karşı görüşlerini bildirme olanağı tanınmadan, karar verilmesi suretiyle sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edilip, savunma hakkının kısıtlandığından bahisle onama kararının kaldırılması ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen tebliğnamenin sanığa tebliğinden sonra hükümlerin bozulması talep edilmiştir.

II. GEREKÇE

1.Dosyanın tetkikinde, sanık hakkında kurulan Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarih, 2015/823 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen Tebliğname sanığa yöntemince tebliğ edilmeksizin, Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/4394 Esas, 2017/13794 Karar sayılı ilamı ile mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verildiği anlaşıldığından,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

2.05.04.2016 tarihli ve 2016/232561 sayılı Tebliğname, inceleme tarihi itibarıyla cezaevinde bulunan sanığa usulune uygun olarak 04.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiş ve kurulan hükümlerin yeniden incelenmesi sonucu; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın bozma sebepleri dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

a)Somut olay kapsamında ... ... Hastanesi'nden alınan 29.02.2016 tarihli sağlık kurulu raporunda, sanıkta borderline kişilik bozukluğu, davranış bozukluğu ve delüzyonel bozukluk bulunduğu ancak cezai ehliyetinin tam olduğu belirtilmesine karşın, sanık tarafından dosyaya sunulan 04.08.2020 tarihli dilekçe ekinde yer alan aynı hastane tarafından düzenlenmiş olan 01.07.2014 tarihli sağlık kurulu rapor fotokopisinde, borderline kişilik bozukluğu ve psikoz tanısı bulunan sanığın iradesinin davranışlarına egemen olmadığı, akli dengesinin akıllıca yaşam sürdürmeye elverişli olmadığı ve sürekli yardıma muhtaç olduğunun belirtildiği anlaşıldığından, düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin giderilebilmesi amacıyla, sanığın suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilllerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” hususunda, Adli Tıp İhtisas Dairesi'nden yöntemince rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekliliği,

b)7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

2.5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/4394 Esas, 2017/13794 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

3.Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.