6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2023/4253 E. , 2023/4374 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmişse de 6100 sayılı Kanunun 369 ncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Numarine Denizcilik San. ve Tic. A.Ş’den yat satın aldığını, bedelin tamamının ödenmesine ve yatın teslim alınmasına rağmen davalıların yatın müvekkili adına tesciline yanaşmadıklarını, davalıların müvekkilinin haklarını ihlal eden hileli davranışlarda bulunduklarını, ödemelerini tatil ettiklerini, mal varlıklarını eksiltmeye çalıştıklarını ileri sürerek davalıların İİK’nın 177. maddesi uyarınca doğrudan iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının davasını tamamen kötü niyetli olarak, davalıların itibarını zedelemek amaçlı ikame ettiğini, Numarine Denizcilik'in Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulduğunu, lüks yat üretimi hususunda dünya çapında prestije sahip, üretmiş olduğu tekneleri dünyanın her tarafına ihraç eden, sektörün yüz akı sayılabilecek nitelikte bir firma olduğunu, davacının dava tarihi itibariyle ne davalılardan ne de Numarine Denizcilikten herhangi bir alacağı bulunmadığının, doğrudan iflas talebinde bulunan kişinin öncelikle bir alacağının olduğunu ispatlaması gerektiğini, davalıların tacir olmamaları nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin savunmaları bakımından da davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; İstanbul, Kocaeli ve Gebze Ticaret Odası, Sanayi Odası ve Esnaf ve Sanatkarlar Odasına Birliği'ne yazılan müzekkere cevaplarında davalıların sicil kayıtlarına rastlanmadığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve vergi dairesinden gelen müzekkere cevabında davalıların gerçek kişi tacir kaydına rastlanmadığının bildirildiği, hukukumuzda anonim şirket ortakları bakımından iflas istenmesi, sadece kanuna aykırı işlemleri ile bankayı zarara uğratan yönetici ve denetçiler için mümkün olduğu, dava şartlarının 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde düzenlendiği, dava ehliyetinin dava şartı olduğu, davalı gerçek kişilerin iflas davası bakımından pasif dava ehliyeti bulunmadığı, aynı Kanunun 115/2. Maddesinde dava şartı bulunmaması halinde davanın usulden reddedileceği gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/1-d, 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekil istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalılar aleyhine doğrudan iflas talebiyle açılan davada daha önce verilen her iki kararda da aynı gerekçelerle davanın usulden reddine karar verildiğini, söz konusu kararların istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince gerekli araştırma yapılmadan verilen ilk derece mahkemesi kararlarının kaldırılmasına karar verildiğini, ilk derece mahkemesi, bölge adliye mahkemesi’nin kaldırma kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapması gerekirken sadece İlyasbey Vergi Dairesi Müdürlüğü ile Uluçınar Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasıyla yetinildiğini, TÜSİAD/MÜSİAD ve benzeri kuruluşlar ile borsalar nezdinde gerekli araştırmalar yapılmadığını, yönetim kurulu üyelikleri bulunan davalıların tacir olup iflasa tabi olan şahıslardan olduklarını, uygulamada ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca şirkette yönetim kurulu üyesi ve/veya şirket ortağı olan gerçek kişilerin de TTK hükümleri gereğince tacir sayıldığını ve iflasa tabi olduklarını, ilk derece mahkemesince bu husus dikkate alınmaksızın davalıların tacir olmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesinin yasaya ve Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairenin kaldırma kararında belirtilen şekilde gerekli araştırmaların yapıldığı, ilgili yerlerden gelen yazı cevaplarından davalıların tacir kayıtlarının olmadığının anlaşıldığı, davalıların birden fazla anonim şirket yönetim kurulu üyesi olmasının tacir sayılmaları için yeterli olmadığı, davalılar iflasa tabi olmadıklarından ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iflas istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 177 ve devamı maddeleri, 6102 sayılı TTK 12. ve 18. Maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.