Esas No
E. 2021/19662
Karar No
K. 2024/147
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

4. Ceza Dairesi         2021/19662 E.  ,  2024/147 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/73 E., 2016/26 K.
SUÇLAR: Cinsel taciz, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaleti ile birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile; cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasına mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteminin özetle; aldığı cezaların yüzüne okunmadığı, savunmalarının dikkate alınmadığı, amacının hakaret yada taciz içerikli mesaj gönderme olmadığı, suçlamaları kabul etmediği, katılanın psikolojik sorunları olduğu, yaklaşık 20 yıldır katılan ile tanışıklığı olduğu, art niyetinin olmadığı yalnızca katılana zarar gelmesini önlemek amaçlı mesaj attığı bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın şikâyetçinin kullanmakta olduğu cep telefonuna cinsel içerikli ve hakaret içeren mesajlar göndermek suretiyle atılı suçları işlediği iddiası ile cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanık ile katılanın birbirlerini daha önceden tanıdıkları, sanığın katılan ile duygusal arkadaşlık yapmak istediği ancak katılanın bu teklifi kabul etmediği, bu durum üzerine sanığın cep telefonundan katılanın cep telefonuna iddianamaye konu mesajları göndermek sureti ile atılı suçları işlediği kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanığın cinsel taciz eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (d) bendi kapsamında kalması, hakaret suçunun da basit yargılama usulüne tabi olmayan suç ile birlikte işlenmiş olması nedeniyle, tüm suçlar yönünden basit yargılama usulü uygulanamayacağı, sanığın 10.09.2015 tarihli celsede duruşmadan bağışık tutulmayı talep ettiği, gerekçeli karar başlığında R.C.'nin "katılan" yerine "mağdur" olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu anlaşıldığından, Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Katılanın aşamalardaki beyanları, dosyada mevcut sanık tarafından katılana gönderilen mesajlara ilişkin tutanak ve tüm dosya kapsamıyla, sanığa atılı suçların sabit olduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanığa yükletilen hakaret ve cinsel taciz eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu, Cinsel taciz suçunun telefonla işlenmiş olması nedeniyle sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog