Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/210
Karar No
K. 2018/473
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2018/210
KARAR NO: 2018/473
DAVACI: ... -
VEKİLLERİ: Av. ... - Vişnelik Mah. Atatürk Bulvarı No:179/1 A Blok Odunpazarı / ESKİŞEHİR

Av. ... - ...

DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 09/04/2018
KARAR YAZIM TARİHİ: 16/04/2018

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacıya ait Eskibağlar Mah. 125-12.A-40 Pafta 3050 Ada 1 parseldeki taşınmazın aliminyum doğrama ve dış cephe kaplaması işi için davalı ile 28/04/2012 tarihli sözleşme ile eki keşif özeti, teras kat doğrama görünüşleri , alt kat doğrama görünüşleri sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeye göre işe başlama tarihinin 28/04/2012 bitim tarihinin ise 15/07/2012 olarak belirlendiğini, sözleşmenin ekinde doğramanın boyutlarını gösteren "Poz" adı altındaki ek belgelerdeki ölçü ve görüntüye uyulmadığını, aleminyum doğramalardaki ölçülerin milimetrik olduğunu ancak yapılan imalatlardaki yükseklik ve genişliğin sözleşmedeki ebatlara kıyasen yüzlerce milimetre küçük boyutlarda yapıldığını, ayrıca görünüşlerin değişmesi nedeni ile kullanılan aleminyum malzemede azalma olduğunu, sözleşmede ölçümleme ve fiyatlandırmanın nasıl yapılacağının "ölçü" başlıklı maddesinde belirlendiğini, bu madeye göre "aleminyum doğramalar imalata ve ölçüsüne göre yeniden modüle edilip fiyatlandırılacaktır" ifadesinin yer aldığını ama davalının bu madde hükmüne yanaşmadığını, keşif özetinde aleminyum imalatlarda kullanılacak aleminyum cinsinin ısı yalıtımlı olacağının yazılı olduğunu, davalı tarafından parça parça teslim edilen imalatların ilk partideki teslim edilen balkon kapıları ile teras katta teslim edilen son teslimattaki bazı pencerelerde ısı yalıtımlı aleminyum kullanıldığı ve bu şekilde güven oluşturmuş iken partiden sonra yapılan imalatların ısı yalıtımsız olarak imal edildiğini, ısı yalıtımlı ile ısı yalıtımsız doğruma arasında %40 oranında fiyat farkı olduğunu, ayrıca kullanılan profillerin et kalınlığının ve genişliklerinin olması gereken ebatlarda olmadığını, küçük yapıldığını, bu nedenle doğramalarda eğilmeler meydana geldiğini, en ufak rüzgarlarda dahi direnç göstermeyip daha büyük bel verdiğini, davalının bu durumdan haberdar edilmesi üzerine içten ve dıştan dayama konulduğunu, iskan için belediyeden gelen heyetçe de "pencere kayıtlarında farklılıklar" diye rapor verildiğini, bu nedenle imalatların ayıplı, kullanılamaz durumda olduğu ve değiştirilmesi gerektiğini, yapılan sözleşmede teşeronun işçilerinin SGK haklarının daha iyi takip edilmesi için kendi işyeri numarasına işçi primlerinin yatırılmasının belirlendiğini, ancak davalının bu sorumluluklarını yerine getirmediğini, 28/04/2012'de ilk primini yatırma müracaatını yaptığını ve ilk bildirgesini 05/11/2012 tarihinde verdiğini, Ekim 2012 için 407,55 TL, Kasım 2012 için 940,50 TL, Aralık 2012 için 1.410,75 TL olmak üzere 2012 yılı için toplam 2.758,50 TL kazanç tutarı gösterildiğini, oysa sözleşmeye göre bu miktarın iş tutarının %12'si kadarı olan 12.300,00 TL olması gerektiğini, bunun için SGK'dan belge olmadığı gibi 2013 yılında işçi çalıştırmadığı halde bordro düzenlendiğini, davacının ise 14/12/2012 tarihinde belediyeden "iskana uygundur" 31/12/2012 tarihinde ise "iş bitmiştir" ilişiksiz belgesi alındığını, davalı firmanın ise işin büyük kısmı bitmesine rağmen 2.758,50 TL işçilik gösterip 2013 yılında ise işçi çalıştırılıyormuş gibi SGK'ya 2.565,00 tL işçilik bildiriminde bulunduğunu, bundan dolayı davacının cezai durumla karşı karşıya kalma durumunun olduğunu, sözleşmeye göre işin bitiminde SGK'dan "ilişiksiz belgesi" alınarak iş sahibine ibraz edilmesi gerektiğini ancak davalının bu belgeyi sunmadığını, sözleşmede açıkça yazılı olduğu üzere bu belge sunuluncaya kadar davalının hiçbir maddi talepte bulunamayacağını, son ödemenin davalıya yapılamayacağını, bu hususun sözleşmenin 6/b maddesinde düzenlendiğini belirterek, ayıplı işlerin yeniden yapılması, işin sözleşmesinin 5.maddesine göre yeniden fiyatlandırılması, sözleşmenin 11.maddesi gereğince ilişiksiz belgesinin alınmamasından dolayı davacının zararının tazmini, eksik işlerin tamamlanması, geç teslim nedeni ile zararın tesbitinden sonra ödeme yapılmasının gerektiğini, davalının bakiye bedelin tahsili için Bursa 11.İcra Müdürlüğünün 2013/2368 Esas sayılı dosyada takip yapıldığını, takipten dolayı hacze gelinmesi nedeni ile muhafaza işlemi yapılmaması için keşidecisi davacı şirket olan 30/05/2013 keşide tarihli 32.000,00 TL bedelli çek verildiğini belirterek davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; davacı ile davalı arasında 28/04/2012 tarihli sözleşme yapıldığını, sözleşme ile davacıya ait 125-21A-4a pafta 3050 Ada 1 Parseldeki taşınmaza aleminyum doğrama ve cephe kaplama işlerinin yapılmasının kararlaştırıldığını, iş bedelinin 102.365,00 TL +KDV olarak belirlendiğini, bu işlerde önce mevcut projedeki çizimler üzerinden metrajlar çıkarıldığı, daha sonra milimetrik ölçüm yapılarak tekrar proje yapılarak imalat projesinin oluşturulduğunu, bu projenin tüm aşamalarda esas alındığını, binanın yamukluğu, girintili olması nedeniyle montajdan sonrada ölçüm yapıldığını, bundan dolayı sözleşmede yaklaşık bedel yazıldığını, metraj artışı nedeni ile meydana gelen ilave işlerin ayrıca fiyatlandırıldığını, bu hususun sözleşmenin 7.maddesinde açıkça belirtildiğini, sözleşme gereği yapılan iş ile ilgili olarak 19/10/2012 tarih 238214 nolu 92.149,70 TL bedelli ve 13/12/2012 tarih 238238 nolu 28.035,24 TL bedelli faturalar düzenlendiğini, bu faturaların davacı şirket yetkililerine elden teslim edilerek mutabakat sağlandığını, bu mutabakatlar incelendiğinde fatura bedellerine itiraz edilmediğini, davalının sözleşme gereği ifa ettiği işlerden doğan alacağının KDV dahil 120.184,94 TL olduğunu, buna davalı tarafından itiraz edilmediğini, davacının yapmış olduğu bir ayıp ihbarı da olmadığını, iade veya reklamasyon faturası da olmadığını, faturalı alacağın ödenmemesi nedeni ile Bursa 11.İcra Müdürlüğünün 2013/2368 Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, hacze gidildiğinde 25/04/2013 tarihli protokol düzenlenerek çek alındığını, bu protokol ile davalının ibra edildiğini, çek ödendiğinde ise icra dosyası borcuna sayıldığını, protokol ile ibra edilmesi nedeni ile davanın fiili ve hukuki dayanağının olmadığını, imalattaki her türlü değişikliğin e-mail ile davacıya bildirildiğini, davacının talimatı dışına çıkılmadığını, davacının iddiasının doğru olmadığını, imalatta kullanılan malzemenin azalmasının aksine artma olduğunu,davalı tarafından iş sonunda keşif özeti çıkarıldığını, bu keşif özetine göre davalının alacağının faturalardan daha çok olduğunu, davalının orta ve teras katta yapmış olduğu imalatın yalıtımlı olduğunu, zemin katın ise yalıtımsız yapıldığını, bunun sebebinin ise sözleşmede ısı yalıtımsız fiyat üzerinden mutabakata varıldığını ve yapılan imalatların hali hazırda olanlar ile uyumlu olmasının amaçlandığını, zemin kattaki dükkanın iki kısımdan oluştuğunu, sözleşme öncesinde bina gezildiğinde üst kısmın yalıtımsız olması nedeni ile alt kısmında yalıtımsız yapılmasının kararlaştırıldığını ancak sözleşmeye sehven yalıtımlı olarak yazıldığını, üst kısım yalıtımsız iken alt kısmın yalıtımlı yapılmasının akla uygun olmadığını, yazılan birim fiyatlardan da bunun belli olduğunu, profillerin et kalınlığı ve profil genişliklerin gerekenlerden küçük ebatlarda olduğu iddiasının doğru olmadığını, imalat ile ilgili alacağın işçi bildirimleri ve ilişiksiz belgesi ile alakalı olmadığını, bunun haricinde SGK tarafından yapılmış bir takibat veya cezai işlemi olmadığını, olduğu takdirde davalının SGK ve davacıya karşı sorumlu olacağını, ayrıca SGK'ya karşı tüm edimlerin eksiksiz yerine getirildiğini, davacı şirketin SGK'ya dilekçesini geç vermesinden dolayı ödemesinin geç yapıldığını, bunun da davacının gecikmesinden kaynaklandığını, eksiklik olsaydı ilişiksiz belgesi alınamayacağı gibi iskan izninin de alınmasının mümkün olmayacağını belirterek, davanın reddi ile %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava hukuki niteliği itibarıyla eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılanilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti davasıdır.

Mahkememizce davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 15. HD'nin 18/01/2018 tarih ve 2017/2608 esas 2018/69 karar sayılı ilamı ile ".... davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibi aleyhine 25.184,94 TL asıl alacak için Bursa 11.İcra Müdürlüğü'nün 2013/2368 sayılı dosyasında ilâmsız icra takibi yapılmış ve itirazsız kesinleşmiştir. Takipten sonra taraflar arasında düzenlenen 25.04.2013 tarihli protokolle davacı iş sahibi takip dayanağı alacak ve fer'ilere karşılık davalı yükleniciye İş Bankası Eskişehir Şubesine ait 30.05.2013 tarihli 32.000,00 TL'lik çek vermiş ve bu çek gününde ödendiğinde tarafların birbirlerini ibra edecekleri kabul edilmiştir. Geri çevrime üzerine dosyaya kazandırılan Türkiye İş Bankası Setbaşı Bursa şubesinin 17.12.2017 tarihli yazı cevabı ve ekindeki belgelerden söz konusu çekin ciro edilip yetkili hamil tarafından 30.05.2013 tarihinde tahsil edildiği ve bu suretle çek bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı bu belgeyi ve çeki icra baskısı altında imzalayıp verdiğini ileri sürmüş ise de; bu iddasını yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Bu hali ile dosya kapsamı ve düzenlenen protokole göre çek de ödenmiş olduğundan söz konusu icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olduğu ancak protokol gereği verilen çekin ödenmiş olması nedeniyle tarafların ibralaştıkları ve davadan sonra takip konusu olan borç ve fer'ilerinin ödenmiş olması sebebiyle takibin konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece takipten sonra düzenlenen protokol gereği verilen çekin ödenmiş olması sebebiyle davadan sonra 30.05.2013 tarihinde takip dayanağı borç ve fer'ilerinin tamamının ödenmiş olması sebebiyle takip konusuz kaldığı ve taraflar birbirlerini ibra etmiş olduklarından borçlu bulunulmadığı tespiti davasının bu nedenle kabulüne, ibra davadan sonra yapılan ödeme ile geçerli hale geldiğinden davalının ücreti vekâlet ve yargılama gideri ile sorumlu tutulmamasına karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak yanlış değerlendirme ile davanın reddi doğru olmamıştır. Yerel mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken protokolde belirtilen çekin ödenmediği gerekçesi ile ibra gerçekleşmediğinden bahisle yazılı şekilde bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin kabulü uygun görülerek, davalı vekilinin düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 20.06.2016 gün 2015/2924 Esas, 2016/3525 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA ve yerel mahkeme kararının belirtilen gerekçe ile BOZULMASINA karar verilerek dosya mahkememize iade edilmiştir.

Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, yargılamaya devam olunmuştur.

Davacı ile davalı arasında 28/04/2012 tarihli sözleme imzalanmıştır.Bu sözleşme ile Eskişehir İli Eskibağlar Mah.125.21A-4a Pafta, 3050 Ada 1 parselde bulunan taşınmazın aliminyum doğrama ve aliminyum kompozit panellerin yapılma işi olduğu, işin bedelinin keşif ve birim fiyatlara göre yaklaşık 102.365,00 TL + KDV olduğu, sözleşmenin eki olarak alt kat ve teras kat keşif özetinin çıkarılmış olduğu, iş bitiminde tekrar ölçüm yapılacağı, aliminyum doğramaların modülasyonuna ve serisine göre adet olarak aleminyum kompozit panellerin ise dıştan dışa açılım ölçüsü m² olarak ölçüleceği, ödemelerin ise %20'si balkon kapılar yerine takıldığında, kalan bakiyenin ise 60,90,120 ve 180 günlük çekler ile eşit taksitte ödeneceği, tanımı yapılan iş dışında yapılması istenecek işlerin metrajlar ve değişikliklerin yetkili mimarın veya işverenin direktifleri doğrultusunda yeniden projelendirilip fiyatlandırılacağı,sözleşme dışı işlerin stokta uygun malzeme var ise en az 1 hafta aksi takdirde 2 haftada yapılacağı işin başlangıcının 28/04/2012 teslim tarihinin ise 15/07/2012 olduğu, yüklenicinin tüm çalışanlarının sigortalı olacağı, yüklenicinin sigorta kesintisi adı altında herhangi bir kesinti yapılmayacağını,yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin SSK işlemlerini işverene ait dosya üzerinden yapacağı, işlemlerini taşeron sıfatı ile yapacağı, sigorta işlemlerden dolayı işverenin herhangi bir maddi açıdan zarar görmesi veya cezai müeyyideye uğraması halinde yüklenicinin bu bedeli işverene ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, işin bitiminde yüklenicinin Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesini işverene ibraz edeceğini, yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin ücretlerini tam ve eksiksiz olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, bu işlemler tam olarak yerine getirildiği takdirde son ödemenin işveren tarafından yapılacağı belirlenmiştir. Sözleşmenin eki olarak iki sayfalık keşif özeti, üç sayfalık taras kat doğrama görünüşleri, yedi sayfalık alt katlar doğrama görünüşleri olduğu belirtilmiştir.

Davalı tarafından davacı aleyhine Bursa 11.İcra Müdürlüğünün 2013/2368 Esas sayılı dosyasında 27/02/2013 tarihinde icra takibi yapılmıştır. Bu icra takibinde 25.184,94 TL'nin tahsili talep edilmiştir. Takibe dayanak olarak cari hesap ekstresi eklenmiştir. İcra takibinin kesinleşmiş olduğu görülmüştür.

Davacı ile davalı arasında icra takibi haricinde 25/04/2013 tarihli protokol düzenlenmiştir. Bu belgede Bursa 11.İcra Müdürlüğünün 2013/2368 Esas sayılı dosyasındaki borca karşılık 32.000,00 TL bedelli çek alındığı, çek ödendiğinde dosya borcuna sayılarak tarafların birbirini gayrikabili ibra ettikleri belirlenmiştir.

Davacı, davalının imalatı ayıplı yaptığını, aleminyum panellerin takıldığı yerin sehim yaptığını, alt kattaki aleminyumun, sözleşmede yalıtımlı olarak yapılacağının belirlenmesine rağmen yalıtımsız yapıldığını, SGK primlerinin ise uygun olarak yatırılmadığını, ilişiksiz belgesinin davalı tarafından alınmadığını, davacı tarafından alındığını, SGK priminin eksik ödenmesi nedeniyle davacının ileride cezai yaptırım ile karşılaşabileceğini, ayrıca geç teslim yapıldığını, aleminyum profil kalınlığının sözleşmeye uygun olmadığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

Davalı ise, imalatın sözleşmeye uygun yapıldığını, sözleşmede yalıtımlı yapılacağına dair ibarenin sehven yazıldığını,sehim vermenin imalat ile ilgili olmadığı,takılan cam ile takıldığını,bu sehimlerin giderilmesi için davacının bilgisi ve onayı ile destek yapıldığını,süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını, ayrıca düzenlenen faturalara itiraz edilmediğini, bundan dolayı kesinleştiğini, ayrıca icra takibinden sonra yapılan protokol ile tarafların birbirini ibra ettiğini belirterek, davanın reddine talep etmiştir.

Tarafların sunmuş oldukları deliller toplanarak tanıklar dinlenmiş, mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır.

Dinlenen davalı tanıkları ..., ... ve ... beyanlarında; davalı şirkette çalıştıklarını, yapılan işin camlarının başka firmaya yaptırıldığını, ancak iyi takılmayıp takozlama işinin de iyi yapılmaması nedeniyle sehim yaptığını, davacının bunu nasıl gidereceğini sorması üzerine anlattıklarını ve davacının da onay vermesi üzerine düşey profil yapıldığını, alt katın üst kısmının önceden yapılmış olduğunu, yapılan bu kısmın yalıtımsız olması nedeniyle davacının bilgisi dahilinde alt kısmında yalıtımsız yapıldığını, aksi takdirde iki kısım arasında uyumsuzluk olacağını,profilin et kalınlığının ise 2 mm olduğunu belirtmişlerdir.

Bilirkişi kurulundan alınan 07/07/2014 tarihli rapor ile, 13/02/2015 tarihli ek rapora göre; davalı tarafından zemin kat pencere ve kapı doğramaları, teras kat kapı ve pencere doğramaları ile orta katta bazı kör kasaları ile önceki firma tarafından yapılmış olan 15 adet balkon penceresinin davalı firma tarafından yapıldığı, zemin katta ise 17 adet pencere doğraması yapıldığı, bu doğramaların C60 serisinden yapıldığı ve et kalınlıklarının 2 mm olduğu ve ısı yalıtımsız yapılmış olduğu belirlenmiştir.

Bazı genişliği fazla olan pencerelerde esnemenin fazla olması nedeniyle orta kısımlarına destek profilleri yapıldığı, teras katın C60 ısı yalıtımlı yapıldığı, yapılan imalatın ortalama metretül fiyatının 51,96 TL /mt olarak tespit edildiğini, sözleşmedeki fiyatların ısı yalıtımlı olarak verilmiş olduğunu, ısı yalıtımsızın fiyatının serbest piyasaya göre %35 daha düşük olduğunu, buna göre ortalama 35 TL/mt olduğunu, buna göre yapılan ölçümleme ve fiyatlandırma sonucunda yapılan imalat bedelinin KDV dahil 107.855,04 TL olarak tespit edildiğini belirtmişlerdir. Davacının defterlerinin incelenmesinde ise; davalı tarafından 19/10/2012 tarih 238214 nolu 92.149,70-TL ve 13/12/2012 tarih 238238 nolu 28.035,24 TL bedelli faturalar düzenlendiği ve deftere kaydedildiği, davacı tarafından ise toplam 95.000,00 TL ödeme yapıldığı belirlenmiştir. Taraflar arasında yapılan sözleşme eser sözleşmesidir. Taraflar arasındaki birinci ihtilaf imalatın ayıplı yapılıp yapılmadığı ve ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı hususlarıdır.

Bilirkişi raporuna göre; bazı kısımların sehim vermesinin imalat hatası olduğu belirtilmiştir.

Buna göre; imalatın bir kısmının ayıplı imal edildiği anlaşılmıştır. Bu ayıbın ise, açık ayıp olduğu anlaşılmıştır. Eser sözleşmelerin de açık ayıbın hemen yükleniciye ihbar edilmesi gerekir. Bu ihbarın tesliminden itibaren yapılması gerekir İhbarın yapıldığı her türlü delil ile ispat edilebilir. Davacı ayıp olduğunu ve imalat esnasında davalıya söylendiğini belirtmiş ise de, bu iddiasını herhangi bir delil ile ispat etmemiştir. Ayıp ihbar edilmediği takdirde eser'in bu şekli ile kabul edilmiş sayılacağı kabul edilmektedir. Bunun yanında davalı tanıkları sehimin düşey profil ile giderildiğini, bunun da davacının onayı ile yapıldığını belirtilerek, ayıbın bu şekilde giderilmesini davacının kabul ettiğini belirtmişlerdir.

Bu açıklamaya göre; profilin sehim vermesi nedeniyle ayıplı olduğu, bu ayıbın düşey profil takılması suretiyle giderildiği, bunu da davacının kabul ettiği anlaşıldığından ve ayıp ihbarı yapıldığı da ispat edilemediğinden, aksine bu şekilde kabul edildiği anlaşıldığından, davacının bu husustaki ayıp iddiası kabul edilmemiştir. Alt kattaki aleminyumların yalıtımsız yapılması ise ayıp olmayıp sözleşmeye göre yapılmadığı, başka bir şekilde yapıldığı, yani sözleşmeye uygun olmayan farklı imalat olarak değerlendirilmiştir.

Bu şekilde farklı imalattan kaynaklı bedel farkı ise bilirkişi tarafından hesaplanmıştır. Davalı fiyatın sözleşmede belirlendiğini belirtmiş ise de sözleşmeye göre imalat yapılmadığı anlaşıldığından, artık sözleşmedeki fiyat ile bağlı kalınmayacaktır. Davalı ısı yalıtımlı ibaresinin sehven yazıldığını belirtmiş ise de, bilirkişi raporunda fiyatın ısı yalıtımlıya göre belirlendiği belirtildiğinden, davalının bu iddiası yerinde görülmemiştir. Sözleşmenin 4.maddesinde işin bedeli yaklaşık olarak belirlenmiş, 5.madde de ise, iş bitiminde ölçüm yapılacağı belirlenmiştir. Buna göre, sözleşmede belirlenen fiyatın yaklaşık bedel olduğu, doğrusunun iş sonunda ölçümleme yapılarak keşif özetindeki birim fiyatlara göre belirleneceği anlaşılmaktadır.

Bu düzenleme karşısında fiyatın sözleşmede belirlendiği iddiası dinlenmeyeceği gibi faturalara itiraz edilmediği için bedelin kesinleştiği iddiaısı da dinlenmez. Çünkü faturaya itiraz edilmemesi münderacatını yani birim fiyatı ve onun sonucunda yapılan işin bedelini kesinleştirmektedir. İşin istenilen miktarda yerine getirildiğini kesinleştirmemektedir. İşin sonunda ölçümleme yapılmadığından, işin ne kadar yapıldığı bilinmemektedir. Bu sebeple, faturadaki bedeller itiraza uğramadığı gerekçesi ile kesinleşmemektedir. Davacı, davalı tarafından SGK'dan ilişiksiz belgesi alınmadığını belirtmiştir.

Sözleşmenin II.maddesinde yüklenici tarafından alınacağı belirlenmiştir.Davalı ilişiksiz belgesi alındığını iddia etmemiştir. Ancak davacı dava dilekçesinde kendisi tarafından alındığını belirtmiştir.

Bilirkişi raporunda da iskan ruhsatının alınmış olması ilişiksiz belgesinin alındığını gösterdiği belirtilmiştir. Buna göre, bu eksiklik davacı tarafından giderilmiştir. Bu eksikliğin davacı tarafından giderilmesi nedeniyle herhangi bir zararın doğduğu da iddia edilmediği gibi ispatta edilmemiştir. Davacı geç teslimde bulunulduğunu belirtmiş ise de, geç teslim nedeniyle bir zarara uğradığını ispat etmemiştir. Davacı ödenen SGK primlerinin sözleşme içeriğine uygun olmadığını belirterek, ileride cezai yaptırıma uğrayacağını iddia etmiştir.

Davalı, böyle bir durumda sorumlu olduklarını belirtmiştir. Keza sözleşmenin II.maddesinde de davalının sorumlu olduğu yazılıdır. Ancak SGK tarafından ilişiksiz belgesi verildiğinden ve herhangi bir cezai yaptırım uygulanmadığından, şu an için böyle bir talepte bulunulması yerinde değildir. Ancak ileride SGK tarafından cezai yaptırım uygulandığı takdirde sözleşmenin II.maddesi kapsamında davalıya rücu edilinebilecektir. Davalı icra takibinden sonra protokol yapılarak davalının ibra edildiğini belirtmiştir. Davacı ise, ibranın davacının başka borcu kalmadığına dair olduğunu belirtmiştir. Davalı ayrıca davacı ile yapılmış olan 28/11/2012 ve 28/01/2013 tarihli mutabakatları sunmuştur.Mutabakatlar ise, teslimden sonra yapılmıştır. Bu mutabakat belgelerine de davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Yukarıda yapılan açıklamalara göre, dinlenen davalı tanıklarının beyanına göre davacının sehim yapan bölümlerin düşey profil ile düzeltilmesini kabul ettiği, keza alt katta yatılımsız profil uygulanmasını kabul ettiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasında imzalanan 25.04.2013 tarihli protokolle davacı iş sahibi takip dayanağı alacak ve fer'ilere karşılık davalı yükleniciye İş Bankası Eskişehir Şubesine ait 30.05.2013 tarihli 32.000,00 TL'lik çek vermiş ve bu çek gününde ödendiğinde tarafların birbirlerini ibra edecekleri kabul edilmiştir. Türkiye İş Bankası Setbaşı Bursa Şubesinin 17.12.2017 tarihli yazı cevabı ve ekindeki belgelerden söz konusu çekin ciro edilip yetkili hamil tarafından 30.05.2013 tarihinde tahsil edildiği ve bu suretle çek bedelinin ödendiği anlaşılmıştır. Düzenlenen protokole göre çek de ödenmiş olduğundan söz konusu icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olduğu ancak protokol gereği verilen çekin ödenmiş olması nedeniyle tarafların ibralaştıkları ve davadan sonra takip konusu olan borç ve fer'ilerinin ödenmiş olması sebebiyle takibin konusuz kaldığı anlaşılmaktadır Davacı 25/04/2013 tarihli protokolü ve bu protokol uyarınca verdiği çeki icra tehdidi altında imzaladığını iddia etmiş ise de bu iddiasını yasal delilerle kanıtlayamamıştır..

Takipten sonra düzenlenen protokol gereği verilen çekin ödenmiş olması sebebiyle, davadan sonra 30.05.2013 tarihinde takip dayanağı borç ve fer'ilerinin tamamının ödenmiş olması sebebiyle takip konusuz kaldığından ve taraflar birbirlerini ibra etmiş olduklarından davacının borçlu olmadığının tespiti davasının bu nedenle kabulüne, ibra davadan sonra yapılan ödeme ile geçerli hale geldiğinden davalının ücreti vekâlet ve yargılama gideri ile sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Açıklanan nedenlere, yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;

1.Davanın KABULÜNE, Bursa 11.İcra Müd.'nün 2013/2368 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,

2.Davalının icra takibinde kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,

3.Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 1.720,38-TL harcın, peşin olarak alınan 430,10 TL harçtan mahsubu ile artan 1.290,28-TL harcın davacıdan tahsiline,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Davacı vekili yararına ücret takdirine yer olmadığına,

6.Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından kalan tutarın istek halinde ve hüküm kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/04/2018 Katip ... Hakim ...

(e-imzalıdır)

Davacı gideri;

195,50- İlk gider ve temyiz giderleri

1.500,00 TL bilirkişi ücreti,

177,50 TL keşif gideri

100,00 TL taksi ücreti,

533,96- TL tebligat ve posta gideri,

2.506,96- TL toplam gider,

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Sigorta Hukuku 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog