Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/1199
Karar No
K. 2024/53
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1199

KARAR NO: 2024/53

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/11/2022

NUMARASI: 2015/963 Esas - 2022/1057 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 03/02/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı olan ve davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü adına kayıtlı bulunan ... plaka sayılı otobüs, davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken, otobüs sürücüsü davalının inen yolcuların inmesini beklemeden ve kapıları kontrol etmeden, aracı hareket ettirmesi neticesinde meydana gelen 29/01/2015 günlü trafik kazasında, otobüs yolcusu vekil edeni ...'ın araçtan düşerek yaralandığını ve çalışamaz duruma geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 500,00-TL olmak üzere toplam 2.500,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan; ayrıca kazazede ... ve davacı eşi ... için ayrı ayrı 30.000,00-TL, kazazedenin çocukları olan diğer davacıların her biri için de ayrı ayrı 15.000,00-TL olmak üzere toplam 105.000,00-TL manevi tazminatın da davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; 19/10/2022 günlü ıslah dilekçesi ile de davacı ...'ın talep edebileceği maddi tazminat miktarının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini beyanla, 5.002,18-TL'si geçici iş göremezlik, 1.241,55-TL'si de bakıcı gideri zararına karşılık olmak üzere istek miktarını 6.243,73-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak; davacı ...'ın yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda, davalı otobüs sürücüsünün tam kusurlu olduğu, yolcu konumunda bulunan kazazedenin ise herhangi bir kusuru bulunmadığı, davacı ...'ın kaza neticesinde meydana gelen yaralanmasına bağlı maluliyete uğramadığı, ancak iyileşme süresinin 6 ay olduğu ve iyileşme süresi içerisinde 1 ay süre ile başka birinin bakımına ihtiyaç duyacağı benimsenerek; 24/03/2022 günlü ek aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacı ...'ın manevi tazminata ilişkin talebinin de kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine göre uygun olacağı, buna karşılık diğer davacıların açmış oldukları maddi ve manevi tazminat taleplerinin şartları mevcut olmadığından yerinde bulunmadığı şeklindeki özet gerekçeyle; -Davacılar ..., ..., ... ve ...'ın açmış oldukları maddi ve manevi tazminat davalarının sübut bulmadığından REDDİNE, -Davacı ...'ın maddi tazminat davasının KABULÜ İLE, -5.002,18-TL geçici iş göremezlik alacağının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalılar İETT ve ... yönünden kaza tarihi olan 29/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 290.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olduğunun tespitine, ) -1.241,55-TL bakıcı gideri alacağının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalılar İETT ve ... yönünden kaza tarihi olan 29/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 290.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olduğunun tespitine, ) -Davacı ...'ın davalılar İETT ve ... yönünden açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, -10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve İETT'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili ve davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalılar vekillerinin istinaf nedenleri benzer olup; kusur durumunun hatalı belirlendiği, dosyada mevcut kusur raporları arasında çelişki olduğu gözetilmediği, konuya ilişkin tanık beyanlarının değerlendirme dışı bırakıldığı, ayrıca hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş bulunduğu ve davacıda oluşan maluliyetin kaza ile ilgili olup olmadığının da usulüne uygun şekilde belirlenmediğine yöneliktir. Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen, cismani zarara dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. 1-29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olup, hüküm tarihi olan 2022 yılı itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00-TL'ye çıkartılmıştır. Görülmekte olan davada davacı ... fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak, 500,00-TL maddi tazminat isteğinde bulunmuş ve ıslah yoluyla maddi tazminata ilişkin talep miktarını toplam 6.243,73-TL'ye arttırmış ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda da davacı ...'ın maddi tazminata ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda istinaf eden davalılar aleyhine hükmedilen maddi tazminat tutarı 6.243,73- TL olup, davalılar yönünden aleyhe hükmolunun maddi tazminat miktar itibariyle ilk derece mahkemesinin kararı kesin nitelikte olduğundan yasa yolu kapalı bulunmaktadır.HMK.m.346/1 hükmü uyarınca, miktar itibariyle ret kararının yerel mahkemesince verilmesi gerekli ise de; temyiz merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, maddi tazminata ilişkin olarak davalı ... vekili ve davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesinin kararının kesin olması nedeniyle ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Davalıların kusura, istinaf itirazları birlikte değerlendirildiğinde;Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemenin kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde; usul ve yasaya aykırı bir y ön bulunmamasına ve özellikle dosyada mevcut kusur raporları arasındaki çelişkenin giderilmesi amacıyla, temin edildiği ve yargılama sırasında daha önce alınan tüm bilirkişi raporlarının irdelenmesi neticesinde düzenlendiği anlaşılan 13/07/2020 günlü bilirkişi heyet raporundaki kazanın oluş şekli ile tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu belirlemelerin olayla ilgili olarak Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülerek davalı araç sürücüsünün cezalandırılması ile sonuçlandırılan ve UYAP sorgusundan da anlaşılacağı üzere yasa yolu denetiminden geçmek suretiyle 05/10/2018 tarihinde kesinleşen 2015/858 Esas ve 2018/314 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosyadaki tespitlerle de örtüşmesi karşısında, hükme esas alınmak suretiyle dava konusu kazanın meydana gelmesinde, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik tespit edilememesine ve olayla ilgili olarak tanıklığına başvurulan ...'in beyanlarının da esasen varılan sonucu destekler mahiyetinde olmasına, zira kazanın; aracın kapısı açık şekilde hareket etmesi nedeniyle değil, yolcunun araçtan inmesi beklenilmeden araç kapısının kapatılması ve bu suretle kapıya sıkışan davacının kapının tekrar açılması neticesinde dengesini yitirerek düşmesi neticesinde meydana gelmiş olduğunun sabit olmasına göre, davalıların kusura ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

3.Davalıların maluliyete ve hüküm altına alınan manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; Eldeki davanın yargılaması sırasında temin edilen ve aralarında Ort.ve Trav. Uzmanı ve Genel Cerrahi Uzmanı bulunan heyetçe düzenlendiği anlaşılan 13/03/2019 günlü ATK 2.İhtisas Kuruluna ait raporda; davacının trafik kazası sonucunda görmüş olduğu tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi ve davacıdaki yaralanmaların niteliği de gözetilerek; kazazede ...'ın 29/01/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle maluliyet oluşmadığı ve fakat iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve iyileşme süresi içerisinde de 1 ay süreyle başka birisinin bakımına ihtiyaç duyabileceği sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından söz konusu bu rapor hükme esas alındığına ve bu rapor uyarınca hüküm tesis edildiğine göre; bu kabul şeklinin istinaf eden davalı taraf yararına olduğu sabit bulunduğundan, davalıların açıklanan hususa ilişkin istinaf itirazının da reddi gerekmiştir. Bundan ayrı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Kazanın meydana geldiği tarih (-29/01/2015),oluş şekli, kusur durumu (-davalı araç sürücüsünün tam kusurlu oluşu) davacının yaralanmasının özellikleri (-davacı kemik kırığı oluşacak biçimde bel ve sırt bölgesinden yaralanmıştır), davacının kaza tarihindeki yaşı (-54 ) ve cinsiyeti ile böyle bir kazanın ve sonuçlarının kalan yaşamında yaratacağı etki, kazaya sebebiyet veren aracın kullanım şekli (-toplu taşıma aracı) tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının somut olayın özelliklerine göre fazla olmadığı, anlaşıldığından; davalılar vekillerinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurularının da yerinde olmadığı reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı ... vekili ve davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının, maddi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından HMK'nın 346/1 ve 352.madde hükümleri uyarınca USULDEN; manevi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından ise HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan toplam 1.567,90-TL harçtan, Harçlar Kanunu uyarınca istinaf eden davalılardan birlikte alınması gereken 1.109,60-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının düşümü ile kalan 458,30-TL harç fazlasının (- istinaf başvurusu sırasında davalı Mahmut Ay tarafından 457,90 TL, diğer davalı tarafından ise 1.100,00-TL harç yatırılmış olması nedeniyle) talebi halinde davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne iadesine, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerin ise yapan davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/02/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.