4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 19.03.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen 01/01/2021 tarihli sözleşmenin 4.1.1. maddesi gereğince taraflar arasındaki siparişin ne şekilde verileceğinin düzenlendiği ve sözleşmenin 4.1.6. maddesi gereğince de yüklemeye hazır ürünlerin 5 gün içinde sevk edilmesi gerektiği fabrikadaki azami bekleme süresinin 5 gün olduğunun belirlendiği, Müvekkili ile davalının mutabık kalmış olduğu sözleşme dikkate alındığında ve sunulan mail ekran görüntülerinde mevcut olan bilgi ve belgelere göre davalı şirket tarafından; 20/11/2021 tarih ve ... fatura numaralı 1.293.405,57 TL bedelli, 20/11/2021 tarih ve ... fatura numaralı 604.963,04 TL bedelli, 25/11/2021 tarih ve ... fatura numaralı 936.185,71 TL bedelli e fatura konu ürünlerin siparişinin... adresinden mail yolu ile ve borçlu şirketçe yükleme bilgi formları ile yapılmış olup yaklaşık 6 aylık bir süredir sipariş verilen ürünlerin fabrikadan alımı beklenmekle birlikte davalı şirketçe söz konusu sipariş edilen ürünlerin 5 gün içerisinde teslim alımı gerçekleştirilmemiş olup sipariş gereğince üretilen ürünlerin ödemesi olan toplamda 2.834.527,32 TL de sözleşmenin 4.4.1. maddesi gereğince 1 ay içerisinde müvekkili şirkete yapılmadığını, Söz konusu ürünlerin davalı tarafça teslim alınmaması nedeniyle dava dışı ... Şirketi'nin deposunda tutulmakta ve bu şirkete bu hizmeti nedeniyle ödeme yapıldığını ve ödemelere ilişkin dava dışı şirkete 2021 yılı içerisinde ürünlerin depo masrafı toplamda 266.710,09 TL ödendiğini, davaya konu ürünlerin halen depoda beklemekte olup dava sonuna kadar kesilecek faturalar dosyaya sunulacağını, davalı tarafın ödeme yapmaması nedeniyle davalı aleyhine ...
24.Noterliği ... yevmiye nolu ...tarihli ihtarname ile borcunun ödenmesinin talep edildiği halde ödenmediğini, açıklanan bu nedenlerle; davalı şirketin davacı şirketten sipariş etmiş olduğu ürünleri teslim almaması ve satış bedelinin ödenmemesi nedeniyle müvekkilimiz şirketin uğramış olduğu bütün zararların tazminine, müvekkilimizde bulunan ürünlerin bedelinin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 14.04.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle;
Davacı taraf müvekkilimin kendisinden mal sipariş ettiğini, söz konusu malın bedelini ödemediğini ve malları teslim almadığını iddia ettiğini, bu iddiaların asılsız ve mesnetsiz olduğunu, Davacı yanın sunmuş olduğu 20/11/2021 tarih ve ... fatura numaralı 1.293.405,57 TL bedelli e-fatura, 20/11/2021 tarih ... fatura numaralı 604.963,04 TL bedelli e- fatura, 25/11/2021 tarih ve ... fatura numaralı 936.185,71 TL bedelli e- fatura gerçeği yansıtmadığını, Müvekkilin söz konusu faturalara konu malları hiçbir zaman sipariş etmediğini, Faturalar davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, İş bu faturaların kabul edilmediğini davacı tarafa gönderilen noter ihtarı ile bildirilmiştir. ... 1 Noterliği ... tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtar suretinin dosyaya ibraz edileceğini,
Davacı tarafından fatura konusu siparişlere ilişkin dosyaya sunduğu mailler bulunduğunu Fakat maillerde yer alan müvekkil şirket siparişleri ile dava konusu faturalar örtüşmediğini, Maillerde yer alan siparişlerin fatura numaraları ve tutarlarının farklı olduğunu, Ayrıca kabul etmemekle birlikte faturaya konu mallar müvekkil tarafından sipariş edilse dahi sözleşme gereği bedelin, sipariş tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenmesi gerektiğini, Buna rağmen davacı 6 ay boyunca ücretini alamadığı ve tarafımıza bildirimde bulunmadığı halde mal vermeye devam ettiğini, Ticari hayatta 6 ay boyunca bedelini almadan mal temin etmenin kabul edilemez olduğunu,
Davacı taraf aynı zamanda müvekkilin sipariş ettiği ürünleri süresinde teslim almaması sebebiyle ürünleri ... Şirketi'ne depo ettirdiklerini, bu sebeple depo masrafı olan 266.710,09 TL tutarı da müvekkilimden talep ettiğini, Öncelikle depo edilen malların müvekkile ait olmadığı, Tarafımızca sipariş edilmeyen malların da süresinde teslim alınması mümkün olmadığını, Bu sebeple dava konusu malların teslim alınmaması sebebiyle uğranılan zarar ve depo bedeli tarafımızdan istenemeyeceğini, Ayrıca davaya sunulan depolama hizmeti faturalarında müvekkil ve sipariş ürünleri ile ilişkilendirilebilen herhangi bir husus, ilgi bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Bilirkişi Raporu, Muavin Defterleri, Faturalar, İhtarname, Taraf Beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talimat ile alınan 05.09.2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "19/07/2022 tarihinde tarafımıza tevdi edilen Sayın mahkemenizin 2021/421 Esas sayılı dava dosyası ve di;jer belgeler, raporlar ve tanık ifadelerin incelenmesi sonucunda raporumuz içinde detaylı arz ve izah edilen nedenlerle; her türlü değerlendirme ve takdir hakkı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sunulan deliller, dosyasındaki alacak kalemlerinin değerlendirilmesi için T.T.Kanunu, HMK m. 222/213/12/2011 tarih ve 28141 sayılı Elektronik Defter Genel Tebliği, Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri amir hükümlerine göre, uyuşmazlığa konu yıllara ait bilirkişi sıfatıyla, tarafımıza tevdi edilen dosya ile ibraz edilen belgeler ve yerinde yapılan inceleme ile “takdiri delil” niteliğine sahip dava dosyası ve da yanağı belgeler üzerinde yapılan incelememizde; ...“Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan mail görüşmelerinin en son 13/04/2021 tarihine ait olduğu, gönderilen sipariş emirlerine (order çıktıları) ait en sor tarihih 25/03/2021 olduğu, ...Ltd. Şti. tarafından ...Şti. Adına düzenlenen lojistik faturalarının en son 01/07/2021 tarihini taşıdığı tespit edilmiştir.
Dolayısı ile ; 20/11/2021 tarih ve ... nolu 1.293.405,57 TL bedelli E fatura 20/11/2021 tarih ve ... nolu 604.963,04 TL bedelli E- fatura 25/11/2021 tarih ve ... nolu 936.185,71 TL bedelli E fatura Dosyaya delil alarak konulan faturaların herhangi bir yazışmaya istinaden düzenlenmediği kanaatindeyim. Ayrıca mai, yolu ile alınan etiket onayı 13/04/2021 tarihinde gerçekleşmiş ... Tic. Ltd. Şti. yevmiye defterine ... tarih ve ... numaralı yevmiye maddesi ile yapılan kaydın ticari hayatın gerçeklerini yansıttığı kanaatindeyim. Sonuç olarek dava konusu olarak gösterilen faturalar ile defter kayıtları, mail yoluyla yapılan yazışmalar, örder çıktıları ve lojistik firması tarafından düzenlenip dosya içeriğine Konulan faturalar arasında tarih açısında tutarsızlık olup bu faturalara ilişkin herhangi bir alacağın olmadlığı kanaatindeyim. Defter kayı:larına göre ise (dolar kurundaki dalgalı seyir nedeniyle defterde yer alan TL. bilgilere görey ... Tic. Ltd. Şti. nin, ... Şti.ne (495.037,90 - (340:571,12424,69)) - 154.442,09. TL , (YüzellidörtbindörtyüzkırkikiTürklirasıdokuzkuruş) — borcu olduğu kanaatindeyim," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
12.04.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "1.Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu ticari defterlerinde dava konusu faturaların kayıtlı olduğu, Davacının, davalıya kestiği ve dava konusu yapılan 2.834.527,32 TL’ bedelli faturaların, davalı kayıtlarında yer almadığı, 2. Davacının dava konusu yaptığı “etiket” 2710.19.87.00.00 GR-140 20” “2710.19.99.00.25 SARI GRES 0,900 GR” ve “KOLİ 1 LT BOŞ- KOLİ 7 LT BOŞ” içerikli faturaların kesilmesine sebep olan mail yazışmalarının birlikte değerlendirilerek davacının bu faturaları haklı olarak kesip kesmediği hususunda kanaat bildirecek uzman bilirkişiye ihtiyaç duyulduğundan, ticari defterler, mail yazışmaları ve dosya kapsamında hükme elverişli bir değerlendirme yapılmadığını," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
22.08.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Yukarıda ayrıntılarıyla arz ettiğimiz nedenlerden dolayı bilirkişi kurulumuz, a) Dava konusu faturalara ilişin siparişin davalı tarafından verilmiş olması, bu siparişe ilişkin malların fabrikada bekleme süresinin azami olarak beş gün olabileceği dikkate alındığında, davalının sipariş etmiş olduğu dava konusu faturalara ilişkin mal bedellerinden sorumlu olması gerektiği, b) Davacı tarafından gönderilen 08/12/2021 tarihli ihtarname ile alacağın talep edildiği, bu bakımdan davalının temerrüdünün 10.12.2021 tarihi itibariyle oluştuğu, dolayısıyla dava konusu toplam 3.101.237,41-TL’lik alacağa anılan tarihten itibaren ticari faiz uygulanabileceği, bu bağlamda 10.12.2021 temerrüt tarihinden 19.03.2022 dava tarihine kadar 134.436,51 TL işlemiş faiz hesaplanarak nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE
Dava, ticari satımdan kaynaklı alacak davasıdır. Huzurdaki davada taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davalı şirketçe talep edilen malların teslim alınmaması nedeniyle gereğince uğranılan zararın tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmaktadır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı, davacı yandan sipariş talebinde bulunmadığı, depoda bekletildiği iddia edilen malların davalıya ait olmadığı savunmasında bulunmuştur. Bu durumda ispat yükü öncelikle davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı ticari ilişkinin ortaya konması ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmış, davalı yanın ticari kayıtlarının incelenmesi için talimat yazılmış, davacının ticari kayıtları için yerinde inceleme yetkisi verilmiştir.
Dosyamıza sunulan 05.09.2022 tarihli talimat bilirkişi raporu ile; ...Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan mail görüşmelerinin en son 13/04/2021 tarihine ait olduğu, gönderilen sipariş emirlerine (order çıktıları) ait en sor tarih 25/03/2021 olduğu, ...Şti. tarafından ... Ticaret Ltd. Şti. Adına düzenlenen lojistik faturalarının en son 01/07/2021 tarihini taşıdığı tespit edilmiştir.
Dolayısı ile ; 20/11/2021 tarih ve ... nolu 1.293.405,57 TL bedelli E fatura 20/11/2021 tarih ve ... nolu 604.963,04 TL bedelli E- fatura 25/11/2021 tarih ve ... nolu 936.185,71 TL bedelli E fatura Dosyaya delil alarak konulan faturaların herhangi bir yazışmaya istinaden düzenlenmediği kanaatindeyim. Ayrıca mai, yolu ile alınan etiket onayı 13/04/2021 tarihinde gerçekleşmiş ... Tic. Ltd. Şti. yevmiye defterine ... tarih ve ... numaralı yevmiye maddesi ile yapılan kaydın ticari hayatın gerçeklerini yansıttığı, sonuç olarek dava konusu olarak gösterilen faturalar ile defter kayıtları, mail yoluyla yapılan yazışmalar, örder çıktıları ve lojistik firması tarafından düzenlenip dosya içeriğine konulan faturalar arasında tarih açısında tutarsızlık olup bu faturalara ilişkin herhangi bir alacağın olmadığı, defter kayıtlarına göre ise (dolar kurundaki dalgalı seyir nedeniyle defterde yer alan TL. bilgilere görey ...Tic. Ltd. Şti. nin, ..Ticaret Ltd. Şti.ne (495.037,90 - (340:571,12424,69)) - 154.442,09. TL borcu olduğu, tespit edilmiştir.
Dosyamıza sunulan 12.04.2023 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu ticari defterlerinde dava konusu faturaların kayıtlı olduğu, davacının, davalıya kestiği ve dava konusu yapılan 2.834.527,32 TL’ bedelli faturaların, davalı kayıtlarında yer almadığı, 2. Davacının dava konusu yaptığı “etiket” 2710.19.87.00.00 GR-140 20” “2710.19.99.00.25 SARI ... 0,900 GR” ve “KOLİ 1 LT BOŞ- KOLİ 7 LT BOŞ” içerikli faturaların kesilmesine sebep olan mail yazışmalarının birlikte değerlendirilerek davacının bu faturaları haklı olarak kesip kesmediği hususunda kanaat bildirecek uzman bilirkişiye ihtiyaç duyulduğundan, ticari defterler, mail yazışmaları ve dosya kapsamında hükme elverişli bir değerlendirme yapılmadığını, belirtilmiştir.
Bu kapsamda dava dosyamızda yer alan bilirkişi raporlarının dosyamızı tek başına aydınlatmaya yeterli olmadığı anlaşılmakla, hazırlanan mali müşavir raporlarının da tetkik edilerek, taraflar arasındaki iddia ve savunmalar kapsamında, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında tarafların edimlerini ifa edip etmedikleri, hazırlanan faturalar ile mail yazışmalarının, bilirkişi raporlarına itiraz ve beyanların da tetkik edilerek rapor hazırlanması için dosyasının mali müşavir, sözleşme hukuk alanında uzman bilirkişi ve bilişim uzmanı bilirkişinin olduğu 3 kişilik heyete tevdine karar verilmiştir.
Dosyamıza sunulan 22.08.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu fatura içerikleri ile e-posta yazışmalarında yer alan sipariş detaylarının birbiri ile aynı olduğu, davalının, davacıya yollamış olduğu siparişler başlıklı e-postalarda yer alan “... vb gibi” sipariş numaralarının yer aldığı yazışmalarda söz konusu siparişlerin davalı tarafından, davacıya iletildiği, verilen siparişin h-egeli©cosmomotoroil.com adresinden mail yolu ile ve borçlu şirketçe yükleme bilgi formları ile yapıldığı, bu siparişin taraflar arasındaki 01/01/2021 tarihli sözleşmenin 4.1.1. Maddesine uygun olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmenin 4.1.6. maddesi gereğince yüklemeye hazır ürünlerin 5 gün içinde sevk edilmesi gerektiği fabrikadaki azami bekleme süresinin 5 gün olduğu, dava konusu faturalara ilişin siparişin davalı tarafından verilmiş olması, bu siparişe ilişkin malların fabrikada bekleme süresinin azami olarak beş gün olabileceği dikkate alındığında, davalının sipariş etmiş olduğu dava konusu faturalara ilişkin mal bedellerinden sorumlu olması gerektiği, davacı tarafından gönderilen 08/12/2021 tarihli ihtarname ile alacağın talep edildiği, bu bakımdan davalının temerrüdünün 10.12.2021 tarihi itibariyle oluştuğu, dolayısıyla dava konusu toplam 3.101.237,41-TL’lik alacağa anılan tarihten itibaren ticari faiz uygulanabileceği, bu bağlamda 10.12.2021 temerrüt tarihinden 19.03.2022 dava tarihine kadar 134.436,51 TL işlemiş faiz hesaplandığı, belirtilmiştir.
Bilirkişi raporundan ve dava dosyasında yer alan yazışmalardan davalı yanca e-posta yolu ile sipariş verildiği, siparişlerin davacı yanca hazır edilmesine rağmen davalı yanca alınmadığı ortaya konmuştur.
Mahkememizin 25.10.2023 tarihli celsesinde, davalı vekilinin bilirkişi heyet raporuna yapmış olduğu itirazlar ile yeniden rapor alınması talebinin; bir kısım itirazların hazırlanan raporda değerlendirildiği, raporlar arasında çelişki bulunmadığı ve bir kısım itirazların ise hukuki niteleme kapsamında Mahkememizde olduğu ve yeniden rapor alınmasını gerektirir husus bulunmadığından reddine, karar verilmiştir.
Davacı vekiline davasını HMK madde 181 kapsamında davasını ıslah etmek ve buna ilişkin dilekçesini sunması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, bu sürenin kanuni süre olduğu hatırlatılarak ıslah işlemi yapılmadığı veya harcın ikmal edilmediği takdirde dava dosyasının mevcut bedel üzerinden karara bağlanacağının ihtar edilmesine rağmen dava dosyasının ıslah edilmediği görülmüş olmakla davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kabulüne, 50.000,00 TL alacağın, temerrüt tarihi olan 10/12/2021 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,
50.000,00 TL alacağın, temerrüt tarihi olan 10/12/2021 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2.Alınması gereken 3.415,50 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.561,62 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3.Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 853,88 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 9.450,00 TL bilirkişi ücreti ve 250,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.696,83 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5.Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6.Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2023
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)