8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2014/23221 E. , 2014/18924 K.
"İçtihat Metni"İhbarname No : KYB - 2014/231375
Genel güvenliğin kasten tehlikeye düşürülmesi ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırı davranmak suçundan sanık Y.. S..’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-c, 62 ila 6136 sayılı yasanın 13/1 ve 5237 sayılı yasanın 62/1. maddeleri uyarınca, 5 ay hapis, 10 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklan- masının geri bırakılmasına dair İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2010 tarihli ve 2009/726 esas, 2010/14 sayılı kararının kesinleşmesine müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde İzmir 18. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.04.2011 tarihli ve 2010/1750 esas, 2011/922 sayılı kararı ile yeniden deneme süresi içinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, ilişkin (İZMİR) 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2011 tarihli ve 2011/391 esas, 2011/594 sayılı kararının kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19.09.2008 tarihli ve 2008/12198 esas, 2008/9890 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlen- direrek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılmasını müteakip, sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunması alınmadan karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 12.06.2014 gün ve 40646 sayılı Kanun Yararına Bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 23.06.2014 gün ve KYB/2014-231375 sayılı ihbar- namesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının duruşma açılarak ve sanık duruşmadan haberdar edilerek, ifadesine başvurulup, hukuki duru- munun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden,
CMK.nun 231/11. madde ve fıkrasına aykırı olarak duruşma günü sanığa usulüne uygun olarak bildirilmeden yokluğunda yargılama yapılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2011 gün, 2011/391 esas, 2011/594 sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.