7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/5781 E. , 2024/39 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1120 parselde tapuya kayıtlı 7.000 metrekare arazinin 4.000 metrekarelik kısmını davalıların murisi ... Hizaler'den 11.09.1977 tarihinde tanıklar huzurunda haricen satın aldığını, davacının davaya konu taşınmazı harici satım sözleşmesi ile satın aldığı tarihten bu yana yaklaşık 36 yıldır aralıksız ve çekişmesiz bir şekilde kullandığını, taşınmazı meyve bahçesi olarak kullandığını, ancak davalıların murisi ... Hizaler'in vefatı üzerine davalılar tarafından muris adına kayıtlı taşınmazlar ile ilgili Tarsus 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/166 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, bu nedenle 1120 No.lu parselin 4.000 metrekarelik kısmına ilişkin dava konusu parselin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, talepleri yerinde görülmediği taktirde satış bedelinin ve yetiştirilen ağaçların bedellerinin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca yasal faizi ve değer artışları ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; 11.09.1977 tarihli harici satış senedindeki imzayı kabul etmediklerini, imza incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, ayrıca tapulu taşınmazlardan harici satış senediyle mülkiyetinin devredilemeyeceğini, ayrıca 11.09.1977 tarihli satış senedinin zaman aşımına uğradığını, davacıya da taşınmazın zilyetliğinin devredilmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2.Bir kısım davalılar duruşma beyanlarında; dava konusu taşınmazın davacıya kiralandığını, ancak satılmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE İSTİNAF
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, alacak talebinin kabulü ile 14.688,67 TL’nin tahsiline, ağaçların bedeline ilişkin alacak talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2018 tarihli ve 2018/473 Esas, 2018/1334 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile tapu iptali ve tescil talebinin reddine, bedele ilişkin alacak talebinin kabulüne, 14.688,67 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, ağaçların bedeline ilişkin usulünce açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2018 tarihli ve 2018/473 Esas, 2018/1334 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.04.2021 tarih ve 2019/3607 Esas, 2021/3533 Karar sayılı ilamı ile; "...Davacı tarafa imkan ve süre verilmek suretiyle, keşfen belirlenen toplam dava değeri üzerinden harç ikmali yaptırılarak yargılamaya devam edilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, ağaçların bedeline ilişkin alacak talebi hakkında usulünce harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptali ve tescil talebinin reddine satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek hesaplanan miktarının ve ağaç bedellerinin tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tapu iptal ve tescil taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın harici satış tarihi olan 1977 yılından bu yana davacı tarafından kullanıldığını, tapulu taşınmazın kazanılmasında istisna olarak yasada yer alan ölüm ve gaiplik durumunun Bölge Adliye Mahkemesince göz ardı edildiğini, zilyetliğe bağlı olağanüstü zamanaşımı hükümlerinin uygulanması gerektiğini, tanık beyanları ile de bu durumun ispatlandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706’ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237’nci maddesi, Tapu Kanunu’nun 26’ncı maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.