Esas No
E. 2022/6531
Karar No
K. 2024/50
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2022/6531 E.  ,  2024/50 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1441 E., 2022/190 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/3 E., 2018/893 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;

1.Müvekkili tarafından 2001 yılında Kırıkkale ili, ... Mah. 791. Sok. No: 1 adresine ev ve müştemilat yapıldığını,

2.Taşınmazın o tarihten bugüne kadar müvekkili tarafından kullanıldığını,

3.Taşınmazın öncesinde kullanılmayan bir arazi iken, imar düzenlemesi sonucu Kırıkkale Belediyesi adına 5462 ada 2 parsel olarak tescil edildiğini,

4.Taşınmazın Türkiye Yardım Sevenler Derneğine tahsis edildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek taşınmazın davacı tarafından 20 yıldan beri nizasız, fasılasız, zilyet sıfatıyla tasarruf edildiğini, üzerindeki bina, bahçe ve müştemilatların değerinin arsadan çok fazla olduğunu belirterek; 5462 ada 2 parselde kain taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Türkiye ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz mülkiyetinin olağanüstü zamanaşımı ile kazanılmasının yasal olarak mümkün bulunmadığını, davacı tarafından taşınmazın yıllarca kullandığını ve bedelini ödemediğini, haksız yere işgal ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmaz olmadığını, haksız ve yersiz olan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1956 tarihinde kadastro çalışmaları neticesinde Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, tapulu bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edilmesinin mümkün olmadığı, bunun yanında davacı yararına TMK'nın 724 inci maddesinde düzenlenen temliken tescil koşullarının da oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazı kendisinin yaptığını ve bu taşınmaz üzerinde ikamet ettiğini, mahkemece imar ihyanın koşulları gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmadan bu konudaki talebinde reddine karar verilmesinin uygun olmadığını, dosyadaki tüm bilgi, belge ve tanık beyanları ile müvekkilinin iyi niyetli olduğunun açık olduğunu, taşınmaz üzerinde müvekkilinin binalarının olduğunu, binaların göz önüne alınarak temliken tescil de yapılabileceğini, binaların değerinin, arsanın değerinden yüksek olması halinde yine uygun bedel mukabilinde temliken tescile karar verilebileceği belirterek ve önceki beyanlarını tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

1.Dava konusu taşınmazın 1956 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında 221 ada 87 parsel olarak tespit gördüğünü, davacının 2001 yılında zilyetliğinin başladığı ve zilyetliğin başlangıç tarihinde taşınmazın tapu kaydının oluştuğu bu nedenle zilyetlikle kazanılamayacağı,

2.Davacının dava konusu taşınmazın tapuda 3. kişiler adına kayıtlı olduğunu bildiği ya da gerekli dikkat ve özeni göstermesi durumunda bilebileceği, ayrıca davacının yapıları yapmakta haklı bir sebebinin varolduğunun da ispat edilemediğinden, TMK'nın 724 üncü maddesinde aranan iyiniyet koşulunun davacı lehine oluşmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK 713/1. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Olağanüstü zamanaşımı" kenar başlıklı 713 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”

3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 140. maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "(1) Hâkim, ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları dinler; daha sonra, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. (3) Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür."

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2016 tarihli ön inceleme duruşmasında ''Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; TMK 712 ve 713 maddelerine dayalı olarak açılan 20 yıl nizasız fazılasız zilyetlik iddiasına dayalı olağanüstü kazandırıcı zaman aşımı sebebiyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu " şeklinde hukuki nitelendirilme yapıldığı ve taraf vekillerince herhangi bir itiraz ileri sürülmeden tutanağın imzalandığı gözetilerek HMK’nın 140 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince tahkikatın bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütüleceği, uyuşmazlığın bu hukuki sebep esas alınmak suretiyle çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve dava konusu taşınmazın 07.03.1956 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde Hazine adına tapuya tescil edildiği, davacının zilyetliğinin ise başlangıç tarihinin 2001 olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog