4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/20747 E. , 2024/560 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile,
1.Sanık ... hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
2.Sanık ... hakkında fuhuş suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; ''şüpheden sanık yararlanır ilkesi'' uyarınca sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
2.Sanık ...'ın, herhangi bir temyiz sebebi ileri sürmediği görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurun fuhuş suçunu işlemesi için sanıkların aracılık ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE 5271 sayılı
Kanun'un 148 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki ''Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz." şeklinde düzenleme uyarınca sanık ...'ın, müdafiisiz alınan kolluk ifadesi delil değerlendirme yasağı kapsamında kaldığından, bu delil dışlanarak yapılan incelemede:
1.Sanıkların savunmaları, mağdurun beyanı, tanık anlatımı, ihbar, olay ve teşhis tutanakları ile tüm dosya kapsamından; sanıkların atılı suçu işledikleri sabit görülerek mahkûmiyetlerine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerinin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura yönelik birden fazla kez fuhuş suçunu işlemeleri nedeniyle hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.