8. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/721
- Karar No
- 2024/1
- Karar Tarihi
- 08.01.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
8. Ceza Dairesi 2022/721 E. , 2024/1 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli kararı ile sanığın cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüsten 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunmamasına rağmen hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna, sadece mağdur beyanları ile karar verildiğine, takdiri indirim uygulanmamasını gerekçelendirilmediğine, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Dava konusu olay, çalıştığı kooperatiften çıkan katılanın evine doğru yürüdüğü esnada sanığın kullandığı araç ile katılanın yanında durduğu, araçtan inen ve tanınmamak için yüzünü bere ile kapatmış olan diğer sanık ...'ın katılanı zorla araca bindirmeye çalıştığı ancak katılanın direnmesi ve imdat diyerek bağırması üzerine diğer sanık ...' 'ın korkarak katılanı bırakıp olay yerinden kaçtığı, sonrasında katılanın jandarmaya şikayette bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2.Mahkemece oluşa ve dosya kapsamına göre, cebir kullanmak suretiyle cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluştuğunun kabulü ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulanması nedeni ile ilk derecenin mahkumiyet kararında isabetsiz görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, tüm dosya kapsamına göre, katılana öncesinde evlenme teklifi eden sanığın olay gecesinde katılanı evlenmek amacı ile kaçırmak için anlaştığı diğer sanık ... ile birlikte araç ile katılanın çalıştığı kooperatif önüne geldikleri, kooperatiften çıkan katılanın evine doğru yürüdüğü esnada araçtan inen ve tanınmamak için yüzünü bere ile kapatmış olan diğer sanık ...'ın katılanı zorla araca bindirmeye çalıştığı ancak katılanın direnmesi ve imdat diyerek bağırması üzerine diğer sanık ...' 'ın korkarak olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır. Katılanın aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanları ile diğer sanık ...' Güldağ'ın samimi ikrarının hükme esas alınarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın faili üzerindeki olası etkileri Mahkemece göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdiri indirimin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiştir. Aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.