4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2011/14632 E. , 2011/12566 K.
"İçtihat Metni"
İmar kirliliğine sebep olmak suçundan sanık ...'nin, 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/1, 62, maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-6. maddesi gereğince sanığın 1 yıl içerisinde bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kaçak kat vasfındaki 1. kata ruhsat alınması yada imar planına uygun hale getirilmesi koşulu ile hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2009 tarihli ve 2007/1773 esas, 2009/195 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 21.05.2011 gün ve 29308 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2011 gün ve 210514 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. maddesinde yer alan "Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması karan verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, 6. maddenin (c) bendinde belirtilen mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartının derhal yerine getirilemediği hallere mahsus olmak üzere, zararın giderilmesini sağlamak amacıyla şartlı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, ancak sanığın eyleminden dolayı meydana gelen maddi bir zararın varlığı tespit edilmeden, işlenen suçun niteliğine aykırı olarak suç işlemeyi haklı kılacak şekilde 1 yıl içerisinde bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kaçak kat vasfındaki 1. kata ruhsat alınması yada imar planına uygun hale getirilmesine ilişkin şart belirlenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5271 sayılı CYY.nın 231. maddesinin 6. fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir." 9. fıkrasında, "Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir." 5237 sayılı TCY.nın 184. maddesinin 5. fıkrasında ise "Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar." hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada, mahkemece sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün, CYY.nın 231/9. maddesi hükmü uyarınca yerine getirilmesi olanaksız bir koşula bağlanarak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. Anılan hüküm ancak; sanığın işlediği suç nedeniyle mağdur veya kamuya verdiği ve parayla ifade edilebilen maddi zararın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabilir. Mahkemenin kabulünde belirttiği üzere ruhsata veya imar planına aykırı olarak yapılan binanın imar kirliliğine yol açması tek başına kamusal maddi zarar olarak değerlendirilemez. Bu suç nedeniyle kamunun uğradığı somut maddi zararın belirlenmesi gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre mahkemece saptanmış ve ödenmesi gereken bu nitelikte bir maddi zarar bulunmamaktadır. 5237 sayılı TCY.nın 184/5. maddesi ise binanın imar planına ve ruhsatına uygun hale getirilmesi koşuluna bağlı özel bir etkin pişmanlık hükmü olarak düzenlenmiştir. TCY.nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CYY.nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Biri diğerinin ön koşulu sayılamayacağı gibi uygulanmasına engel de oluşturmamaktadır. Mahkemenin, 5237 sayılı TCY.nın 184/5. maddesindeki özel etkin pişmanlık hükmünü dikkate alan gerekçeyle iki ayrı kurumun uygulama koşullarını birleştirerek verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık ... hakkında, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 26.2.2009 gün ve 2007/1773-2009/195 sayılı kararın, 5271 sayılı CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilebilecek nitelikte olduğundan, "kararın kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde 29.2.2008 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kaçak kat vasfındaki 1. kata ruhsat alınması ya da imar planına uygun hale getirilmesi koşulu ile" ibaresinin kararın (2/a) bendinden ÇIKARILMASINA, 13.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.