Esas No
E. 2023/2318
Karar No
K. 2023/9261
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2023/2318 E.  ,  2023/9261 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/513 E., 2022/529 K.
SUÇLAR: Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme, sahte belge düzenleme,
HÜKÜM: Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2017/3108 Esas, 2021/2402 Karar sayılı bozma kararı üzerine; Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2021/513 Esas, 2022/529 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca olağan zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak verilen hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE

1.Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2017/3108 Esas, 2021/2402 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere; sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan da kamu davası açıldığı halde, Mahkemece bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı süreleri de dikkate alınarak, mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

2.Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2013 tarihli ve 2013/11097 Soruşturma, 2013/3601 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında ... Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 26.06.2013 tarihli ve 2013-A-1633/35 sayılı Vergi Suçu Raporuna uygun olarak 2010 takvim yılında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ile 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kamu davası açıldığı, sahte fatura kullanma suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi ayrı ve bağımsız suçlar olan sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarının birbirine dönüşemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında sahte fatura kullanma suçundan, uygulama maddeleri de yanlış belirtilmek suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulması yasaya aykırı ise de;

Sanığın yargılama konusu 2010 takvim yılında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ile 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi ile aynı maddenin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkındaki 25.09.2014 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, bu nedenle düşme kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu belirlenmiş, hüküm kurulurken uygulama maddelerinde yapılan yanlışlığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2021/513 Esas, 2022/529 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (1) numaralı bölümünde yer alan "5237 sayılı Yasanın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerinde" bölümünün hükümden çıkartılmasına, yerine "5237 sayılı Yasanın 66/1-e, ve 67/2-d. maddelerinde" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sonucu itibarıyla doğru olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog