Esas No
E. 2021/16017
Karar No
K. 2023/6859
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/16017 E.  ,  2023/6859 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine / kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davacı ... vekili, müdahil ...vekili, müdahil ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "Davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının tüm tesis ve tedavülleri ile haritası getirildikten sonra mahallinde yöntemince uygulanarak kapsamının belirlenmesi, dava konusu taşınmazın kesin olarak tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, kaydın hukuki değerini koruyup korumadığı, tapu kayıt maliklerinin kimler olduğu ve taşınmazın kayıt sahipleri arasında harici taksime konu olup olmadıklarının belirlenmesi, 01.01.1968 tarihli kira sözleşmesi, 19.06.1968 tarihli noter satış vaadi senedi ve aynı tarihli vekaletname, 07.10.1977 tarihli azilname ve 13.06.2004 tarihli protokol olmak üzere tüm belgelerdeki mümziler dinlenmek suretiyle her birinin kapsamı ve hukuki değerinin ayrı ayrı saptanması, 3402 ... Yasa'nın 13/B-b ve 13/son fıkralarına göre gerekli değerlendirmeler yapıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda "davacı ... ile ..., ... ve ... ... ve Asli Müdahiller ... ile ... tarafından açılan davanın ayrı ayrı reddine, asli Müdahil ... tarafından açılan davanın kabulüne, dava konusu 149 ada 11 parsel ... taşınmazın malik hanesinin 23.12.1963 Tarih, Cilt: 33 Sayfa: 173 Sıra: 15 numaralı tapu kaydının tedavülleri uyarınca malikleri adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tesciline" karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davacı ... vekili, müdahil ...vekili, müdahil ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.

1.İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava, genel mahkemeden aktarılan dava olması nedeniyle temyiz incelemesine konu taşınmazın malik hanesinin açık olduğundan, Hazine ile ilgili kamu tüzel kişilerinin davada taraf olarak yer alması gerektiği gözden kaçırılmış ve yöntemince taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Öte yandan; davalılardan ... ve Sadık ..., yargılamanın devamı sırasında vefat ettiği ve UYAP üzerinden yapılan sorgulamada mirasçılarının bulunduğu anlaşıldığı halde, mirasçılarının davaya katılımlarının sağlanması suretiyle taraf teşkili sağlanmamıştır. Oysaki, bir davada taraf teşkilinin sağlanması, kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olduğundan, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği gibi, bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi de hukuken mümkün bulunmamaktadır.

2.Kabule göre ise; İlk Derece Mahkemesince, dayanak tapu kaydının hukuki kıymetini koruduğu, davalılar ... ve arkadaşlarının noter tarafından düzenlenen gayrimenkul satış vaadi, umumi vekaletname, azilnameler ile kira sözleşmesi, satış senedine dayanmış iseler de söz konusu sözleşmelerin taraflarının tapu kayıt malikleri olmadıkları ve dava konusu taşınmaza uyan tapu kaydının hukuki kıymetini koruması sebebiyle zilyet lehine hüküm yitirmediğinden yapılan sözleşmelerin hukuken geçerliliği bulunmadığı kabul edilerek ve tapu kaydına değer verilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; dayanak tapu kaydındaki intikaller incelendiğinde, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 13/B-c maddesi gereği, tapu kaydının hukuki kıymetini koruduğu İlk Derece Mahkemesince doğru olarak tespit edilmiş ise de tapu kaydının kapsamı usulünce belirlenmemiş, taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parsellerin kadastro tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ve oluşmuş ise tapu kayıtları getirtilerek yöntemince uygulanmamış; tapu kaydında geçen "İbrahim" sınırının, mahalli bilirkişi tarafından, taşınmazın kuzeybatı sınırından güneyindeki harka kadar uzandığı, "hark" sınırının güney - güneybatı sınırında olduğu, "..." sınırının kuzey - kuzeybatı, "yol" sınırının ise güney - güneydoğu sınırında bulunduğu açıklandığı halde, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide bu sınırlar denetime elverişli şekilde gösterilmemiş; "İbrahim" sınırı itibariyle bilirkişi tarafından gösterilen sınırda bu kişinin bulunup bulunmadığı tespit tutanakları ile ve adlarına tespit edilen kişilerin nüfus kayıt örnekleri getirtilerek denetlenmemiş ve mahalli bilirkişi ve tanıkların soyut içerikli beyanları nazara alınarak hüküm kurulmuştur.

Ayrıca; bir taşınmazın kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve uygulamaya dayanılarak karar verilemez.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, çekişmeli taşınmaza ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü / mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre aktarılan dava tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden celp edilmeli, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin tespit tutanakları ile varsa tespitlerine esas alınan tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi heyeti, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; yapılacak bu keşifte, dayanak tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup, kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli, kayıtta yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için davacı tarafa tanık dinletme imkanı tanınmalı, kayıt uygulamasında komşu parsel tutanakları ile dayanaklarından yararlanılmalı ve bu yolla kayıt uygulamasına ilişkin tanık ve yerel bilirkişi sözleri denetlenmeli, bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli; kaydın sınırları itibariyle gayrisabit hudutlu ve miktarıyla geçerli olduğu unutulmamalı; dava konusu taşınmazın söz konusu tapu kaydının kapsamı dışında kaldığının veya miktarı itibariyle kayıt kapsamı dışında kalan bölümün bulunduğunun anlaşılması halinde yerel bilirkişi ve tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; beyanlar arasındaki mevcut ve doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeye çalışılmalı; ziraatçı bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden, hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle, dava konusu taşınmazın sınırını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; teknik bilirkişiden, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırları ve uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir, keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli krokili rapor düzenlemesi istenilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince, bu yönler göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kadastro hakimi infazı mümkün karar vererek sicil oluşturmak zorunda olduğu halde hükümde pay-payda uyumsuzluğu olacak şekilde karar verilmiş olması da usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,

Davalılar ... ve arkadaşları vekili, davacı ... vekili, müdahil ...vekili, müdahil ... mirasçısı ...'in temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 ... HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadelerine, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog