Esas No
E. 2023/136
Karar No
K. 2024/199
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2023/136 Esas

KARAR NO: 2024/199

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/11/2022

NUMARASI: 2022/298 Esas 2022/732 Karar

DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 05/02/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan doğan borcunu davalının ödememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, diğer davalı ...'ın davalı şirketin müvekkili şirketten aldığı mallardan kaynaklanan borcunun teminatı olarak maliki bulunduğu ..., ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı ... Blok, ... numaralı bağımsız bölüm üzerine toplamda 50.000,00 TL değerinde ipotek tesis edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptaline ile takibin devamına, davalıların % 20’den aşağı otmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Erzurum Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkillerinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacının aynı konuda bir takip daha başlattığını, ancak icra mahkemesi tarafından takibin iptal edildiğini, davacının genel mahkemelerde dava açıp alacağını miktar olarak belirlemeden icra takibi başlattığını, bu nedenle açılan itirazın iptali dâvasının reddi gerektiğini, davacının müvekkillerinden haksız menfaat sağlamaya çalıştığını, davacının sunmuş olduğu mutabakat mektubundaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacı tarafından müvekkilinin işyerine el konulduğunu, davacının vermiş olduğu malların iade faturası ile davacıya iade edildiğini, davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması halinde müvekkillerinin davacıya borcu olmadığının ortaya çıkacağını savunarak, davanın reddine, davacının % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince Dairemizin ikinci kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasındaki protokollere göre davalı şirketin, davacının Erzurum, Erzincan ve Sivas bayisi olarak çalışacağı, her ne şekilde olursa olsun davacının hak ve alacaklarını karşılamak üzere gayrimenkuller üzerinde 1. Derecede ipotek tesis edileceği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 13/04/2022 tarih ve 2021/1685 E- 2022/634 K. sayılı ilamına istinaden ticari defter ve kayıtların temini ve irdelenmesi hususunda ara karar oluşturulmuş ise de; davalının ticari defter ve kayıtlarının sunulmadığı, bu aşamada taraflar arasındaki delil sözleşmesinde davacının kayıt ve defterlerinin HUMK 287 md. uyarınca hasren yegane esas ve delil olacağının hükme bağlandığı, kaldı ki davalının cevap dilekçesinde davacının defterlerine dayanması gözönüne alındığında, cari hesap ilişkisinin varlığı ve miktarının davacının ticari kayıt ve defterleri dikkate alınarak çözüme kavuşturulması gerektiği kanaatinden hareketle, davacı ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası için 400.000-TL icra takibine neden olan alacak için dava tarihi olan 25/06/2014 tarihi itibariyle şüpheli ticari alacaklar hesabından alacak niteliğinin devam ettiği, takip tarihleri itibariyle davacının alacağının bulunduğunun tespit edilmiş olduğu ve takipte tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan takibe ilişkin davalı tarafça ödeme olgusunun da ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davalının İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin devamına; asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; ispat yükünün üzerinde olan davacının tek taraflı tutulan ticari defterlerindeki alacak kaydının, tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmadığını, davacının ticari defterindeki alacak kaydının fatura, irsaliye, teslim belgesi veya diğer bir kısım borçlandırıcı belgelerle teyit edilmesi gerektiğini, mahkemenin bozma ilamında belirtilen hususları araştırmadan karar verdiğini, mahkemenin bayilik sözleşmesini hatalı olarak acentalık sözleşmesi olarak nitelendirdiğini, mahkemenin bozma öncesi verilen davanın red kararını ve bozma öncesi mahkemenin hukukçu ve yeminli mali müşavirden alınmış raporu dikkate almadan karar verdiğini, dava konusu bayilik sözleşmeleri konunda uzman hukukçudan rapor alınması gerektiğini, bayilik sözleşmesine istinaden mahkemede aynı sözleşmeye ve aynı defterlere dayanarak 3 dava açıldığını, davalar önce birleştirilmiş sonra ayrıldığını, açılan davalarda farklı çelişkili raporlar alındığını, dosyaların birleştirilmesi taleplerinin mahkeme tarafından dikkate alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, üst sınır ipoteği olan davaya konu ipoteklerin toplamının 50.000-TL olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi takibinin de ipotek bedeli kadar olduğu, Dairemizin kaldırma kararında bahsi geçen ve aynı mahkemede görülen taraflar arsındaki 2014/747 E.sayılı itirazın iptali davasında; asıl davaya konu icra takibinin 300.000-TL asıl alacak üzerinden, birleşen davaya konu icra takibinin 50.000-TL asıl alacak üzerinden devamına karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2022/887 E- 2023/3430 K. sayılı kararı ile kesinleştiği, dolayısıyla kesinleşen mahkeme ilamı uyarınca davacı alacağının işbu davaya konu ipoteğin paraya çevrilmesi takibinin çok üzerinde olduğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalılardan alınması gereken 3.415,50 TL harçtan, peşin alınan (179,90 TL+673,98 TL) olmak üzere toplam 853,88 TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 2561,62 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince, mahkeme veznesine depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/02/2024

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog