Esas No
E. 2022/9964
Karar No
K. 2023/9272
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2022/9964 E.  ,  2023/9272 K.

"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/151 Değişik iş

SUÇA SÜRÜKLENEN

SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

İNCELEME KONUSU

KARAR: İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22.03.2022 tarihli ve 2022/10337 Soruşturma, 2022/22712 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin ...

48.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/226 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii ...

4.Ağır Ceza Mahkemesinin bila tarihli ve 2022/151 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05.08.2022 tarihli ve 2022/16191 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB-2022/113552 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB-2022/113552 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre her ne kadar ... 48. Asliye Ceza Mahkemesince, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22/03/2022 tarihli iddianamesinin şüphelilerden suç tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan ... yönünden soruşturmanın 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 7. maddesi gereğince ayrı yürütülerek, iddianamenin görevli Çocuk Mahkemelerine hitaben düzenlenmesi gerektiğinden bahisle iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 16. maddesinde yer alan, "(1)Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir.(2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir" ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 17. maddesinde yer alan, "(1) Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür. (2) Bu hâlde de çocuklar hakkında gerekli tedbirler uygulanmakla beraber, mahkeme lüzum gördüğü takdirde çocuk hakkındaki yargılamayı genel mahkemedeki davanın sonucuna kadar bekletebilir. (3) Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi hâlinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, somut olayda şüphelilerden ...'in kayden 02/02/2004 doğumlu olup, suç tarihi olan 27/02/2021 itibariyle 18 yaşını ikmal etmemiş olsa da, iddianame tarihi olan 22/03/2022 tarihinde 18 yaşını doldurduğu ve atılı suçları yetişkin diğer sanıklarla iştirak halinde işlediğinin iddia edildiğinin anlaşılması karşısında, iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun‘un kamu davasını açma görevi başlıklı 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu belirlendikten sonra; aynı maddenin üçüncü fıkrasında; görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenmesi gereken iddianamenin taşıması gereken zorunlu unsurların neler olduğu açıklanmıştır.

2.5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; "...

a)170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,

b)(Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,

c)(Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen,

d)(Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. ... (4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. ..." Şeklinde düzenlenmiştir.

3.5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) iştirak halinde işlenen suçlar başlıklı 17 nci maddesinde; "(1) Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür. (2) Bu hâlde de çocuklar hakkında gerekli tedbirler uygulanmakla beraber, mahkeme lüzum gördüğü takdirde çocuk hakkındaki yargılamayı genel mahkemedeki davanın sonucuna kadar bekletebilir. (3) Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi hâlinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür." Denilmektedir.

4.5395 sayılı Kanun'un mahkemelerin görevi başlıklı 26 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar." ve dördüncü fıkrasında, "Çocuklar hakkında açılan kamu davaları, Kanunun 17 nci maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Kanunla kurulan mahkemelerde görülür." şeklinde yer verilen düzenlemeler ile suç tarihinde 18 yaşından küçük olan kişiler hakkında Asliye Ceza Mahkemelerinin görev alanına giren suçlar yönünden açılacak davalarda çocuk mahkemelerinin görevli olduğu hükme bağlanmıştır.

5.... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2022 tarihli ve 2022/10337 Soruşturma, 2022/22712 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk ... ve şüpheliler ...... ... ..., ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, suça sürüklenen çocuk yönünden 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve şüpheliler ... ... ile ... yönünden 58 inci maddesi gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, ...

48.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/226 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...iddianamede şüpheli olarak gösterilen ...'in doğum tarihinin 02/02/2004 olduğu, suç tarihi itibari ile 18 yaşını ikmal etmeyen ve 5237 sayılı TCK'nun 6/1-b maddesi gereği çocuk olan şüphelinin soruşturmasının 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 17.maddesi gereği ayrı yürütülmesi gerektiği, yine aynı yasanın 25 ve devamı maddelerinde Çocuk Mahkemelerinin görev ve yetkilerinin tanımlandığı, 5271 sayılı CMK'nun 170/3.maddesinde iddianamenin görevli mahkemeye hitaben düzenleneceği hükmünün yer aldığı" gerekçesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca iddianamenin iadesine müteakip, Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine merci ...

4.Ağır Ceza Mahkemesinin bila tarihli ve 2022/151 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle, aynı Kanun'un 170 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca iddianamenin görevli mahkemeye hitaben düzenlenmemesinin iddianamenin iadesi nedenleri arasında sayıldığı, 5395 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin birinci fıkrasına göre suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan yürütülen soruşturmanın, yaşı büyük olan şüphelilerden ayrı yürütülmesi ve yine 5395 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmasına ilişkin şartların oluşması halinde bu davanın çocuk mahkemesine açılmasının gerektiği, suça sürüklenen çocuğun iddianame tarihinde 18 yaşını doldurmuş olmasının görevli mahkemenin tespiti yönünden bir öneminin olmadığı ve 5395 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Mahkemelerce gerekli görülmesi halinde kovuşturma aşamasında davaların genel mahkemelerde birleştirilmesine karar verilebileceği hükme bağlanmakla, burada Cumhuriyet Başsavcılıklarına kamu davasının açılacağı mahkemenin belirlenmesi yönünden takdir hakkı tanınmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog