Esas No
E. 2022/11138
Karar No
K. 2023/8402
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2022/11138 E.  ,  2023/8402 K.

"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2010/275 E., 2011/311 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

...

2.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2011 tarihli ve 2010/275 Esas, 2011/311 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeden kesinleştiğine ilişkin 10.05.2011 tarihli kesinleşme şerhinin düzenlendiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.10.2022 tarihli ve 2021/25033 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/130881 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/130881 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın ...isimli kişiye ait kimlik bilgilerini kullanarak kendisine ait fotoğrafı yapıştırdığı nüfus cüzdanını kullandığı olayda, sahte oluşturulan nüfus cüzdanı aslının temin edilemediği, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28/10/2020 tarihli ve 2020/97 esas, 2020/17685 karar sayılı ilamında yer alan "... belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve aslı bulunamayan belgelerin aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olamayacağı ve suçun maddî unsurunun oluşmayacağından ..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanık hakkında aslı ele geçirilemeyen suça konu sahte nüfus cüzdanının kullanılmasının resmi belgede sahtecilik suçu olarak kabul edilerek ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.İncelenen dava dosyası içeriğine göre; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin 30.03.2011 tarihli kararın, 25.04.2011 tarihinde tebliğine müteakip yasal süresi içerisinde

27.04.2011 tarihli dilekçeyle sanık tarafından temyiz edildiği, Mahkemece 13.06.2011 tarihli ek karar ile temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verildiği, bu kararın 15.06.2011 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, ancak sanığın bu ek karara yönelik bir temyiz başvurusunda bulunmadığı görülmüş; bununla birlikte, 14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40,00 TL harç alınması hükme bağlanmış ve anılan kanun maddesi Anayasa Mahkemesinin 20.10.2011 tarihli ve 2011/54 Esas, 2011/142 Karar sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün Resmi Gazetede yayımlandığı 28.12.2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29.06.2012 tarihinde) yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra, uyuşmazlık konusunu teşkil eden kanunun yürürlükte kaldığı 14.04.2011-29.06.2012 tarihleri arasında ceza mahkemelerinden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularında harç alınıp alınmayacağı ve temyiz harcını yatırmayanların temyiz isteminin reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği sorunu ortaya çıkmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/11-669 Esas, 2014/160 Karar sayılı kararında, "...Harcın yatırılmamış veya eksik yatırılmış olması mevcut ve mer'i hukuki düzenlemeler karşısında ceza davalarında temyizin bir şartı veya reddi sebebi olmadığından temyiz süresi içerisinde harcın ödenmemesi halinde bu husus temyiz isteminin reddine karar verilmesini gerektirmeyecek ve harcın tahsili amacıyla bu durumun Harçlar Kanunun 37. maddesi uyarınca ilgili vergi dairesine bildirilmesi ile yetinilecektir." denilmek suretiyle temyiz harcının yatırılmamasının, temyiz talebinin reddi olarak değerlendirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

2.Bu itibarla, öncelikle Mahkemenin 13.06.2011 tarihli ve 2010/275 Esas, 2011/311 Karar sayılı temyiz talebinin reddine dair ek kararına yönelik olarak belirtilen gerekçelerle kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR

1.Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2011 tarihli ve 2010/275 Esas, 2011/311 Karar sayılı ek kararına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

2.Bu aşamada sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, Oy birliğiyle, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.