8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/12612 E. , 2023/4253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki aplikasyon ve 2/B uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun) hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidi ile 5 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılıp, 14.09.1982 tarihinde ilân edilen herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalan ormanların kadastrosu, sınırlaması yapılan Devlet ormanları ile özel ormanların aplikasyonu ve 2/B uygulaması; 19 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 07.06.2010 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması, 1959 yılında yapılan genel arazi kadastrosu bulunmaktadır.
2.Davacı ... İdaresi vekili 14.08.2012 tarihli dava dilekçesi ile ... ili, Sarıyer ilçesi, 256, 255, eski 259, eski 262, eski 263, eski 183, eski 188, eski 193, eski 195, eski 254, eski 257, eski 260 ve eski 261 parsellerin ve Uskumruköy - ... yolunun orman sınırları içinde kalan kısımlarının oluşturduğu Uskumru III Özel Ormanında 19 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan ve 07.06.2010 tarihinde ilân edilen hatalı aplikasyon ve 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun) 3302 ... Kanunla değişik 2/B maddesi uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespiti ve tescili ile dava konusu taşınmazların tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesinde idare aleyhine bulunan tüm şerh ve beyanların kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu yapılan taşınmazlardan şahıs adına kayıtlı olan taşınmazlar hariç eski 195 parselin ifrazından oluşan 405 parsel ... taşınmaz ile 1449 ada 2 parsel ... taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğunu; bunlardan 405 parsel ... taşınmazın, 7 pafta 195 parsel ... 10.863 m² yüzölçümlü 256/512 hissesinin Hazine adına kayıtlı taşınmazın Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.05.1990 tarihli ve 1989/1026 Esas, 1990/382 Karar ... kararı gereğince 5.431,50 m² lik kısmının Hazine adına hükmen tescili ile oluştuğunu, bu parselin daha sonra imar uygulaması sonucu 1.144,54 m² olarak Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazlardan Hazine'nin hissedar olduğu 1449 ada 2 parsel ... taşınmazın ise 3194/5006 ... İmar Kanunu'nun 18 ve 19 uncu maddeleri ile 18 inci maddenin uygulama yönetmeliğine göre 06.09.2007 tarihli ve 773 no.lu encümen kararına istinaden 75171/8000 hissesinin Hazine adına 1.345,60 m² olarak tescil edildiğini, 2/B uygulamasına itirazın hak düşürücü süreye tabi olup hiçbir itiraz vuku bulmadığından uygulamanın kesinleştiğini, bu nedenlerle, süresinde açılmayan davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı ... İnşaat San. A.Ş., ile ... ve ...vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın öncelikle hak düşürücü sürede açılmadığını, Orman Kadastro Komisyonu çalışmalarının kesinleşmesi nedeniyle davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu aplikasyon ve orman dışına çıkarma işlemlerinin komisyonun görevleri dahilinde olduğunun dikkate alınması gerektiğini, davaya konu parselin orman vasfını kaybettiğinin dikkate alınmasını, davacı idarenin aplikasyon ölçü ve hata düzeltme işlemlerine karşı ancak 30 gün içinde sulh hukuk mahkemesinde itiraz davası açabileceğini, davacı tarafın komisyon üyeleri aleyhinde suç duyurusunda bulunarak kaçırmış olduğu hak düşürücü süre ile ulaşmak istediği amaca erişmek için kanuna karşı hile yaptığının dikkate alınmasını, dava konusu taşınmazların gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde olması nedeniyle kamunun zarara uğratıldığı iddiasının dayanağının bulunmadığının dikkate alınmasını, tüm bu nedenlerle, davacının haksız davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.
3.Davalı Dostlar Turizm vekili cevap dilekçesinde özetle, Çevre ve Orman Bakanlığının 05.03.1984 tarihli ve 6 ... "olur" uyarınca Orman Genel Müdürlüğünün 15.12.2009 tarihli ve 2997 ... iş emri ile Sarıyer - Uskumruköyü Özel Ormanı (3) özel Ormanında 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun) 3302 ... 31.08.1956 Tarihli ve 6831 ... Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 ... Kanun) değişik 2B maddesi uyarınca oluşturulan 19 numaralı Orman Kadastro Komisyonunun 16.02.2010 tarihinde çalışmalarına başladığını, çalışmaların sonunda hazırlanan aplikasyon tutanaklarının 07.06.2010 tarihinde askıya çıkarıldığını, davacı idarenin 07.06.2010 tarihinde askıya çıkarılan işlemlere 6831 ... Kanun'un 4499 ... Kanunla değişik 11 inci maddesinde öngörülen 6 aylık hak düşürücü süre içinde itiraz etmediğini ve Komisyon kararlarının kendi yönünden kesinleştiğini, davacı idarenin hak düşürücü süre içinde itiraz veya itiraz davası açma hakkı kullanmadığından komisyon kararlarının davacı idare yönünden kesinleştiğini, müvekkili şirketin 24.05.2002 tarihinde satın aldığı ve halen mülkiyetinde olan Sarıyer, Uskumruköyündeki 256 parsel ... taşınmazın 5.402 m² lik kısmının Orman vasfını kaybetmiş bir alan olduğunu ve tapu sicilinde bahçe niteliğinde olduğunu, dolayısıyla Özel Orman vasfında olmadığını, bu davanın açılmasında idarenin fiili ve hukuksal bir yararı olmadığı gibi komisyon kararlarına uygun işlemlerin devamının da idare zararı doğurucu nitelikte olmadığını, uyuşmazlık konusu yerin Devlet Ormanı olmayıp Özel Orman alanı olduğunu, özel orman bütünü vasfını aynen korusa veya kısmen orman vasfını kaybetse dahi son derece yakın oranda yapılaşma hakkını koruyacağını, ortada yok sayılması için dava açmayı gerektirecek bir kamu zararının doğmasına neden olan işlemin mevcut olmadığını, bu nedenlerle, haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
4.Davalı ... ve ... cevap dilekçesinde özetle, taşınmazın bulunduğu köyde Orman Sınırlandırılmasının 1940 yılında 3116 ... Orman Kanununa göre yapıldığını ve ilanen kesinleşen bu sınırlandırmada dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında yani orman sayılmayan yerde olduğunu, gerek 3116 gerek ise 1744 ... Kanunda değişik 6831 ve gerekse 3302 ... Kanunlarla değişik 6831 ... Orman Kanunlarına göre Orman Sayılmayan yer olan dava konusu 193 parsel no.lu hissedar maliki olduğu taşınmazla ilgili olarak en son yapılan çalışmaların 07.12.2010 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, dava açmada hak düşürücü sürenin geçtiğini, bu nedenlerle, 193 kadastro çaplı taşınmazın dava dışında tutulmasını ve davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığından reddine karar verilmesini savunmuştur.
5.Davalı TGG İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin dava konusu taşınmazı 29.01.2010 tarihinde taşınmazın sicil kaydı üzerinde ormana ilişkin hiçbir şerh ve sınırlama olmadığından ve taşınmazın fiziki durumu sebebiyle de orman sınırları dışında kaldığından satın alındığını, yani yok hükmünde sayılması talebi ile açılan 19 no.lu Orman Kadastro Komisyonunun 2/B uygulamasına ilişkin işleminden önce de dava konusu alanın orman olmadığını, müvekkili tarafından bu taşınmazın 2B uygulamasına başlanılmadan önce ilan tarihinden yaklaşık 5 ay, kesinleşme tarihinden ise yaklaşık 11 ay önce 29.01.2010 tarihinden iktisap edildiğini, sonuç olarak müvekkiline ait taşınmazın dava konusu olan 725,56 metrekarelik kısmının yok hükmünde sayılması istenen 19 no.lu Orman Kadastro Komisyonunun 2B uygulamasının dışında ve bu uygulamadan önce de orman dışında bulunan alan olduğunu, Orman Kadastro Komisyonunca 25.02.2010 tarihli aplikasyon tutanağı ile orman sınırlarının belirlendiğini, bu hususun 07.06.2010 tarihinde ilan edildiğini ve 07.12.2010 tarihinde ise kesinleştiğini, oysa huzurdaki davanın 14.08.2012 tarihinde açılmış olduğundan hak düşürücü süre yönünden davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin, tapu siciline ve kamu tüzel kişiliklerine güveninden dolayı ciddi maddi ve manevi zararlara uğradığını, müvekkilinin uğradığı her türlü maddi ve manevi tazminat talep haklarını saklı tuttuğunu, bu nedenlerle, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
6.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle, "Uskumruköy 3 Özel Orman" isimli şahıslara ait özel tapulu bir orman olduğunu, Orman İdaresine bağlı Orman Kadastro Komisyonunca bu özel ormanda 6831-2B madde uygulamasının yapıldığını, 07.06.2010 tarihinde ilan edildiğini, o tarihteki 6831 ... Kanun'un 11 inci maddesine göre 6 aylık hak düşürücü sürenin geçirildiğini, yapılan Orman Kadastro ve 6831/2-B madde uygulamasının kesinleştiğini, kesinleşme hususunun davacının örtülü kabulünde olduğunu, hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeniyle davanın dinlenmesine imkan olmadığını, davacının talebini himaye eden yasa maddesinin hukukumuzda mevcut olmadığını, müfettiş soruşturması nedeniyle Savcılığa intikal eden onun da "Muhtac-ı Muhakeme Hal" durumu nedeniyle iddianame tanzimi ile Ceza Mahkemesinde dava açılması halinin eldeki davada ispat vesikası olmaktan uzak olduğunu, talebi himaye eden bir hükme sahip olmadığını, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin hak düşürücü süre kuralının Devlet Ormanlarında işlemeyeceğine ilişkin kararının mülkiyeti şahıslar adına tescilli Özel Orman için uygulanamayacağını, davacının taraf sıfatının olmadığını, çünkü davacının malik olmadığını, dava konusu yerin mülkiyetinin 6831/2-B Uygulaması ile Orman Rejimi Hukuki statüsünden çıkarılmadan önce de sonra da özel şahsa ait olduğunu, dava konusu yerin Orman Rejiminden çıkarılmış ve hukuki statüsünün kesinleşmiş bir yer olduğunu, dolayısıyla Orman Genel Müdürlüğünün hukuki ve fiili yararlanma hakkının olmadığını, yani hukuki yarar şartının oluşmadığını, Orman İdaresinin kesinleşen Orman Kadastrosuna göre işlem yapması - dava açamaması gerektiği kanaatinde olduğunu, bu nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
7.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin anılan gayrimenkulü 2005 tarihinde satın aldığını, gayrimenkul üzerinde bir adet villa ve müştemilatı mevcut olduğunu, dolayısıyla, müvekkilinin taşınmazı edinme tarihi olan 2005 yılından önce yapılmış, tapulamaya esas çalışmalar sonucunda, ifrazlı olan bir taşınmaz edindiğini, dava ile, yok hükmünde olduğunun tesbiti istenen çalışmaların ise 2009 yılında yapıldığını, 2009 yılında yapılan bu çalışmaların yok sayılması durumunda, 2005 yılı ve öncesi durumun etkilenmeyeceğini, müvekkilinin, 2005 yılındaki resmi kayıtlara ve tapu kayıtlarına güvenerek bu gayrimenkulü satın aldığını, taşınmazın ifrazlı ve tapulu olduğunu, mevcut hali ile tapulama sınırlarının orman alanı içinde olmadığı gibi 2B alanı içinde de olmadığını, bu nedenlerle, müvekkili açısından davanın haksız ve mesnetsiz olduğundan reddine, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, Uskumru (3) Özel Ormanının 1981 yılında belirlenen sınırları ile 2010 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmasındaki sınırlarının ölçü, koordinat ve alan olarak birbirinden farklı olduğu, ayrıca 2010 yılındaki çalışmayı yapan 19 numaralı Orman Kadastro Komisyonu üyeleri hakkında ... 37. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/434 ... dosyası ile kamu davası açılmış olmakla, komisyon üyelerinin yaptığı işlemlerin yok hükmünde sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ..., Sarıyer İlçesi, 256 - 255 eski 259, eski 262, 263, 183, 188, 193, 195, 254, 257, 260 ve eski 261 no.lu parsellerin ve Uskumru- ... yolunun orman sınırları içinde kalan kısımlarının oluşturduğu Uskumru III Özel Ormanında 19 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan ve 07.06.2010 tarihinde kesinleşen 2/B uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, yok hükmünde olan uygulamaya ilişkin tüm şerh ve beyanların tapu kayıtlarından kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ...
İdaresi ile davalı ..., ..., ..., ...-..., ... AŞ. ve ... Turizm AŞ, TGG İnş. AŞ., ... ve Hazine temyiz isteminde bulunmuştur. B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.03.2017 tarihli ve 2016/11513 Esas, 2017/1910 Karar ... kararı ile “çekişmeli taşınmazların ilk geldisini oluşturan kadastro parsellerine ait orjinal pafta fotokopisi, daha sonra 2005 yılında yapılan imar uygulamaları ve ifraz haritaları, yörede ilk kez yapılan ve 1938 yılında kesinleşen ilk orman kadastrosu, daha sonra 14.09.1982 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve özel orman, 07.06.2010 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 2/B madde çalışmalarına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı orman kadastro haritaları ile tutanaklarının bulundukları yerden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile yeteri kadar harita mühendisi ya da fen ehlinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılması, yapılacak olan keşifte kesinleşen ilk orman kadastro haritası ve tutanaklarının yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişiler eliyle ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktalardan hareketle, orman kadastro tutanağında yazılı açı ve mesafelerin okunup ölçülerek ve tüm orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak çevre parselleri de gösterecek biçimde zeminde uygulanması, ilk orman kadastro haritası ve özel orman sınırlamasının itirazsız kesinleştiği, sonradan çalışan komisyonun önceki komisyonun çalışmasını ortadan kaldıracak şekilde işlemler yapamayacağı, ancak tutanak-harita uyumsuzlugu varsa, tutanakların haritaya göre düzeltilebileceğinin gözönünde bulundurulması, OS noktalarından zeminde bulunamayanlar var ise nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülüp, yok edilip edilmediklerinin saptanması, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmesi, aynı yöntemle aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin çalışma tutanak ve haritasının uygulanarak; kadastro paftası üzerinde gösterilmesi, bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazların tapulama sırasındaki ilk çapına ve ifraz ve imar uygulamalarından sonra oluşan çaplarına, ilk orman kadastrosuna ve daha sonra aplikasyon 2. madde ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalarına göre konumunu gösteren, ayrı renklerle işaretlenmiş kroki çizdirilmesi, taşınmazların orman kadastrosuna göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, 19 numaralı Orman Kadastro Komisyonu üyeleri hakkında ...
37.Sulh Ceza Mahkemesince kurum zararının oluşmadığı gerekçesiyle verilen 2012/434 - 2013/297 karar ..., beraat kararının Orman Genel Müdürlüğünce temyiz edildiği ve halen kesinleşmediği anlaşıldığından kesinleşmesinin beklenmesi, bu şekilde yapılacak araştırma inceleme sonucunda aplikasyon hatası olup olmadığı ve taşınmazların eylemli durumlarına göre özel orman niteliğini kaybedip kaybetmediği, 2/B madde koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek Orman Yönetiminin davası hakkında bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla, eski 183 (yeni 643) parsel ... taşınmaz yönünden açılan davadan vazgeçildiği, tapu kaydındaki şerhlerin terkin edildiği anlaşıldığından bu parsel yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; geriye kalan dava konusu parsellerin bulunduğu yerlerin orman tahdidi dışında kalarak orman sayılmayan yerlerden olmakla beraber heyetin ve bilirkişi heyetinin belirlediği orman sınırlarının aynı olduğu, heyetin raporunun teknik mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ...
İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde, Orman Kadastro Komisyonu ekibinin suç teşkil eden hal ve işlemleri nedeniyle orman bütünlüğünün bozulduğunu, yapılan 2/B işlemlerinin bu sebeple yok hükmünde olduğunu, bu hususun müfettiş raporları ve Mahkeme kararları ile sabit olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar ile ilgili olarak 19 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan 2/B işleminin yok hükmünde olup olmadığı, taşınmazların 2/B madde şartlarını taşıyıp taşıyamadığı hususlarına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
3116... Orman Kanunu (3316 ... Kanun), 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun), 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası
3.Değerlendirme
1.İlk Derece Mahkemesince, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, Orman İdaresi tarafından dava konusu edilen 19 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından gerçekleştirilen 2/B madde çalışmalarının yok hükmünde olup olmadığı ve yok hükmünde değilse taşınmazların 2/B madde şartlarını taşıyıp taşımadığı yönünde bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
2.Bilindiği üzere, 6831 ... Orman Kanunu'nun 50 ile 56 ncı maddelerinde özel ormanlar ile ilgili yasal düzenlemeye yer verilmiş ve özel ormanların şartları ve tabi olduğu rejim açıklanmıştır. Yine 6831 ... Kanunu 2/B maddesinde orman sınırları dışına çıkarılmaya ilişkin hükümler düzenlenmiş, devamında ise özel ormanların sahipleri adına orman dışına çıkarılacakları belirtilmiştir.
3.Davacı ... İdaresi, 1979 yılında yapılan ve taşınmazların özel orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin Orman Kadastro Komisyonu işlemine yönelik bir talepte bulunmamış olup; 2010 yılında 19 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan 2/B madde çalışmalarının yok hükmünde sayılması ve tapu kayıtlarının beyanlar hanesindeki tüm şerh ve beyanların kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
4.Bozma ilamında 19 numaralı Orman Kadastro Komisyonu üyeleri hakkında ...
37.Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi ve 2/B şartlarının araştırılması gereğine değinilmiş olup, dosya içerisindeki belgelerin tetkikinde sanıklar hakkında ...
43.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/155 Esas, 2018/472 Karar ... kararıyla mahkumiyetlerine karar verildiği ancak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ve bu kararın 20.12.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
5.O halde İlk Derece Mahkemesince, ...
43.Asliye Ceza Mahkemesince 2010 yılındaki 2/B çalışmalarını gerçekleştiren 19 numaralı Orman Kadastro Komisyonu üyeleri hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dair mahkeme kararı ve mezkur dava dosya içerisinde bulunan tüm deliller değerlendirilerek 2010 yılında yapılan 2/B madde çalışmalarının yok hükmünde sayılmasının gerekip gerekmediği yönünden bir kanıya varılmalıdır.
6.Şayet, İlk Derece Mahkemesince 2/B madde çalışmalarının yok hükmünde sayılmasının gerekmediği kanısına varılırsa bu sefer dava konusu taşınmazlar hakkındaki 2/B madde çalışmasına karşı Orman İdaresi tarafından 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itiraz edildiği de gözetilerek taşınmazların 2/B madde şartlarını taşıyıp taşımadığı araştırılmalıdır. Bu cümleden hareketle, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman tahdidine ve 2 nci madde veya 2/B madde uygulamasına ve varsa aplikasyon, ile düzeltme çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek, Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman ve yansız orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ile bir ziraat mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla keşif yapılmalıdır.
7.Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu ve 2/B uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritaları ile 31.12.1981 tarihine en yakın önceki ve sonraki tarihli hava fotoğraflarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro ve 2/B madde uygulama haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit ve 2/B madde uygulama haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit veya 2/B uygulama tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit ve 2/B madde uygulama tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde taşınmazın orman kadastrosu ile 2/B madde uygulamasına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
8.Bilirkişilerce, 6831 ... Kanun’un 2/4 üncü maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağı ve insan kaynaklı eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 ... Kanun’un 17 nci maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceği göz önünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve kârlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirilip, dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğinin inceleyerek bu olguların tartışılması ve taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığının araştırılması gerekir. İnceleme yapılırken, orman ve 2/B sınır noktaları zeminde mahalli bilirkişilerin de yardımıyla mutlaka bulunmalı, bu sınır noktalarının kadastro paftası ve 31.12.1981 tarihine en yakın hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerindeki konumu denetlemeye elverişli şekilde bilirkişi raporuna yansıtılmalı ve eylemli durumu da gözetilerek taşınmazın 2/B madde şartlarını taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,