Esas No
E. 2020/4565
Karar No
K. 2023/9392
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2020/4565 E.  ,  2023/9392 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/788 E., 2016/178 K.
SUÇ: Sahte fatura kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM: Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında; 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından mahkûmiyetine, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın beraatine ilişkin hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükümlerde yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığına, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, re'sen gözönüne alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE

A. 2009 ve 2010 Takvim Yıllarında Sahte Fatura Kullanma ile Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden

15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın 2009 ve 2010 takvim yılları ile 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarındaki sahte fatura kullanma eylemleri arasında fiili kesintinin bulunması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirilmediği gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Sanığın yargılama konusu 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme eylemleri için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve (a) fıkrasının (2) numaralı bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.02.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. 2011, 2012 ve 2013 Takvim Yıllarında Sahte Fatura Kullanma Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

IV. KARAR

A. 2009 ve 2010 Takvim Yıllarında Sahte Fatura Kullanma ile Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) alt başlığında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. 2011, 2012 ve 2013 Takvim Yıllarında Sahte Fatura Kullanma Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Başkaca yönleri incelenmeyen İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının, gerekçe bölümünün (B) alt başlığında açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.