8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/17418 E. , 2024/76 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama, tehdit suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli kararıyla sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama, tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılmasına, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; verilen kararın dosya kapsamına uygun olmadığına, lehine olan hususların yeterince değerlendirilmediğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, eski kız arkadaşı olan yaşı küçük mağdur ...'yi, zorla kolundan tutup sürükleyerek bir evin bahçesine götürdüğü, bıçakla tehdit ettiği ve darp ettiği iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince, yüklenen suçlar bakımından sanığın cezalandırılmasına yeterli ölçüde somut bir delile ulaşılamadığı ve atılı suçlar bakımından delil yetersizliğinden sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; "... sanığın, müştekiyi zorla kolundan tutup engellemelere ve direnmelere rağmen sürükleyerek yıkık bir binanın bahçesine götürerek darp ettiği ve olay sırasında bıçak çıkararak tehdit ettiği, sonrasında araçla götürerek annesinin bulunduğu evin önüne bıraktığı kabul edilmiş, sanığın 15-18 yaş grubundaki çocuk müştekiye karşı Cebir ve tehdit kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Basit Yaralama, Silahla Tehdit suçlarını işlediği anlaşılmakla beraber, yaralanmanın niteliği itibarıyla ve tehdit eylemi bakımından atılı suçların olaydaki işlenme zaman ve şekli itibarıyla Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunun unsurları olduğu..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan beraat kararlarının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın, katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıktan sonra annesinin bulunduğu evin önüne götürüp bıraktığı anlaşılmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 110 uncu maddesinde düzenlenen ''mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, güvenli bir yerde serbest bırakma'' şartlarının gerçekleşmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde etkin pişmanlık hükmü uygulanarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dava dosyası içeriği, katılanın aşamalardaki anlatımları, katılanın adli raporu, olayın kolluğa intikal şekli, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın, verilen kararın dosya kapsamına uygun olmadığına, lehine olan hususların yeterince değerlendirilmediğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.