Esas No
E. 2023/4859
Karar No
K. 2024/233
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

8. Ceza Dairesi         2023/4859 E.  ,  2024/233 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/922 E., 2016/203 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN: Maliye Hazinesi
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çivril Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli kararı ile sanığın 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'a (3091 sayılı Kanun) aykırılık suçundan 3.00.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay, sanığın 123 ada 782 nolu mera parseline ev ve ahır yapmak suretiyle tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık hakkında kurulan hüküm, Ceza Genel Kurulu'nun 10.11.2015 tarih 2015/8-83 Esas - 2015/391 Karar sayılı kararı da dikkate alındığında, 6360 sayılı Kanunla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesi ikinci fıkrasında düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurlarında bir değişiklik yapılmaması ve 3091 sayılı Kanunun 15 inci madde ve birinci fıkrasında, "eylemin daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde" bu suçtan açılan davada anılan Kanunun uygulanacağının düzenlenmesi ve sanığın suça konu parseli babasının 1978 yılında satın aldığına ve satın aldıktan bir yıl sonra ev yaptığına ilişkin savunması karşısında; dava konusu yere ilişkin olarak mahallinde keşif yapılıp, öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış mera, harman yeri, yol ve sulak gibi yerlerden olup olmadığı ve sanığın bu yere tecavüz edip etmediği yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorulup kesin biçimde saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

B. Kabul ve uygulamaya göre;

1.3091 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun oluşması için sanık hakkında usulüne uygun alınmış iki ayrı men kararı ve bu kararların infazlarının gerekmesi karşısında; sanığın Çivril İlçesi Savran Mahallesi 123 ada 782 no'lu mera parseline ev ve ahır yapmak sureti ile tecavüz etmesi nedeni ile Çivril Kaymakamlığının sanık hakkında 17.08.2015 tarihli idari kurulu men kararının 02.09.2015 tarihinde infaz edildiği, ancak Çivril Kaymakamlığının sanık hakkında 20.04.2015 tarihli idari kurulu men kararına ait infaz tutanağının dosyada bulunmadığı anlaşılmakla bu infaz evrakının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.

Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması hukuka aykırı görülerek bozma nedeni yapılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog